şükela:  tümü | bugün
  • filmografi

    1988 cinema paradiso
    1990 everybody's fine (herkesin keyfi yerinde) (stanno tutti bene)
    1991 especially on sunday
    1994 a pure formality
    1995 the star maker
    1998 the legend of 1900
    2000 malena

    tek filmini izledim, muhteşemdi. şimdi diğerlerini arıyorum. yukardakiler bir nevi arananların da listesi.
  • nuovo cinema paradiso, the star maker, malena uclemesini guney italya a$iklarinin kacirmamasi gereken, sicilyali yonetmen. toto gibi pek kucuk ya$ta sinema i$ine girmi$tir, anlar bu i$lerden.
  • neredeyse her filmiyle bizlere sinemayı neden sevdiğimizi bir kez daha hatırlatan* sicilyalı. malenadan sonra ne yazık ki arayı fazlaca açmıştır. ama ne diyelim ömrümüz oldukça beklemek boynumuzun borcudur. ikinci dünya savaşındaki leningrad kuşatmasını işlediği son filmi leningrad da sabırsızlıkla beklenenler listesinin bir numarısıdır.
  • 1956 yilinda bagheria,sicilya da dogdu.genclik yillarinda fotografcilikla yapip,ustune bir de bir suru ulusal odul kazanmis.82 yilinda ki bu benim dogdugum yil * ,salerno film festivalinde ethnic minorities in sicily adli belgeseliyle en iyi belgesel odulunu aldi uzun bir sure;yanilmiyorsam 78-85 arasi, cltc film yapimciligi kooperatifinin baskanligini yapti.ilk konulu filmi il comorrista yi 86 yilinda cekti.onu , cinema paradiso izledi ve 89da cannes ta ozel juri odulunu ,89 da altin kureyi ve 1990 da ise en iyi yabanci film oscarini aldi...(bir bizim altin portakali almamis) malena'dan beri sesi solugu cikmamaktadir,umarim sihhattedir giuseppe bey..dort gozle bekliyoruz calismalarini.
  • roma'da uğradığı kapkaç saldırısı sonucu beyin travması teşhisiyle hastaneye kaldırılan usta yönetmen.

    "italyan gazetelerindeki haberlerde, 'cennet sineması' filmiyle en iyi yabancı film dalında oscar da kazanan 51 yaşındaki ünlü yönetmenin sokakta iki kapkaççının saldırısına uğradığı ve beyin travması teşhisiyle roma'daki bir hastanede bulunduğu belirtildi. ünlü yönetmen, il corriere della sera gazetesine yaptığı açıklamada, sokakta yürürken iki kişinin kendisine yaklaşıp vurduğunu, yere düşerken kafasını kaldırıma çarptığını ve yerde yatarken de kapkaççıların cep telefonunu, saatini ve cüzdanını çaldığını anlattı.

    intersinema"
  • la sconosciuta'si da mutlaka izlenmesi gereken yonetmen.
  • güzel film çeken ama olağan üstü film sonları çeken yönetmen.
  • nuovo cinema paradiso, malena ve la leggenda del pianista sull'oceano film-i şahanelerinden sonra baaria'sını dört gözle beklediğim yönetmen.
    (bkz: http://www.radikal.com.tr/…=4.9.2009&categoryid=113)
  • sanat piyasasındaki entrikaları anlatacağı yeni filminde müzikleri yine kadim dostu ennio morricone besteleyecektir. filmde başrolü geoffrey rush'a verdi.
  • zat-ı şahanelerinin bütün filmlerini -bazılarını ikişer kere olmak üzere- izlediğimden beri hakkında bir iki kelam etmek istiyordum ama hazırlayamadım kendimi. du bakali bir deneyelim.

    nuovo cinema paradiso bir nevi kendi otobiyografisi diye düşünüyorum zira kendisi de toto gibi küçüklüğünden beri sinemayla ilgileniyormuş ve diğer filmlerinde de toto'daki gibi bir sıla hasreti hissediliyor.(son filmine adını veren bagheria bizzat doğduğu yer kendisinin.) çok güzel güney italya ve sicilya manzaraları da sunuyor sık sık. çoğu filminde işlediği mutlu sona ulaşamayan aşk temasında da toto'yla benzeşiyor. kendisinin bir türlü unutamadığı -muhtemelen gençliğine ait- bir aşkı var diye düşünüyorum. bu aşıkların birbirine kavuşamadığı aşk temasını öyle bir işliyor ki, l'uomo delle stelle/the starmaker'ın son cümlesiyle her daim bilimum sevgili, arkadaş, ve ailem tarafından duygu yoksunu bir yaratık olarak bilinen ve daha önce hiçbir filmde ağlamamış bendenizi hüngür hüngür ağlatmayı başarmışlığı var. yine diğer filmlerinde de bu filmdeki gibi hüzünlü bir mizah var.(mesela stanno tutti bene ve la leggenda del pianista sull'oceano/ the legend of 1900) aynı şekilde geçmişe özlem hissini de nefis veriyor. stanno tutti bene'de yaşlı amcanın yıllar önce karısıyla balayına çıktıkları otel odasında bir anlığına yatağın üstünde karısının elini tuttuğunu hayal etmesi ve elin yavaş yavaş solarak kaybolması gibi çok güzel bir flashback sahnesi buna örnek olarak.

    filmlerinde seyirciyi duyguya boğmayı amaçlayıp hunharca başarı göstermesinde bütün filmlerinin müziklerini ennio morricone'nin yapmış olmasının etkisi büyük. ayrıca yukarıda bahsettiğim filmlerinden farklı bir tarzda olmakla birlikte una pura formalita'da da nefis bir sinematografi sunuyor. başarılarının devamını diliyorum kendisinin.