şükela:  tümü | bugün
  • giriş ücreti demekmiş.
    bi sezercik filminde "duhuliye 10 kuruş" yazıyodu dönmedolabın önünde.o filmden sonra 'naber' diyene bile 'seni lunaparka götüriymmi,duhuliye 10 kuruş' demiştim gün boyu.
  • (bkz: duhul)
  • eskiden stadlarda zeminin altinda bulunan, insan boyu kadar kazilmis ve stadi cepecevre saran bir nevi yeralti tribunu, ki burada tel orguler arkasindan mac seyredilirdi. stadlarin en ucuz yeriydi, bir avantaji, gorus acisi itibariyle macin gidisatini pek anlamamaniza ragmen, futbolcularin hareketlerine, kendi aralarindaki konusmalarina sahit olabilmenizdi. ozellikle inonu stadi'nda bulunani, dar gelirliler ve ogrenciler arasinda cok revactaydi.
  • bir zamanlar mithatpaşa stadında iki buçuk liraya maç seyredilen yer...

    daha çok futbolcuların ayakları görünür ama olsun, futbol da zaten ayaktopu oyunu...
  • osm. bir yere gitmek için verilen ücret.
  • zamanında inönü stadı'nda o zamanın parasıyla 50 kuruş vererek maç izleyebileceğiniz bölüme verilen isim. fakat çukurlar ortalama insan boyuna göre açıldığından zaman zaman parmak ucunda durarak maç izlemek yorucu ve rahatsız oluyormuş. ayrıca duvarın dibinden futbolcuların ayak hizasında kalındığı için görüş açısı da çok kısıtlıymış.
  • kerhane parasını daha iyi anlatan bir sözcük olamaz.
  • osmanlı döneminde oktruva vergisinden esinlenerek ticaret amacıyla şehirlere dışarıdan getirilen mallardan alınan giriş vergisidir.
  • bir can yücel şiiridir:

    duhuliye

    uçan bir yapraktın kaptım rüzgardan
    ağladım, dağladım seni sol memem üstüne
    iğneleriyle yağmurun

    güneş nerde, parçalandı çünki
    bir parçası geldi koynuma girdi

    bir sözsün sen işitilmedik bir söz
    bir gözsün görülmedik bir göz

    daldım ki içine süleymaniye
  • kafalarda canlanması için görseli şöyle idi eski inönü'de;

    https://encrypted-tbn0.gstatic.com/…q7e1pm1fp-vj0iq