şükela:  tümü | bugün
  • durun vurmayın öğrenci kardeşlerim. ben öğrenciyken küfrede küfrede ders çalışmış biriyim. en nefret ettiğim ders farmakolojiydi. o kitabın dili olsa da anlatsa ne zorlanarak ders çalıştığımı. ders çalışmak en canımı sıkan şeydi. tıp fakültesinde de çalışılacak ders bitmez. o sınav biter bu sınav başlar. oku oku bitmez. tam bitti dersin ilk okuduğunu unutursun tekrar ister.

    okul bittikten sonra uzun bir süre ders çalışmadım. sadece yeni gelişmeler hakkında okumalar dışında. sinemayla ilgilenmeye başladım. kısa filmler çektim. bu sırada sinema hakkında teorik ders çalışıyordum. kamera açıları sinemada ışık senaryo nasıl yazılır kurgu teknikleri. oldukça da keyif alıyordum. dört yıl kadar ders çalıştım bu arada da kısa filmler çekerek teorik bilgimi pratiğe dökmeye uğraşıyordum. sonra artık bir film çekebilecek yetkinliğe geldiğimi düşününce uzun metrajlı bir film için çalışmalara başladım.

    senaryoda tarihi bir hata yaparsam ekşi sözlük bir boku beğenmeme timi amıma koyar diye tarih okumaya başladım. tarihinde sonu yok okudukça başka ayrıntılar çıkıyor. araştırıyorum sürekli. çalışmak hiç zor gelmiyor hatta keyif alıyorum.

    ben orta okuldayken orta birde ingilizce dersi gördüm iki ve üçüncü sınıflarda okulumuzda ingilizce öğretmeni yoktu. lise birde ve üçte ingilizce öğretmeni vardı lise ikide ingilizce okumadık. ben hiç bir bok anlamadım ve nefret ettim hep ingilizceden. yeteneğim yok kafam basmıyor bu dile dedim ve uzak durdum hep. şimdi sinema ile ilgili kaynakların çoğu ingilizce korka korka çalışmaya başladım. ben olayın mantığını hiç anlamamışım ki. biraz biraz anlamaya başlayınca her gün eğitim amaçlı izlediğim filmleri ingilizce izlemeye başladım. hala zorlanıyorum ama ingilizce çalışmak bana keyif veriyor.

    sanırım olay sevdiğin ve istediğin şey hakkında öğrenmenin keyif vermesi. çocukları sevmediği istemediği şeylere boğmak çok anlamsız. o çocuk ne kadar zeki olursa olsun çalıştığı öğrendiği dersten keyif almıyorsa başarılı olma şansı çok düşük. neyse konumuza dönersek ders çalışmak gerçekten güzel. haydi ben dersimin başına gidiyorum.
  • aslında çok zevkliydi, ancak biz zevkine düşkün çocuklar değildik.
  • sigarayı bırakmanın verdiği mutluluk kadar olmasada bu da çok iyi bir durumdur...
  • dogrudur. ders calismanin ayipmis, aptallik alametiymis gibi gosterildigi bir memlekette yasayan sanssizlariz bence, olayin esasi bu. herkes icin soyluyorum bunu, tepeden dibe herkes bunun magduru. ders calisana inek denilen memlekette iste boyle kivraniriz "nasil ders calisayimm??" diye. halbuki bilincaltimiza iyi bir sey olarak islenseydi deli gibi zevk alirdik.

    basarili birisi icin "ben de onu derste dinleyip yapiyo saniyodum, cok mu calisiyomus gozumden dustu bak" dendigini duydugumda uzerinde dusundum, yok oyle bir dunya, basari sadece dinleyerek ise sayet ve o yetenegine ragmen dunyayi degistirecek seyler uretmiyorsa o kafa, iste o kafayi ciddiye alamam.
  • çalışılan dersin sizin için ne ifade ettiği ile alakalı olan durum. fizik ve matematik çalışırken bazen o kadar keyif alıyorum ki; bazen bu durumun, ilerde beni evrimsel amacımdan, çoluk çocuk sahibi olmaktan alı koyacağı fikrine kapılıyorum.
  • katıldığım tespit.

    çalışılacak konular iğrenç konular olabilirler ve bu konuları öğrenmek için çalışmak zorunda olduğunu bildiğin için günlerce canın sıkılır. sonra birden bi direnç gelir ve o gazla; ilk önce masanı temizleyip düzenlersin daha sonra kalemlerini, kitaplarını ayarlayıp çalışılması gereken konuları tespit edersin. yavaş yavaş anlayarak ve temize çekerek çalışıp not çıkartırsın. çünkü daha önce o yumurta kapı çaresizliğini tatmışsındır ve bir daha böyle bir duruma düşmek istememişsindir, onun son bir gayretidir bu gaz. her neyse konu bittiği anda konuyu anladığın için rahatlarsın, özgüven kazanırsın ve günlerce canını sıkan o iğrenç his bir anda kaybolur. bulutların üstündeymişsin gibi hissedersin. ama tabi o direncin gelmesi önemli. arada geliyor bana. tattım bu duyguyu yani.*
  • öyledir tabiki de ama körü körüne kopyalayarak değil anlayarak yapıyorsanız harikadır dersler yüzüklerin efendisinin hikayesi değil öğrendiğiniz her bir şeyin gerçek hayatta karşılığı var ufkunuzu açmak için de youtubeda en bilmemne 10 bilmemne videosundan daha etkili oluyor.

    üzerine kendiniz bir şeyler ekleyebiliyorsanız daha da harika oluyor.

    a.q gidip kağıttan gemi yapmayı öğrenip yapmak ne kadar güzelse çocukken büyüyünce de derslerinize çalışıp bir şeyler üretmek o kadar büyüleyici oluyor
  • bknz:fizkci olmak
  • sadece başlık sinirlerimi bozmaya yetti. entryleri okuyamam, dayanamam!!
  • sonuca ilişkin bir kaygım yoksa (kalırsam şöyle olur böyle olur geçmem lazım ya da bu dersi geçebilirim vb) , ders çalışma için koşullarım imkanlarım elverişliyse, sevdiğim bir dersi çalışıyorsam, anlayabildiğim idrak edebildiğim bir dersi çalışıyorsam ders çalışmaktan başka sorumluluğum yoksa ben de çok zevk alırım.

    (bkz: öylesini bulsam kendi götüme sokarım)
    (bkz: bunu hem çalışıp hem okuyanlara sorsana delikanlı)
    (bkz: bunu yurtta kalanlara sorsana delikanlı)
    (bkz: bunu egolu hocalardan abuk subuk içerikte ders alanlara sorsana delikanlı)