şükela:  tümü | bugün
  • geçen gün parkta köpeğimi gezdirirken bir hanımefendiden duyduğum laf.burada sokak arasında güzel bir parkımız var, her zamanki gibi öğlene doğru oğlumu parka götürdüm, park ufak bir park ama bir kısmı köpek gezdirebileceğiniz yeşillikler diğer tarafı ise çocuk parkı.insan çocukları park da oynarken benim çocuğum yeşilliklerde geziyor.(her zaman bağlı)tabi doğal olarak ağaçlara çiçekliklere çişini yapıyor ama bilirsiniz koku bırakmak amaçlı az az.kakasını ise kesinlikle torba ile alır ağzını bağlar çöpe atarım.tam girdim parka hemen yeşilliklere çişlemeye başladı , kadının biri çocuk parkından bağırdı -napıyorsunuz , bizim çocuklarımız oynuyor burada çıkarın o köpeği.. ben şaşkın tabi neden çıkarayım dedim bakın köpek su kapları var köşelerde burası çocuğunuzun olduğu kadar benimde köpegimindir. kadın demez mi - her sokakta boş inşaatlar var gidin onlardan birine orada gezin orada işesin.ben şok tabi.. işimizi gördük güldük oynadık eve döndük.ama insanlıktan ve insanları sevmekten biraz da uzaklaştım.

    edit: bazı kıt zekalı arkadaşlar olayı anlamamış sanırsam.çocuk parkı ayrı yerde , yeşillik alan ayrı yerde.ben zaten asla köpeğimi çocukların oynadığı alana sokmam.ayrıca belediye o parkı hem insanlar içinde hem hayvanlar için yapıyor öyle olmasa hayvanlar için su kapları koymazlardı değil mi ?

    edit 2 : birde millet benim çocuğum çimene işeyip sıçmıyor , seninki de sıçmıcak diyor.. oğlum malmısınız lan ? iyi bu zeka ile giriş yapabiliyorsunuz sözlüğe.
  • kadının yerinde ben olsam, haftada sadece birkaç saat açık havaya ve yeşil alana çıkartabildiğim çocuğumun köpek sidikleri içinde oynamasını ben de istemezdim. çocuk köpek sidiğinden hasta olsa, sorumlusu kim?

    öte yandan, çocuğumu işetmemi normal karşılamayacağın bir parka, köpeğinin işeyip sıçmasını normal karşılamamı da bekleme. ikisi de çiş sonuçta, ne farkı var?

    götür köpeğini başka yerde işet; orası tuvalet değil, park. her haftasonu denk geliyorum bu densiz insanlara, sinir basıyor. ben oturmuşum orada, çay içiyorum; başkalarının çocukları top oynuyorlar; millet iki saat nefes almanın derdinde; adam getirip milletin orta yerine köpek işetiyor! ben gelip senin yemek masanın önünde işeyeyim mi, bahçene sıçayım mı? hoş mu yani? bu kadarcık empati kurabilmek için alim olmanıza gerek yok; insan olmanız kafi!

    edit: şu kadarcık şeye aklı ermeyen beyinsizler hayvansever kesilmiş başımıza... arkadaşım, alenen ortaya işeyen hayvanın sidiğiyle, günlük hayatta mecburen maruz kaldığımız "sosyal hayat pisliği" bir değil! sapla samanı karıştırmayın!
    köpeklerden ya da genel anlamda hayvanlardan değil ama sizin şu "köpeğimin bokunu yiyin" tavrınızdan nefret ediyorum! kimse sizin köpeğinizin sidiğine bulaşmak zorunda değil! o kadar seviyorsanız evinize işetin!

    dünya hayvanlara aitmiş meğer, bizim değilmiş... vaaay! bunu savunanlar; bu zekayla çok yaşamazsınız, ben diyeyim size. hoş, zaten yaşamayın da hayvanların dünyasında zaten; yazık değil mi hayvancıklara?

