şükela:  tümü | bugün
  • üst ekleme: ümit ekşiyi takip ediyormuş. sanırım artık yorum yapmaya yetecek takipçin var ümit :) olay boyunca çok saygılı davrandın. eğer buraları okuyorsan hayatında her şeyin iyi gitmesini diliyorum, senin gibi saygılı gençlere ihtiyacımız var.

    1 ve 2 'de görülebilecek olaydır.

    tweet'i atan kişi şarkıyı dinleyip beğenmeyip buna rağmen bir şans daha verip dinleyince beğendiğini söylemiş. hüsnü arkan ise 32 takipçisi olmakla aşağılayıp(?) küçük düşürmeye çalışmış. şimdi adamın yazdığıyla 32 takipçisi olması ne alaka? bir insanın görüşlerinin önemini twitter'daki takipçisi sayısı mı belirliyor artık?

    daha sonra attığı diğer tweette de üstten bakmakla ve kibirli olmakla suçlamış. ben anlamıyorum şarkıyı başta beğenmemesi ve sonra bir daha dinleyip sevmesi nasıl kibir oluyor? o zaman dinleyip beğenmeyen ve kötü veya kendi zevkine hitap etmeyen bir şarkı olarak nitelendiren biri kibrin dibine vurmuş mu oluyor?

    hüsnü arkan'ı severek dinlerdim ama şu tavrı gerçekten hiç yakışmadı. demek ki bir sanatçının kişiliğini ortaya koyduğu eserin kalitesine denk sanmamak lazım. çünkü görüyorum ki kendisinin değeri eserlerinin değerinin yarısı etmez. birileri artık şu ünlü ve kendini elit(!) diye sınıflandıran kesimin insanları küçümseyip küçük düşürme çabasına dur demeli.

    eğer buraları okuyorsanız haberiniz olsun hüsnü bey bu tavrınızla nasıl birisi olduğunuzu göstermiş oldunuz.

    ekleme: bazı girdileri anlayamıyorum. erkan oğur benim de çok sevdiğim ve beğendiğim bir sanatçıdır ve saygınlığı tartışılmaz ama bu demek değil ki eleştirilemez. kaldı ki atılan tweet'te eleştiri yok bile sadece bir durumdan bahsedilmiş. herkes eleştirilebilir, siz birilerini eleştirilemez sınıfına soktuğunuz zaman işler sarpa sarmaya başlıyor zaten.

    bunun dışında hüsnü arkan hakkında (bkz: #90180153) ve (bkz: #90180707) gibi olaylar beni şaşırttı vallahi. tabii ki burda yazılınca doğru olacak diye bir şey yok ama şu twitter olayından sonra doğruluğuna ihtimal veriyorum.

    ayrıca sanırım hüsnü bey gence yarım ağız bir bağışlanın ötesinde bir özürü borçlu he?
  • takipçi sayısının karşısındakinin insan olmasından bağımsız olduğunu ve parasını az veya çok takipçili fark etmeksizin o insanlar sayesinde kazandığı gerçeğini fark edemeyen bir sanatçı cevabı.

    sanatçı, kişinin karakteriyle birlikte ele alındığında değer ifade eden bir kavramdır.

    edit : erkan oğur'a büyük saygım vardır. ama müzik zevkinin göreceli olduğunu unutmamak lazım. kimse bir sanatçının yaptığı müziği ilk seferde sevmek zorunda değil, hiç sevmeyebileceği gibi.

    edit 2: hüsnü bey hatasını farkedip gönül almaya çalışmış.
  • öncelikle (bkz: nosedive)

    adam, black mirror'ın bölümünü resmen haklı çıkarmış. takipçi sayısına göre insanı yargılamak nasıl bir kafa ürünüdür, anlamış değilim. hüsnü arkan çok saygı duyduğum bir insandı ama bu hareketi kesinlikle yakışmadı. bunu bir de erkan oğur gibi kalender bir adamın üzerinden yapması daha büyük ayıp.
  • samimi soruyorum, benim cahilliğim;

