şükela:  tümü | bugün
  • --- spoiler ---

    dissociative identity disorder hastalarının patalojik bir vaka olarak başlangıç noktası çoğunlukla bir çocukluk travmasına tekabül eder. filmin başında da karakterimizin çocukluğunda yaşadığı bir travmayı psikiyatristin gözünden gördüğümüz bir gazete küpüründe okuyoruz. aslında tüm film boyunca çoklu kişilik bozukluğundan mustarip bir hastanın aklında, alterlerinin birbirlerine karşı verdiği mücadeleyi izliyoruz.

    bu noktayı daha netleştirmek ve filmden alınan keyfi ikiye katlamak için çoklu kişilik bozukluğundaki alter tiplerinin bazılarını bilmek önem arz ediyor.

    alter tiplerinden biri "abusive alters" kategorisine girer. bu tip alterlerin faaliyetlerinin doğrultusu diğer alterlerden kurtulmaktır. onları öldürmek amacıyla onlara zarar vermeye çalışan bir davranış yapısıyla karşımıza çıkar. filmde başta kimliği bilinmeyen lakin sonunda öğrendiğimiz katil, karakterimizin mental dünyasındaki abusive alter'in varlığını biz izleyicilere sembolik bir dille işaret eder.

    burada önemli olan bir başka noktaysa "hidden observer" yani saklı gözlemci olarak bilinen fenomendir. çoklu kişilik bozukluğu hastalarının alterlerinin birbirlerinin varlığından haberdar olma durumu değişiklik gösterir. alterlerin hiçbirinin diğerlerinin varlığından haberdar olmayabileceği gibi alterlerin bazılarının diğerlerinin farkında olduğu vakalar da bulunmaktadır. hidden observer ise dominasyonu ele almadığı koşullar altında da su yüzüne çıkmış olan diğer alterlerin faaliyetlerini sessizce izleyen, onların varlıklarının farkında olan altere bu özelliğinden ötürü verilen isimdir.

    bana kalırsa bu filmde abusive alter ve hidden observer aynı alterde buluşturularak başarılı bir deneme yapılmış. film boyunca en sonda katil çıkacak olan küçük çocuğun hiç konuşmadığını ve sadece olayları gözlemlediğini anımsayalım. ed karakteri filmin ilk kısımlarından birinde annesinin geçirdiği kazanın ardından çocuğun iyi olup olmadığını ve neden hiç konuşmadığını sorar üvey babasına. adam ise "çocuk şeyden beri böyle..." der ve sonra öz babası tarafından terk edildiğini anlatır. yani burada alterlerin sahibi olan hasta bireyin kendi hayatında öz babası tarafından terk edimesine dayanan bir travmanın izlerinin aklında su yüzüne çıktığını görüyoruz. hidden observer, abusive alter ve aynı zamanda da bir çocuk alter olan küçük oğlanımızın cereyan ettiğinden beri konuşmadığı "şey" esas adamımızın çocukluk travmalarından birine tekabül ediyor.

    buradaki anne ve üvey babaysa "caretaker alters" kategorisine hizmet eden semboller. caretaker alterler sistemi korumaya çalışan alterlerden biridir fakat diğer koruyucu alterler kadar başarılı değildirler. üvey babanın korumac tutumuna karşı başarısız girişimleri buna işaret eder. genellikle hastanın çocukluğunda ebeveyn rolünü üstlenen kişilerin yansımasıdır bu tür alterler. burada da çocuğun annesi ve üvey babasının temsili olarak karşımızdalar.

    öte yandan ilgi çekici bir başka diyalog da ed karakterinin, karısı boynundan yaralı halde yatan üvey baba karakterinin önünde karısının boynuna dikiş atarken üvey babanın "böyle dikiş atmayı nereden öğrendin?" diye sormasıdır. ed şöyle karşılık verir "senin şu anda olduğun yerden öğrendim." buradaki alterlerin aslında aynı kişinin farklı temsilleri olduğuna, filmin sonuna bir başka gönderme yapılıyor. esas ilgi çekici kısımsa şu: hastamızın karısını trafik kazasında aynı durumda bulduğu olası bir travmaya da gönderme yapılıyor. filmin başındaki trafik kazası aslında travmatik bir hatıra. adamın karısını da daha sonra bir başkası aynı ed'in yaptığı gibi dikiş atarak kurtarmaya çalışıyor. bu kişi de muhtemel bir polis memuru. travma sonrası hastamız bu polis memurunun kendi yetersizliğini aşan koruyuculuğunu içselleştirerek onu bir alter olarak kişiliklerine ekliyor ve ona "eski bir polis memuru" kisvesi biçiyor.

    burada motele yanında bir suçluyla gelen ve sonrasında kendisinin de bir suçlu olduğunun anlaşıldığı polis memuru ise persecutory alters kategorisine giriyor. bu tip alterlerin amacı sistemi korumak olmasına karşın koruma yöntemleri sisteme zarar vermektedir. polis memurundan suçluya evrilen adamımız da koruyucudan abuser'a evrilen bu tipin bir yansımasıdır.

