şükela:  tümü | bugün
71 entry daha
  • uzun zamandır izlediğim en "eğlenceli" korku/gerilim. korkutmaktan, sıçratmaktan, iç karartmaktan, tiksindirmekten vs. çok akıcı olmayı, bulmaca çözdürmeyi, eğlendirmeyi, hatta zaman zaman sinirden güldürmeyi seçmiş ve bunu büyük ölçüde başarmış, finalinde yaşattığı doyumla izleyiciye oley çektirerek güzel bir şekilde de uğurlamış. 8/10 üstü belki biraz abartı olabilir ama 7,5'u hak ediyor ve %99,9'u çöp olan yarak kürek korku/gerilimlerden geçilmeyen 2010'larda bu türde bir filmin bu seviyede iyi çıkması resmen mucize.

    --- spoiler ---
    filmde çok sayıda gönderme ve easter egg olduğuna ben de katılıyorum. örneğin şu:

    - http://i.hizliresim.com/gq0pw0.jpg

    ya da şunlar:

    - chris'in koltuktaki "pamuk" sayesinde kurtulması (zenci-pamuk işçiliği)
    - bahçıvanın gece koşması (büyükbabanın atlet olması)
    - geyiklerden nefret eden babanın geyik boynuzuyla öldürülmesi

    ayrıca bunlar da varmış:

    - http://i.hizliresim.com/m3ypoz.jpg
    - hipnozun "gümüş kaşık"la gerçekleştirilmesi (ağzında gümüş kaşıkla doğmak, zenginliğin ve üst sınıf olmanın simgesi)
    - hizmetçinin devamlı saçını düzeltmesi, bahçıvanın devamlı şapka takması (lobotomi izleri)
    - babanın "we hired georgina and walter to help care for my parents. when they died, ı couldn't bear to let them go" derken aslında anne babasını kastetmesi.
    - "black buck'ın" aynı zamanda zenci köle anlamına geldiği: https://tinyurl.com/k64yfa7
    - kızın cornflakes'i sütle karıştırmadan yemesi (beyaz olanı ayrıştırma)

    kim bilir konuyu bilerek tekrar izlense neler çıkar. muhtemelen diyalogların çoğuna yedirilmiş şakalar da vardır, gecenin bu saatinde tekrar açıp izlemeye üşendim.

    ayrıca sözlüğün ne sinemadan, ne kurgudan, ne mantıktan anlayan çoluk çombalakla dolduğunu görmek üzüyor. şaka gibi yorumlar var.

    "ben olsam ormanda kovalamacayla bitirirdim. sonu cıvık olmuş."

    vay be harika fikir. adamlar finalde bir kişiyi beş dakikada koca ailenin içinden geçirtmiş ki izleyici olarak o doyumu minimum sürede yaşayıp haz duy, zevkin doruğuna çık, "vur joker vur" diye tezahürat yap. yüz elli beş bininci kere amele gibi ormanda birbirlerini mi kovalasınlardı? bunun tam olarak filme katkısı ne? ya da komik karaktere koca senaryoda son sözü söyleme şerefini vermeleri sence tesadüf mü? öyle mi denk gelmiş? maksadı korkutmak değil, eğlendirmek olan bir filmde son duyguyu pozitif kılmak için o kontrast kasten verilmiş, hatta tam da o anda arkaya absürt bir müzik verilmiş falan olmasın?

    "diyaloglar çok saçmaydı."

    diyaloglar filmi ikinci kez izleyince renk değiştirecek biçimde dizayn edilmiş. adamlar yememiş içmemiş diyalog kasmış, iki anlama gelecek elli bin tane detay katmış. filmde neredeyse ana konuya ve temaya hizmet etmeyen, öylesine yazılmış diyalog dahi yok. hayatında herhangi bir kurgu içinde iki satır diyalog yazmamış ekşici kardeşimizden gelen yorum: "diyaloglar saçmaydı."

    "filmin sonunda mantık hatası var. elleri bağlı ama kulaklarına pamuk sokabilmiş. keşke biraz daha dikkat edilseymiş."

    tüh bak, 200 kişilik ekip 6 ay aynı projede çalışıp 1 saat 45 dakikalık film çekiyor ama bu detayı atlıyor. eee, ekşici kardeşimizden kaçar mı? cem yılmaz "karavanı unutmuşlar o sahnede" deyince komedi oluyor, adam burada aynısını tüm ciddiyetiyle yazmış.

    alay mı ediliyor, artık gördüğümüzü mü anlamıyoruz bilmiyorum ama bahsi geçen "bağlı olma" hali şu:

    http://i.hizliresim.com/yea11m.jpg

    bir insanın şu pozisyonda otururken ve yalnızca bilekleri bağlıyken kafasını ellerine eğip kulağına pamuk sokamayacağını düşünmek için başka bir seviyede aymazlık gerekiyor ve vakit bunun üzerine düşünebilmem için fazla geç dostlar.
    --- spoiler ---

    sonuç olarak önümüzde bir başyapıt, bir şaheser yok belki ama başarı oranı çok çok düşük olan bir türde ayda yılda bir çıkan vasat üstü filmlerden biriyle karşı karşıyayız. izleyin, eğlenin işte.
369 entry daha