şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • mikoriza ağı da denilen, karasal bitkilerin %90'ını bir birine bağlayan dev bir ağ.

    güzel bir kelime oyunu olsa da benzetildiği bizim bu internet ağımızdan biraz farklıdır. farkı çok daha gelişmiş bir ağ olmasıdır. daha çok memelilerin sinir sistemindeki bağlara benzer bir yapısı vardır. temelde bitkiler arası madde alış verişini sağlar. konuyu şöyle açalım:

    mikoriza, bitkilerle simbiyotik yaşayan mantar türlerinin genel adıdır. bitki köklerini tutunacak yüzey olarak kullanırlar. bitki köklerinin etrafını bir kabuk gibi sararlar. aynı zamanda köklerin dışına doğru uzun uzadıya büyürler. bu vesileyle bitkiler tarafından üretilen şekeri bitki köklerinden alır, karşılığında da su, fosfor, nitrojen gibi toprakta bulunan, bitkiler için elzem olan nice materyallerin taşınmasına yardım ederler. bu mantarlar bitki köklerine tutundukları zaman, işlevsel olarak bitkilerin bünyesindeki dolaşım sisteminin bir uzantısı haline gelirler. bitkiye giren çıkan şeyler bu mantar ağından geçer. mantarlar toprak altında bitki köklerinden çok daha geniş bir alana yayıldıklarından, bir bitki kökünden diğer bir bitki köküne doğrudan bir köprü oluştururlar. bu da iki bitkinin tek bir organizma gibi davranmasına olanak tanır.

    bir biri ile uyumlu iki insanın dolaşım sistemlerinin, bir hastanede hortumlarla ve çeşitli aracı cihazlarla bir birine bağlandığını düşünün. bu insanlardan bir tanesini korkutup adrenalin hormonu salgılamasını sağlarsak, diğeri kişi korkmadığı halde anlamsızca heyecanlanacaktır. bu insanlardan sadece birisini beslerseniz, diğeri açlıktan ölmez ve yaşamaya devam eder. çünkü besinler kan yoluyla vücutlar arasında aktarılır. dolaşım sistemi bir biri ile bağlandığı için bu iki insan biyolojik olarak tek bir canlıymış gibi olurlar.

    bitkilerde de durum buna çok benzer bir haldedir. bir ormanda dolaşırken gördüğünüz ağaçlar aslında dev bir organizmanın hücreleri gibilerdir. bu bilinçli bir ağ değildir. bitkiler arasında istemsizce madde alışverişine sebebiyet verir. ama burada kesinlikle kolektif bir durumdan bahsedebiliriz. bu ağ vasıtasıyla bitkiler kolektif olarak inanılmaz şeyler yapabilirler:

    - bitkiler bir birleri ile besin alışverişi yapılabilirler: özellikle ormanlık bölgelerde hayatlarına yeni başlamış fidanlar, diğer ağaçlar tarafından gölgede bırakıldıklarından besin üretme konusunda zorluk çekerler. lakin buna rağmen fidanların büyüdüğü gözlemlenir. zira bu ağ vasıtasıyla özellikle aynı tür büyük ağaçlar tarafından su ve şeker desteği ile beslenirler. bu durum aynı ağa bağlı farklı tür ağaçlar arasında bile tespit edilmiştir. farklı zamanlarda yaprak döken ağaçlar, henüz yapraklarını dökmemiş olan ağaçlarca beslenirler.

    - bir birlerine stres sinyali göndererek iletişim kurabilirler: bitkilerin stres benzeri bir sisteme sahip olduğunu biliyoruz. bir bitki, otobur bir hayvan tarafından yenirse, ateşe maruz kalırsa, susuzluk çekerse, ya da böceklerin saldırısına uğrarsa stres sinyali yayar. bu kimyasal bir sinyaldir ve ağ vasıtasıyla diğer bitkilere iletilir. mesela bahçenizde bulunan asma, böceklerin istilasına uğradı ve yaprakları böceklerce büyük oranda yendi. asmanın yaydığı stres sinyali bahçenizdeki diğer bitkilere iletilir ve bu bitkiler böceklere karşı savunma olarak kullandıkları nikotin benzeri kimyasallardan daha fazla salgılarlar. benzer şekilde ormanın bir tarafında çıkan yangından bir süre sonra diğer ağaçlar da haberdar olurlar.

    - bir birleri arasında rekabet edebilirler: bazı türler, kendi türlerinden fidanları besledikleri gibi, fidanın bulunduğu yerdeki köklerini azaltıp onlara torak altında gelişebilecekleri yer bile açarlar. bazı türler de sadece kendi türleri için sorun teşkil etmeyen zehirli kimyasalları bu ağ vasıtasıyla yayarak yakın çevrelerinde başka bitkilerin yetişmesini engellerler.

    - tabi burada simbiyotik bir yaşam biçiminden bahsediyorsak ve bağlantıyı sağlayan şey mantarlar ise kontrolün de bir nevi mantarlarda olduğunu söylememiz gerekir. ağı oluşturan mantarlar köklerine bağlandıkları ağacın kaderini tayin edebiliyorlar. örneğin sağlıksız bir ağacı tespit edip ağaca olan dolaşımı tamamen kesiyor ve ağacın ölmesine neden olabiliyorlar. benzer şekilde spesifik bir takım bitkilerin spesifik bazı bölgelerde yetişmesine engel olabiliyorlar. tıpkı vücudumuzun, içimize giren yabancı maddeler arasında ayrım yapıp, zararlı olanları temizlemesi gibi.

    görece yeni olan bu bulgular, henüz içinde kim bilir daha nelerin döndüğü, hem dolaşım hem de sinir sistemi gibi çalışan dev bir ağı açığa çıkartıyor. bu ağ hakkında yapacağımız araştırmalar en basit haliyle bile, bir biri ile iyi geçinen bitkileri tespit edip bunları yan yana yetiştirerek daha verimli tarım yapabileceğimizi gösterir.

    kim bilir belki bir gün pandora'daki eywa'nın bir benzeri ile de tanışırız *
    bu vesileyle biraz ütopik de olsa: (bkz: gaia hipotezi)