şükela:  tümü | bugün
  • merak ettiğim ama fragmanını görünce direkt soğuduğum film oldu kendisi.
    ayrıca sanırım fragman bütün filmi anlatıyor.
    fragman
  • bugün filmekimi katkılarıyla izledim.bazı yerlerinde gözümüz doldu bazı yerlerinde bizimdr düşündüğümüz şeyler film sayesinde dile getirildi mutlu olduk. reenkarnasyon var mı? gözün iris yapısı herkese özgüyse bu ayak ne? abi kesin böyle araştırmalar yapılıyordur ama gizlidir.? abi aşk fena bişi. diyerek filmi noktaladık.izleyin kısacası
  • filmekimi 2014'te yer alan bilimkurgu - dram filmi. film gözlerin evrimi üzerine çalışmalar yapan bir moleküler biyologun, ilk başta gözlerine hayran olduğu bir kızla tanışma hikayesiyle başlıyor. film konusu itibariyle iki parçadan oluşuyor gibi. ilk bölümü biraz daha romantik - dram filmi havasında olup ikinci kısmında bilimkurgu daha ağır basmakta.
    filmin birkaç sahnesinde ve fragmanında da yer alan the do'nun dust it off şarkısı da filme çok güzel uymuş.
  • mike cahill’in sundance’ten ödülle dönen filmi.

    "kök, bilim ile din arasındaki ilişki ekseninde ilginç bir fikir tartışması yapmayı deniyor: “göz”ün mükemmelliğine atıfla, onu, tanrı’nın kusursuz bir örneği gören din ideolojisi ve gözün baştan yaratılabileceğini ispat etmeye çalışarak evrim teorisini pekiştirmek isteyen moleküler biyologun temsil ettiği bilim arasında, çağlar boyunca süregelmiş ve ikna eşiğinin iki taraf için de oldukça yüksek olduğu bir tartışmayı cahill, spiritüel bir alana taşıyor. ancak yukarıda da bahsettiğimiz yönetmenin çıkış fikrinde sabit kalması, bir süre sonra fikrin çevresinde gelişen olayların hâkimiyetini kaybetmesine ve tartışmada taraf haline gelmesine sebep oluyor. oysa bir tartışma fikrini aktaran kişinin karakterlerle mesafesini yitirmemesi gerekiyor. ayrıca tartışmanın iki tarafı için de cahill’in oldukça sığ sularda gezindiğini, fikrin ağırlığı altında ezildiğini de söylemek mümkün.

    mike cahill’in filmin ortalarına yakın, solucanlar üzerinden söylediği -görme yeteneklerinin olmaması- ve tartışma zeminini başka bir boyuta taşıyabilecek bir fırsatı kaçırması ya da işine geldiği kısmına odaklanması, aslında projeye değil fikre odaklandığının bir kanıtı olarak göze çarpıyor. görünmeyeni anlamanın peşine düşerken görünenin reddedilmesi ile ilgilenmemesi; pozitif bilimi ilkokul düzeyinde ele alması filmin sözde ağırlığını yerle bir ediyor. oysaki bahsettiğimiz çıkış noktasına ulaşmak için trajediye ve pozitif bilimi görmezden gelmesine gerek olmadığı gibi bu vardığı sonucu da şüpheli hale getiriyor. bir noktadan sonra tüm senaryo hamlelerinden arındırıp sadece fikre bakıldığında, cahill’in onu propaganda aracına dönüştürdüğünü, kendi düşüncesini izleyiciyle kurmaya çabaladığı duygusal bağ sayesinde aktarma çabasını görüyoruz."

    i origins üzerine
  • filmekimi'nde gidemediğim için torrent'e doğru yol alıyorum şu anda.

    mike cahill ismini duyunca another earth vesilesiyle hafiften "saygılar abi" moduna giren bir insan olarak katalan güzeli astrid berges-frisbey'nin de bu filmde oynadığını görünce daha da merak etmeye başlamıştım filmi. hala iyi bir oyuncu değil gerçi.

    filmi izledim editi:

    --- spoiler ---

    (bkz: bağımsız başlayıp hollywood biten filmler)
    --- spoiler ---
  • uzucu bir filmdir; hele bir sahnesi oha lan cuss yok artik daha neler dedirtmistir..

    * bir de cok merak ediyorum micahel pitt'in neden dudagi oyle ordek dudagi? ozellikle yapiyor degil mi? iticilik olsun diye...
  • hem felsefi hem de bilimsel bir film. filmin konusunun esin kaynağı yönetmenin götü olmaması çok daha mistik bir hava katıyor bence. sevişme sahneleri fazla uzatılmış, film çook uzamasın diye bazı şeyler es geçilmiş ancak izlenmeye değer.
  • alfred p. sloan ödülü'nün bu filme vererek sundance büyük bir soytarılık sergilemiş.
  • bir başka "atayizler buna da cevap versin" filmi. bi bitmediniz amk. rahat bırakın olm bilim insanlarını.