şükela:  tümü | bugün
  • sen tut kentini (sarayova) ziyarete gelen avusturya-macaristan imparatorluğu veliahtı franz ferdinand’ı öldür. aslında kader kurbanı bu eleman bir ekip olarak ferdinand’a suikast yapmaya hazırlanıyorlar, suikastı yapacak olan kişi nedeljko çabrinoviç adlı bir eleman. bu eleman ferdinand’a el bombası atacak ve onu öldürecek, bizim bu garipler de olayı seyreyleyecek. ancak moron olduğundan şüphe ettiğim nedeljko çabrinoviç el bombalarını aracın artık neresine atıyorsa elemanlar yara bile almıyor. “allah allah elemana niye moron diyorsun, tesadüf eseri yara almamışlar ne var bunda?” diyebilirsiniz ama demeyin asıl moronluk bundan sonra başlıyor.

    bizim salak yakalanmayayım diye yanındaki siyanürü içip nehre atıyor kendini, ancak siyanür bozuk, nehrin derinliği de 10 cm olunca yakalanıyor mal gibi.
    nedeljko ‘nun yarım bıraktığı işi akşamüzeri şehre inen gavrilo tamamlıyor. sabah suikast girişimi olduğu halde akşam hamile karısıyla şehri gezmeye çıkan
    überdenyo ferdinand’ı gören gavrilo basıyor tetiğe vuruyor elemanı, hem de tek kurşunla karısıyla beraber. kaçayım falan derken yakalıyorlar bunu, hapishanede tüberkülozdan ölüyor.

    ardından vay sen misin veliaht’ımızı vuran diye avusturya sırplara savaş açıyor ve olaylar gelişiyor. bizim elemanda hapisten izliyor yediği boku. zaten
    savaşsak ya lan diye fırsat kollayan ülkelere koz veriyor. sanmıyorum ki pişman olmuş olsun, bu tipleri iyi bilirim işleri güçleri nümayiş, olay olsun da eğleşelimdir. yediği bir bokla dünyayı ateşe vermiş umurunda mı? sorsan buna pişman mısın diye “ben inandığım şeyi yaptım” der. senin inandığın şeyi s.keyim ben it. bir de adının anlamı “prensip müjdecisi” demekmiş sırpçada, senin verdiğin müjdenin ardını kanırtayım ben dürzü. kaç milyon insan öldü lan senin yüzünden sığır!
  • 28 haziran 1914'de saraybosna'yı ziyaret eden avusturya arşidükü franz ferdinand ve eşi'ni öldüren, bundan dolayı da avusturya'nın sırbistan'a savaş ilan etmesiyle birinci dünya savaşı'nın başlamasına neden olan 19 yaşındaki sırp milliyetçisi.
  • adam ferdinand'ı öldürmek istemiş, lakin ilkinde becerememiş. bununla beraber, çıkan arbedede 10larca insan yaralanmış. ferdinand da, "noolmuş bunlara, yazık benim içim canları yandı" havasında yaralıların yanına gitmeye kalkışmış. bu sırada gavrilo da "hay aksi şeyten.. o kadar yakından öldürmedik adamı" diyerekten, hüzün içinde kafa çekmekteymiş.. tam o sırada bi bakmış ki oturduğu meyhanenin önünden ferdinand geçio! ya allah bismillah diyip dalmış ferdinand'a ve öldürmüş. soorası savaş çıkmış..
  • princip'in gerçekleştirdiği suikast için kara el örgütü bir çok suitastçi hazırlamıştır. ferdinand'a ilk saldırıyı el bombası ile yapacak kişi ise bir müslümandır: muhamed mehmedbašic. ancak muhamed mehmedbašic bombayı atamaz, sonra verdiği ifadesinde, yanıbaşında bulunan bir polis yüzünden bu saldırıyı gerçekleştiremediğini söyler.
  • azınlıklar konusunda geniş reformlar yapıp bölgeye istikrar getirmeyi planlayan ve sırplarla savaşmak istemeyen adamı öldürerek göz göre göre barut fıçısına kibriti atmıştır. arkasındaki abisine güvenen şımarık sırbistan da bu suikaste destek vermiştir. olacaklar daha baştan bellidir: avusturya sırbistan'a nota verir, sırbistan talepleri reddeder, avusturya sırbistan'a savaş ilan eder, avusturya'nın müttefiki almanya ve italya savaşa katılır, sırbistan'ın abisi rusya savaşa katılır, rusya'nın müttefiki fransa savaşa girmek zorunda kalır. ve senaryo birkaç ufak değişiklikle gerçekleşti. fakat savaş hem princip'e hem sırbistan'a pahalıya patladı. sonunda yugoslavya kurulmuş olsa bile toplamda bir milyon civarı sırp ölmüştü.

