şükela:  tümü | bugün
92 entry daha
  • kendi yemediği her sike tük kaka diyen mankurtlarca beğenilmeyen et türüdür.

    öncelikle at, bizim (bkz: türk) kültürümüzün ana unsurlarından birisidir. islam etkisiyle sikik arapların adetlerini benimsenmiş mankurtlar ne bu hayvanı doğru düzgün tanırlar ne de bu etin leziz tadını bilirler. at dediğin içtiği suya çalı çırpı düşse içmeye tenezzül etmeyecek kadar asil ve temiz bir hayvandır. ata yurdunda öyle merdiven altlarında kesilip katledilmez bu güzel hayvanlar. dana etinin kilosunun 15 lira olduğu kazakistan'da at etinin kilosu 45 liradır. herkesin kafasına göre alıp yiyemediği bir et türüdür. bir yaşını doldurmuş vahşi atlar ehilleştirilmeden çiftliğe alınıp iki yıl bakım gördükten sonra yani üç yaşını geçtikten sonra kesilirler. bu süreçte üzerine binilmez, hayvan kesileceği güne kadar serbest yaşar. boynuna sadece iki kere ip geçirilir, birincisi yakalandığı gün ikincisi kesileceği gündür. boynuna geçirilen uzup ip bir ağaca bağlanır, at orada kendisini yorana kadar koşar, ip ağacın çevresinde dolanarak hareket alanı kalmadığında kasap şah damarına çaprazlama kesik atarak çabuk ve en acısız şekilde canını alır. at kasaplığı da öyle herkese yaptırılmaz. özellikle altınorda'ya ait kayıtlarda at keserken azap çektiren kasapların kendi kellelerinden oldukları belgeleriyle kayıtlıdır. savaşta bilerek atlara zarar verenlerin aynı şekilde cezalandırıldığını da cengiz han'dan biliyoruz. atın bacağını kırdıysan senin de bacağını alırlarmış.

    at türklerin canının yoldaşıdır. bindiği atı kesmek yerine kendi canını veren yüzlerce türk kahraman bulabilirsiniz orta asya tarihinde. at ile duygusal bağ kurmak çok kolaydır. at sahibine hayatı boyunca kalpten bağlıdır, o yüzden kesim için vahşi atlar seçilir ve bağ kurulmamasına özen gösterilir. moğolistan'da at nüfusu insan sayısının iki katıdır. kazakistan'da nüfusa yakın sayıda at vardır. hayatında büyük ada dışında bir yerde at görmemiş sözüm ona hayvan severler bi zahmet gereksiz duyar kasmasınlar.

    atın kazaklar için önemi çok büyüktür. devlet armasından tut ülkenin dört bir yanındaki heykellerine kadar her yerde at sembolü vardır. atın doğumundan yedi yaşına kadar her bir yaş için ayrı bir ismi vardır. kesilecek atlar için üç, kımız veren süt atlarının ise kendi aralarında dört farklı ismi vardır. savaş ve koşu atlarının hepsinin çeşitli özelliklerine göre sekiz farklı ismi vardır. bu isimlerin hiç biri tür belirtmez. hepsi tek tip at için kullanılır, türler ve alt türler için hepsine has ayrı isimler var. burda ıy mıy çeken sözde türklere sorsan beygir'in ne olduğunu bile bilmez. beygir, anadolu türklerinde atın özelliğini nitelemek için kullanılan son bir kaç sıfattan birisidir. hadım edilmiş yaşça büyük ata beygir, damızlık olanına aygır denir. kazaklarda bahsettiğim sıfatlardan tam 56 tane vardır.

    her et gibi nasıl pişirileceğini bilmeyenler tarafından piç edilir. bilen insan dünyanın en yumuşak etini yer. ince lifli kasları vardır, kışın soğuğuna karşı korur, enerji verir. kilo yapmaz, hazımı kolaydır, sucuğunu dana etine göre iki kat uzun muhafaza edebilirsiniz. haram helal konusunda ise islamın belli başlı konular dışında stabilitesi olmadığı için sıkıntı yok. arabistan'da haram sayılan onlarca gıdayı türkiye'de hapur hupur götürmüyor musunuz sanki?

    at eti candır. olsa da yesek.
42 entry daha