şükela:  tümü | bugün
  • absu'nun in the eyes of ioldanach albumunden bir parca.
    sozleri:

    from an empty house...

    in take-flight, the grey hawks verged upon a sunless sky
    wild, whistling winds carried them sorely, and sailed them bristly in the same shady sky.
    in take-ground, branded the mark of hall and heave; their martyrs never left
    2000 years, 2000 urn-burials, 2000 lies have now been erased.

    [chorus:]
    "we'll kneel towards the foyer with our precious salz!
    we'll sound with horn, clash with wood and cleave with calls!
    we've whittled the blades of hallstattian swords!"

    in order to see such a legacy, fire burned with a past that turned;
    anvils were forged at an early stage, molded as cats or iarn-leastair.
    ioldanach has spied on this mistery, yet he's enkindled by the light
    with hues of argent lightning and ore of purem the salt grants them mastery and might.

    [chorus:]
    "we'll kneel towards the foyer with our precious salz!
    we'll sound with horn, clash with wood and cleave with calls!
    we've whittled the blades of hallstattian swords!"

    [bridge:]
    hallstatt
    an salaan
    an bas

    [troid warrior:] "i see a battle; i feel the warp-spasm!"
    [ioldanach:] the poised warrior yowls with blood about his belt.
    [troid warrior:] "nothing shall draw my eyes away..."
    [ioldanach:] his heart stirs atrociously, now to think.
    [troid warrior:] "i convey the names to the planes of destiny!"
    [ioldanach:] the poised warrior seeks an ancient seat foe the stone.
    [troid warrior:] "wild, whistling winds still laugh at my howls!"
    [ioldanach:] these acts of tale-telling dilate him to hate.

    hallstatt
    an salaan
    an bas

    [pre-avouchment of parable:]
    the young ones of hallstatt, and the sky
    silver-ilked spears have been whetted
    vast hilts and sheeny torques of gold;
    crafted from vanquished legacies.

    hallstatt
    an salaan
    an bas

    [avouchment of parable:]
    "spirit of horsemen and spirit of iron age acclaim
    the fame for 2000 crypts at hallstatt!"

    [solo(s): shaftiel]

    to an empty home.

    in take-flight, the grey hawks verged upon a sunless sky
    wild, whistling winds carried them sorely, and sailed them
    bristly in the same shady sky.
    in take-ground, branded the mark of hall and heave; their martyrs never left
    2000 years, 2000 urn-burials, 2000 lies have now been erased.

    "we'll kneel towards the foyer with our precious salz!
    we'll sound with horn, clash with wood and cleave with calls!
    we've whittled the blades of hallstattian swords!"
  • avrupa'nin en eski yerlesim birimidir. gunumuzde avusturya sinirlari icinde bulunur. tam olarak salzkammergut yoresindedir.

    keltler'in ilk olarak burada yerlesik hayata gecmislerdir. bunun sebebi, tuz ihtiyaclarini, tuz madenlerinden karsilayabilmeleridir (cok derin olmayan tuz madenleri acmislardir). tatlisu ihtiyaclari da, hemen yanina kurulduklari gollerden elde edilebilmektedir.

    oyle ki, bu donemlerde helenler ve latinler bile yerlesik hayata gecmemislerdir. onlar bile bu siralarda keltlerden pek de farkli degildirler, barbardirlar. sumer ise almis basini gitmistir, hititler daha gelismektedir, misir yeni kurulmakta, persler ise ticaret yollarini yeni yapmaktadirlar. tabii turkler kimiz icerken cinliler de bilim kasarlar, amerika kulturleri halen daha ormanda yasarlar, aryan (germen) irklar ise daha avrupa'ya adimlarini atmamislardir.
  • avrupa'daki ilk demir çağının örneklerinin bulunduğu yerleşim birimi. m.ö 900 gibi falan olması lazım...
  • internetteki fotolarını- bakmaya dayanamayıp- kapattığım köy, bu nasıl bi güzellik arkadaş.
  • milliyet.com'a göre çinlilerin çakmasını yaptığı köydür. http://www.milliyet.com.tr/…liler-bunu-da-yapti-/16
  • oberösterreich bölgesi içinde harika bir köy dünya gözüyle görmek lazım.ortasında mükemmel bir göl bulunmakta ve tepelerinde avrupanın en eski tuz madenleri var
    buraya gidebilmek için turlar düzenleniyor birine katılıp pek fazla bir bedel ödemeden görebilirsiniz.
    mimarisi doğası ile eşsiz bir güzellik,ilgimi çeken bu japon abilerin burayıda keşfetmiş olduklarıydı.
    yaman adamlar bu japonlar.
  • oradayken orada olduğunuza inanmadığınız bi yer. unesco'nun dünya miraslarından birisi.

    fırsatı olanlar için tek günde, viyanadan yada sazlburgdan 1 günlüğüne araba kiralanıp gidilebilir. belli ki yazın kalabalık olacaktır. mümkünse bahar aylarında gitmeye çalışın.

    "huzur" kelimesini buranın sakinleri bulmuş olabilir.
  • her 15 yılda bir buradaki mezarlıkta mezarlar açılır,kafatasları dışarı alınıp temizlendikten sonra o kişinin neden öldüğünü hatırlatan bir motifle süslenir; daha sonra hepsi kilisede sergilenir.

    bu, bir çeşit yenilenen cenaze törenidir.
  • eskiden sadece, kendisiyle aynı adı taşıyan bir adet göl yoluyla ulaşılabilinen;
    avusturya sınırları içinde bulunan, hakikaten mükemmel bir güzelliğe sahip;
    çok eski - şöyle en azından bir 2500 senelik - ve küçük bir yerleşim birimidir.

    *

    günümüzde;
    gölünde hala, kente özgü ve biraz venedik'in şu ünlü gondollarını anımsatan,
    zille adındaki küçük ve değişik kayıklar kullanılmakta.
    - fikri kim kimden araklamış onu bilemiyorum. -
    ziyaretçiler, bu zillelerden birine atlayıp etrafı gezebilmekte, hani eğer isterlerse.

    dağından çıkarılan tuz, bulunan ta o ilk zamanlarına ait mezarlardı falan derken;
    geçmişe ait pek çok şeyin ortaya çıkarılmasına, öğrenilmesine katkıda bulunmuş.

    buradaki evler fazla yer olmadığından dolayı birbirinin üzerine yapılmış.
    böylelikle, olası "hiç ev üzerine ev olur mu ulan" tadındaki gelin-kaynana kaprislerine,
    soğuk savaşlarına da baştan noktayı koymuştur.

    ama bir yandan da bu, evlerin üst üste olma durumdan dolayı;
    pek çok evin damından ya da herhangi bir odasından,
    hemen bitişikteki evin odalarından birine, öyle elini kolunu sallaya sallaya geçilebilmekte.

    yani hani bu durum, ilişkileri nasıl ve ne boyutta etkiledi;
    nasıl ve de ne gibi boyutlara taşıdı, onu da bilemiyorum.
    özel hayat hak getire.

    küçük bir adet de mezarlığı varmış bu küçük kentimizin.
    belli bir süre sonra kemikler mezardan çıkarılıp bir depoda üst üste yığılıyormuş.
    böylelikle de yeni mezarlara yer açılmış oluyormuş.

    yaşarken olduğu gibi,
    ölümde de pek bir samimiymişiz anlaşılan.

    şimdi damatlar düşünsün.