    bu ilerici arkadaş emperyalist paylaşım savaşını tetkileyerek on milyonların ölmesine, milyonlarca işçinin kan, organ parçaları, ceset ve çamurla dolu siperlerde yıllar geçirmesine, bu işçilerin karılarının bir yandan çocuk bakıp bir yandan kocalarının gayet ağır olan işlerini almalarına, sömürgelerdeki yerlilerin hiçbir şekilde kendilerinin olmayan bir savaşa sürüklenmelerine, buna karşılık amerikan burjuvazisinin taleplere yetişemeyecek kadar kadar işlerinin açılmasına ve ceplerini doldurmasına sebep olmuştur.

    diyeceğim şu ki bu alperene (ogün samast'ı da hatırlatıyor bana biraz) ilerici diyen insanın, pan türkizmle orta asya'ya açılma hayalleri kuran enver paşa'ya marx muamelesi yapması lazım. o da rus esareti altındaki türkleri kurtaracaktı sonuçta. irredantizmi koruyalım, kollayalım.
  • ülkesini işgal eden imparatorluğun veliahtını vurduğu için ülkesinde kahraman (normal olarak) sözlükte savaş suçlusu ilan edilen genç. hasan tahsin ilk kurşunu atınca oh ne güzel, bu çocuk yapınca tü kaka. gaz sancısı var diye savaş çıkarma potansiyeli taşıyan dünya'nın hiç mi kabahati yok?

    1. dünya savaşına sadece neden sonuç sığlığında bakılınca, gavrilo princip veliahtı öldürür; millet bizim ülkeyi paylaşır. hayat ne acayip.

    (bkz: mazlum'u getirin bana)
  • günah keçisi olayında zirve niteliği taşıyan mal.
  • elemanin kullandigi silah 19074 seri numaralı browning marka bir tabanca... silahtan sadece iki kursun atilmis... o da yetmis zaten...
  • saraybosna'da suikasti işlediği köprüye adı verilmiştir. ancak iç savaş sonrası, artık sırp milliyetçisi ulusal kahraman kabul edilmediği için köprünün adı latin köprüsü olarak değitirilmiştir.
  • 93 harbi olarak bilinen 1877-1878 osmanlı-rus savaşından sonra, osmanlı
    imparatorluğunun hâkimiyetinde olan bosna-hersek'in yönetimi 1878 berlin
    antlaşması ile geçici olarak avusturya-macaristan imparatorluğuna
    bırakılır. sırplar avusturya-macaristan hâkimiyetini hiçbir zaman kabul
    etmezler. 1908 yılında osmanlı imparatorluğu'nun içinde bulunduğu siyasi
    ve ekonomik buhranı fırsat bilen avusturya-macaristan imparatorluğu
    bosna-hersek'i ilhak ederek topraklarına katar.