    edit 2: ahahaha süper zekaya bak lan; "git bahçeli evini al" demiş adam... sen alsan o bahçeli evi, köpeğini kendi bahçene özgürce sıçırtsan da bizim sokaklar temiz kalsa ha, ne dersin?

    son edit: adam "sokak köpekleri de işiyor" diyor ya, abi nasıl komik... peki madem, sarhoşlar da işiyor sokaklara; ben de yapıvereyim burnunun dibine, ne olacak? sarhoşun da, sokak köpeğinin de temyiz kudreti (yani sağlıklı düşünmeye yönelik akli melekesi) yoktur. ama ev köpeğinin başında sen varsın, akli melekelerin yerindeyse izin verme; insanlık denilen şey bu kadar basit!
  • kadın haklı.

    çoluk çocuk parkta oynarken üstü başı sidik pislik mi olsun? gerçi sizin hayvanlarınızın rahatça işeyip sıçması çoluk çocuğun parkta oynamasından daha önemli, siz haklısınız evet.
  • kadın haklı falan değil.
    belediye bana parklar içinde köpekler için yer ayırmadığı sürece benim köpeğim oraya işer.

    insanlar için parkların bile yeterli olmadığı bir yerde köpek parkı istemek ne kadar mantıklı onun da farkındayım.

    edit: oraya işer derken çocukların oynadığı alana değil o parka girerim demek istedim.
    sorumluluk sahibi, aklı başında hiç kimse köpeğini çocukların oyun sahasına sokmaz zaten.

    bu durumda bile bana o parkın içinde siktiri çekmeye çalışacak insanın da dilini götüne monte ederim.
  • şöyle saçma sapan hijyen takıntısı yapanlardan nefffffffffffffffffret ediyorum.

    bakkaldan aldığın ekmeği gevreği, oraya gelene kadar kaç kişi elledi, sonra her gelen müşteri ekmek seçerken elledi, haberin var mı?

    pazar günü gittiğin serpme kahvaltıcı, bir önceki müşteriden kalan zeytinleri yenileriyle birleştirmedi m sanıyorsun? (hani şu ağzına soktuğu çatalı yeniden zeytine saplayan ve sonra o zeytinden vazgeçip diğerini alan müşterinin zeytinlerini)

    otobüste oturduğun koltuğa senden önce, donunu pantolonunu 1 aydır değiştirememiş birisi oturdu, kokusu geldi mi burnuna?

    hele hele günde sayısız kez elimizden geçip giden paraları saymıyorum bile, tuvalete girip çıkıp elini yıkamayanların tuttuğu o paralardan.

    şimdi git o hayvanın çişine kurban ol sen!
  • (bkz: git clone)
  • bugün köpek için bunu söylüyorsa yarın ben atımla parka gittiğimde bana da aynısını söyleyecektir at bu at inşaata nasıl götüresin.
    ben oyumu kadın haksızdan yana kullanıyorum.
  • kadın haklı değil diyenlerin ağzına köpek işesin.

    gereksiz başlık.
  • kadını haklı bulduğum durum.
    köpek sahibi laftan anlamıyorsa, dövülebilir. köpeği uyutulabilir. kimse sizin itinizin sıçtığı, işediği şeye maruz kalmak zorunda değil.
  • köpek öyle her yere işemez sıçmaz. işediği noktada şübhesiz bir hikmed vardır. belli ki o noktaya daha önce başka bir sahipli veya hut başıboş bir köpek işemiş veya sıçmışdır.

    civardaki köpekler de gelib aynı nokdaya işemek veya sıçmak suretiyle koku bırakacak (beyler buraya pisliyoruz hesaaabı) ve çevreyi en az şekilde kirletmek için çaba göstereceklerdir. sırf bu yüzden köpeklerde bay bayan tuağlet ayrımı da yokdur. yeter ki çevreye verilen zarar en aza insin.

    köpekler insanlardan daha çevrecidir. tüm dünyanın değil belli başlı birkaç nokdanın amına korlar. z.çadur köbek.

    edit: tybo