    (bkz: hüsnü arkan kim?)
  • niye şaşırıyorsunuz ki. instagram twitter bunun için değil mi zaten. insanlar takipçi ''kazanmak'' için yakında duvarlara yazacaklar neredeyse kullanıcı adlarını.

    aynı safsata zamanında facebook'ta da vardı. fotoğrafı olmayan kullanıcıları okey masasına almıyordu diğer kullanıcılar :)

    görünen o ki siz zor yoldan anlayacaksınız: kişisel olarak hiçbir değeriniz yok. güzelseniz/yakışıklıysanız/zenginseniz/kalabalıksanız yani erk sahibiyseniz bi' yerde lafınıza kıymet veriliyor.

    sanatçılar ''sizleri çok seviyorum'' derken, orada üstüne alınan avamın zavallı üyeleri; bak işin en civcivli bu kısmı size: sana demiyor oğlum onu o. kalabalığa söylüyor. farzı misal tek başına olsan o konserde, sanatçı(!) büyük ihtimalle iptal eder konserini. çıkıp sanatını icra etmez. -elalem ne der ?

    ''sizleri çok seviyorum'' ''iyi ki varsınız'' ama kalabalık olduğunuz müddetçe, ya da tekil isen iktidar sahibi olduğun müddetçe iyiki varsın. yok ama sen özgürce düşünceni söyleyen yalnız bir kişiysen; buraya kadardır erkin sevgisi, ''dur işte sen orada'' siktir et zaten çok da önemli olmayan fikrini beyan etmeyi. dur-izle-ama katılma. illa yapacaksan kendi arkadaşların(!) arasında bi' yorum yap, ama kalabalık olsun. kalabalık güçtür çünkü.
  • "bilmemek ayıp değil" vecizesi artık eskidi. bilmemek ayıp, çünkü öğrenmek çok kolay. erkan oğur'a "bir şans daha" veren biri ciddiye alınıp cevap bile verilmemeliyken arkan bir hatadır yapmış. eleştirilecek olan takipçi sayısı bıdı bıdı değil, her kuş beyinlinin her şey hakkında büyük bir egoyla uzman gibi davranmasıdır. adamın tweet'i resmen tektonik depremlerin konuşulduğu bir ortamda "ya celal şengör'e de bir şans tanıyalım" demek gibi bir şey.

    benzer kişilikler (bkz: o cazlar blues'lar mahvediyor beni)

    bu söylediklerim birçoğuna "fazla sert tepki" gibi gelebilir. evet öyledir. fakat "bir şans daha vermek" tabiri bazı sanatçılar için kabalık ve hatta hakaret. ben bugün "ya mozart'ı da hiç sevmem ama bi şans daha vereyim" desem beni ciddiye alan olmaz. tamam zevk meselesidir, kimseye de "bunu sev şunu sevme" diyecek halimiz yok. ama insan da bir şeyin yorumunu yaparken cümlelerini dikkatle seçmeli. yukarıda da belirttiğim gibi ben olsam cevap verecek kadar ciddiye almam. bu da hüsnü arkan'ın hatasıdır. ama taraf seçmek gerekecekse bu yanlışı o yanlışa tercih ederim. çünkü toplumumuzda herkes bilmediği konuda çok özgüvenli yorumlar yaptığı için burnumuz boktan kalkmıyor maalesef. ben buna sinirleniyorum artık ve tepkisiz kalamıyorum.
  • " 1 şans daha verdim" tabirine takılıp sen kimsin ki benim eserime 1 şans daha verebiliyorsun demiş. halbuki şarkıyı paylaşan kişinin bunu, lütfetmek için demediği çok belli. biraz sosyal medya dili kullanarak şarkıyı tekrar tekrar dinlediğini anlatmak istemiş.

    hüsnü bey, bu tarz yorumlara kapalıysa youtube yorumlarına hiç bakmasın. hatta internet aleminde eserlerini de paylaşmasın neme lazım biri eleştirir över falan..
  • “takipçi sayın kadar konuş” demiş ve haliyle şaşırtmıştır.

    (bkz: sen de mi brütüs)
  • who is hüsnü? :)
  • abartilacak bir durum yok ortada, mahallenin bi buyugunun bi degisik konusan genci haslamasi gibi bisey.