    1894 yılı temmuzunun sıcak bir gününde, postacı petar princip, adresine
    ulaşması gereken postaları dağıttıktan sonra evinin yolunu tutar. evine
    doğru yürürken karmaşık duygular içerisindedir. karısı maria hamiledir ve
    çok yakında bebek bekliyorlardır. daha önce 2 bebeklerini doğumlarından
    kısa bir süre sonra kaybetmişlerdir. ya yeni doğacak bebeği de
    kaybederlerse? bu düşünce petar'ı rahatsız eder. neyse ki korktuğu başına
    gelmez ve 1894 yılının 25 temmuzunda maria sağlıklı bir erkek bebek
    dünyaya getirir. ona gavrilo ismini verirler. gavrilo daha küçük yaşlarda
    iken tüberküloz hastalığına yakalanır. ailesi gavrilo'nun bu hastalığı
    atlatamayacağını düşünse de gavrilo yaşama tutunur. ancak bu hastalık
    gavrilo'nun fiziki gelişimini olumsuz şekilde etkiler.

    gavrilo, grohovo ilkokulunda öğrenime başlar. okulda öğretmenlerinden
    birisi gavrilo'ya sırp kahramanlıklarını anlatan bir şiir koleksiyonu
    hediye eder. gavrilo ilköğretimini tamamladıktan sonra öğretmeninin
    kendisine hediye ettiği şiir koleksiyonundan etkilenerek askeri okula
    kaydolmak için saraybosna'ya gider. ancak tüberküloz hastalığından dolayı
    fiziki gelişimi askerliğe elverişsiz olduğundan komplekse kapılarak bu
    düşünesinden vazgeçer ve zanaat kazanmak için merchan ticaret okuluna
    kaydolur.

    öğrenimine devam ederken milliyetçi grupların içinde yer almaya başlar ve
    bosna-hersek'in sırbistan'a katılması için çalışan genç bosna
    örgütüne üye olur.1912 yılında saraybosna'nın işgalini protesto
    için katıldığı eylem sonucu 1.balkan savaşı öncesinde okuldan atılır.
    birinci balkan savaşında, düzensiz sırp gerillaları komitesine katılmak
    için sırbistan'a gider. burada da tüberküloz hastası olmasından
    dolayı yetersiz görülerek sırp kuvvetlerine katılımı reddedilir. bu
    reddedilme gavrilo'yu daha da hırslandırır. saraybosna'ya dönerek
    genç bosna örgütünde sıkı bir disiplin altında gerilla eğitimine başlar.

    1914 yılının haziran ayında avusturya-macaristan veliaht prensinin
    bosna-hersek'i ziyaret edeceği haberi üzerine genç bosna örgütü bir
    suikast için yapılanmaya başlar. 8 kişilik bir suikast timi oluşturulacak
    ve veliaht prens halkı selamlarken öldürülecektir. bu 8 kişinin hepsi
    tüberküloz hastasındır ve kaybedecek hiçbir şeyleri yoktur. 8 kişilik
    gruba tabanca kullanmakta gayet iyi eğitilmiş olan gavrilo liderlik
    edecektir. suikastçılara birer tabanca, 2 şer el bombası ve
    yakalandıkları takdirde kendilerini öldürmeleri için siyanür verilir.

