şükela:  tümü | bugün soru sor
  • türkiye'nin birçok koyunda şahit olunabilecek balık avlama yöntemi. bunu genelde balıkçılar değil de oltayla balığa çıkmış, fakat kendisini olta kesmemiş bünyeler yapar. balığa gittiğiniz teknenin boyutuyla bir o yana bir bu yana sallanma boyutunuz doğru orantılıdır. sahile vurmuş ölü balıklar şeklinde sonuçları da olan bu eylem uzaktan sahil güvenliğin görünmesiyle noktalanır. ondan sonra o dinamitler nereye sokulur... artık orasını bilemem!
  • piknik tüpüyle bile yapılabilen, yorulmadan, çabalamadan balık avlamak isteyen ister geçimini balıkçılıkla yapan ister zevkine olta ile balık tutan olsun söz konusu eylem yapıldığı zaman doğanın ekolojik dengesinin bozulmasını sağlayan olaydır.
  • türk insanının ne kadar gaddar ve allahsız olduğunun bir diğer basit göstergesidir bu durum.

    cezai müeyyide olarak, aynı dinamitin o arkadaşın götünde patlatılmasını talep ediyorum.
  • karektersizliktir.

    böyle bir şerefsiz tanıyorum -bir eli uçmuş- ve şimdi kendisini her görüşümde*, yüzümde anlamsiz bir sırıtma beliriyor. acımıyorum, acımam.
  • balığa çıkmak benim için alıp oltanı galata köprüsüne veya herhangi bir barajın kıyısına gidip gerçekleştirilen bir hareket. bu işin zevki bu. alırsın oltanı sakin sakin takılır tutabilirsen tutarsın balığını. bu zevktir, keyiftir. ama dinamitle balık avlamak orospu çocukluğunun diğer adıdır. muhtemelen o kadar çok balık satmak için dinamitle katledilmektedir. amaç kolay para kazanmak.
  • yapan ibneler, 778 tl idari para cezası ile mahkemeye sevk edlirler.
  • en az karpitle balık avlamak kadar vahşice yapılan eylemdir.
  • zamanlama sorunu olanlar için yarım bir ön kol ve açık damar uçlarını serum borusuyla birbirine bağlamaya çalışan doktordan bol bol küfür yemek demektir. (bkz: çocukluk travmaları)
  • arsuz, mersin taraflarında çok yapılır evet. arsuz liman başkanının bir eli yok, o derece. liman başkanı bildiğin. marmara'da ben görmedim, duymadım bile ama mutlaka olmuştur. yaman koray ege boyunca bunları çok anlatır, zıpkın ile balık avcılığı esnasında denizde bir burun başına yaklaşırken önceden bağırırmış: "heyy akıllı olun, dalgıç vaaar!"

    götlük pislik adilik felan tabii ki diyeceğim ama, kötü bir imajla anılan tüm avcılık yöntemleri gibi, bunun da işleyeceği, maksimum verimli ve başka yöntemlere göre daha zararsız olacağı yerler+anlar olabilir. (burada yer ve an bir arada anılmak zorunda, birbirinden bağımsız düşünemeyiz) o bir an, mevsim de anlamında, denizde sadece yetişkin balık vardır, hiç yavru yoktur, dinamitin öldüreceği balık sadece yetişkinlerdir. 10 kilometrekare alanı sonarla görüp gözler arası 1 cm bile olmayan balık ağlarını denize salmaktan biraz daha zararlı çünkü atıl balık daha fazla. ölüp dibe çöken, ayrıca ölüp ya da baygınlık geçirip su yüzeyine çıksa da farkedilmeyen ve ziyan olan balıklar olabilir. ama bak olabilir sadece, dinamitle avlanmak diye bir şey kanunen yok.

    denizin hidrolik basıncı fena bir şeydir, statik haldeyken, göklere zor sığan atmosferin sadece 10 metreye sıkıştırılmış hali gibi düşünebiliriz. patlama ile harekete geçen deniz suyunun ilettiği basınç, patlama yerinden çok uzakta olsa da denizin içindeki insana büyük zararlar verebilir. yumruk yemiş gibi olur insanlar, baygınlık geçirebilirler, bu esnada suyun içindelerse, kafaları dışarıda değilse büyük ihtimal bayılırlar, bunun sonu boğulmadır. hem dinamitçiler hem de zıpkın ile balık avcılığı yapan insanlar sote, sessiz yerleri severler. böyle böyle birçok dinamitçi birçok zıpkınla balık avcısının ölümünden sorumludur.
  • dalış yaparken başınıza geldiğinde tırstırtan olay. yıllar evvel eğitmenlik yaparken siemens'te denetlemeye gelen alman bir müdüre özel olarak dalış yaptırıp, yatıramayacağımı sormuşlardı. işin açıkçası o hafta işim olmasından dolayı, acaip bir fiyat çekmeme rağmen kabul ettiler. bende dalış yaptıracağım adamla birlikte kendimi ibrice'de buluverdim. ilk gün dalışlar iyi geçti. sezon sonu olması sebebiyle özel olarak tuttuğumuz bir sandalla dalış yapacağımız noktaya gittik. 25 metrelerde bir duvar kenarında dalarken korkunç bir sesle birlikte duvara yapıştım. ilk birkaç saniye ne olduğunu anlayamadım. şimdi burada konuşmak gerçekten kolay gelse de, orada ne olduğunu bilemiyorsunuz bir sürü kaza raporu okuyan arızalı bir adam olmama rağmen böyle bir sesin neden çıkacağını konusunda hiç bir fikrim yoktu. bir de rehber olunca dalış yaptırdığınız insanlara ait ekstra bir sorumluluğunuz var. kendinizden çok onları düşünüyorsunuz.
    hemen benim müşteriyi tuttum. haliyle bana dev gibi olmuş gözlerle bakarken onu ve malzemesini, daha sonra da kendimi kontrol ettim. problem görememe rağmen çıkışa başladık. yukarı çıkarken uzaklaşan bir teknenin sesini duyunca dinamit atmış olabileceklerini aklıma geldi. satha çıktığımda bizim tekneciyi biraz sıkıştırınca da aklıma gelenin başımıza geldiğini öğrendim.
    işin kötü yanı bayağı bir küfür ettikten sonra bir de almana bu olayın neden olduğunu anlatmak için 5 saat uğraşmak zorunda kalmıştım.