    1914 te arşidük ferdinand, aşkı uğruna imparatorluğu reddettiği karısı
    sophia ile birlikte saraybosna'ya gelir. saraybosna tren garında
    karşılanan veliaht ve eşi hükümet konağında bir süre dinlendikten sonra
    halkı selamlamak için üstü açık bir arabayla hükümet konağından
    ayrılır. suikastçılar ise çoktan pozisyonlarını almışlardır. veliahtı ve
    eşini taşıyan araba halkın sağlı sollu oluşturduğu korteji selamlarken,
    bosnalı bir müslüman olan suikastçılardan muhammed mehmed basic
    üzerindeki el bombasını ferdinand'ı taşıyan araca doğru atar. el
    bombası hedefini şaşırarak başka bir araca çarpar ve patlar. veliahtı
    taşıyan arabada bulunanlardan hiçbiri yaralanmazken kalabalık halktan
    bir kaç kişi bombanın etrafa saçtığı şarapnel parçalarından dolayı
    yaralanır. diğer suikastçılar ve gavrilo panikleyerek
    saraybosna'nın ara sokaklarına dağılırlar. veliaht ve eşi bu
    saldırı üzerine tekrar hükümet konağına döner.
    gavrilo ise saraybosna'da bir kafeye giderek oturur. suikast
    başarısız olur ve veliaht planlandığı gibi öldürülemez. suikast sonrası
    veliaht prens, suikastta yaralanan saraybosnalı vatandaşları hastanede
    ziyaret etmek ister. saraybosna valisi her ne kadar güvenlik
    gerekçesiyle veliahtı engellemeye çalışsa da veliaht kararında
    ısrarcıdır ve tekrar eşi ile üstü açık arabaya binerek hastaneye doğru
    ilerlemeye başlar. bir ara veliahtı taşıyan aracın şoförü yolu şaşırır.
    veliahtın aracını başka bir araçla geriden takip eden vali, veliahtı
    taşıyan aracın şoförüne durması için bağırır. şoför arabayı durdurur. ne
    tesadüftür ki araç gavrilo'nun oturduğu kafenin önünde durmuştur.
    gavrilo bu fırsatı kaçırmak istemez ve belinden çektiği 19704 seri
    numaralı, 7,65 mm browningini veliahta doğrultarak iki el ateş der.
    silah kullanmakta usta olan gavrilo kurşunları hedefe tam isabet
    ettirir. ferdinand göğsüne, eşi sophia ise karnına isabet eden
    kurşunlarla ağır yaralanırlar. sophia hamiledir. ferdinand o sırada
    uğruna imparatorluktan vazgeçtiği eşine " sophia, ölme! çocuklarımız
    için yaşa!" diye bağırır. gavrilo ise bu arada kendi silahını başına
    dayayarak intihar etmek üzeredir. ancak kalabalıktan birisi
    gavrilo'ya engel olur ve elindeki silahı alırlar. bunun üzerine
    gavrilo üzerindeki siyanürü yutar. ancak siyanür eski olduğu için
    gavrilo'yu öldürmez. gavrilo kolluk kuvvetlerince gözaltına alınırken
    veliaht prens ile eşi ise çoktan ölmüşlerdir. gavrilo 19 yaşındadır.

    bu suikast sonrası avusturya-macaristan imparatorluğu, sırbistan'a o
    zamanın şartlarında, bağımsız hiçbir devletin kabul etmeyeceği, tarihte
    temmuz ültimatomu diye adlandırılan ağır bir nota verir.
    avusturya-macaristan imparatorluğu şartları kabul etmeyen sırbistan'a
    savaş açar. sonrasında bütün dünyanın katılacağı, milyonlarca insanın
    ölümüne, milyonlarca insanın yaralanmasına ve evsiz kalmasına yol açan 1. dünya savaşı başlar.

    18 mart 1915 çanakkale savaşında yaralanan ve ölmek üzere olan askerlerin
    çoğu "anne!" diye sayıklayarak ölmüşlerdir. gavrilo princip 28 nisan 1918
    yılında, ömür boyu hapis cezasına çarptırıldığı hücresinde tüberküloz
    hastalığından ölürken "anne" diye sayıklamış mıydı? bilinmez.

    tarihçi emil ludwig, gavrilo princip hakkında şöyle der;
    "gavrilo princip, "prensip müjdecisi" demekti. bu genç adam acaba dünyaya
    hangi prensibi müjdeliyordu? evet, bu genç adam dünyaya 10 milyon insanın
    hayatına, 15 milyon insanın sakatlığına ve bir o kadarının da öksüz
    kalmasına, binlerce şehrin harap olmasına ve uygarlığımızın birkaç yüz
    yıl geri gitmesine sebep olan bir felaketi, korkunç bir çatışmayı
    müjdeliyordu. eğer bunun müjdelenecek bir yanı var idiyse!"

    şüphesiz ki 1. dünya savaşını başlatan gavrilo princip değildi. o sadece
    barut fıçısına kıvılcımı attı. tıpkı tunus'ta kendisini yakarak
    arap baharının fitilini ateşleyen seyyar satıcı muhammed buazizi gibi.

    (bkz: copy paste değil alın teri)