    mekan olarak bir motel'in kullanılmasının en güzel yanlarından biri hem kişiliklere ev sahipliği yapma durumunu hem de "host alter" kategorisini çok doğru bir sembolizmle temsil edebilmesidir. host alter kişinin çoğunlukla kontrolde olan kişiliğidir. film esnasında larry'nin ağzından eski host'un ölü bulunduğunu ve bir dondurucuda saklandığını öğreniyoruz. kişilik bölünmesinin ardından ilk olarak the host'un öldürüldüğünü ayrımsıyoruz bu noktada ve devamında host alter görevini larry üstleniyor. ama host'a zarar veren o değil, sadece host'un güçsüzlüğünden faydalanıp dominant olmuş bir kişilik. bu noktada abusive alter tarafından host'a saldırılmasını takiben larry'nin ortaya çıktığını göz önünde bulundurarak larry'nin abusive'in ortaya çıkardığı ilk alterlerden biri olan "gatekeeper" olduğunu söyleyebiliriz. gate keeper diğer alterlerin geçişlerini idare eden bir yetkili gibi sistemde çalışır. larry de alter'lere nerede kalmaları gerektiğini söyleyen, "ölü" host'u buzlukta saklayan kişilik fakat film ilerledikçe abusive tarafından gatekeeper'ın otoritesi elinden alınıyor ve diğer alterler onu gatekeeper'lıktan alıkoymaya başlıyor.

    çoklu kişilik bozukluğunun tek ve kesin çözüm vaat eden bir terapisi olmadığı gibi genellikle terapilerin ortak amacı bellidir. kişiye farklı kişiliklerinin farkındalığını verip gerekirse tüm kişiliklerle tek tek temasa geçerek onlardan kurtulmak ve bütünlüğü sağlamak adına sayıyı tek kişiliğe indirgemektir. bu kişilik de günlük fonsiyonları en doğru idame ettirebilecek, kişinin kendisine ve diğer insanlara zararsız olan kişilik olmalıdır. burada da kişiliklerin öldürülmesi süreci terapinin ardından motel bağlamında hastanın zihninde vuku buluyor. son olarak da paris karakterinin temsil ettiği en doğru kişiliğin yekpareleştiğini düşünürken birden abusive child alter'in zaferine tanıklık ediyoruz ve terapi sürecinin bir anlamda yanlış doğrultuda bir başarıya ulaştığını anlıyoruz.
    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---
    filmdeki ed dakoda yi canlandiran john cusack a ayna verip suratina bakmasini istediklerinde ve john aynaya baktiginda john un tepkisi gormeye degerdi. bende hayatimin ilk 35 yilini john cusack inki gibi bir suratla gecirsem ve tipin birinin tuttugu aynada kendimi frank black gibi gorsem herhalde ben de asagi yukari oyle bir tepki verirdim
    --- spoiler ---
  • sahne arkasi cekimlerinde ray liotta o devamli yagan sahte yagmur sularinin cok soguk oldugundan, en cok da john cusack ve kendisinin yagmur altinda cekimleri oldugundan cok cok usuduklerini , ama nereden bulduysa , john un tum cekimler boyu uzun deri ceketi ile dolandigini, ortalikta sirilsiklam , kici donmus bi sekilde dolanan bi tek kendisinin kaldigini bu sebeple john a gicik oldugunu soyler.
  • bourne identity filmini izliyorum diye izledim yaklasik filmin yarisina kadar ulan "matt damon ne zaman cikacak" - "o cocuk kesin matt damonun kucuklugu he bak boyle olaylar olmus kucukken ondan hafizasini yitirmis yazik" gibi o an cok mantikli gelen dusunceler uretmistim.. neyse anladim sonra bi yanlislik oldugunu filmde...

    bounre identity nin konusunu biraz bilerek ve o konuyu bekleyerek izledigim icin haliyle cok suprizlerle dolu oldu eheh o beklenti ile izlemesem yine ayni zevki alirdim eminim iyi bir gerilim filmi.
  • izlenilesi bol tempolu, orijinal konulu film. hayır ortasını tahmin ettin de mi sonunu kestirdin?

    --- spoiler ---

    gören de bütün filmler çoklu kişilik bozukluğundan bahsediyor sanacak. hemi de birbirini öldüren çoklu kişilikler. hmm amma klişeymiş ya hakkatten.

    --- spoiler ---

    benim puanım 8,5/10
  • -spoiler-
    şizofreniden cok dissosiyatif kimlik bozuklugu konu edilmis gibi filmde.neticede dissosiyatif kimlik bozukluguda, zamanında şizofrenı içersinde incelenen bir rahatsızlıkmı$.
    filme bakarsak; kendi acimdan sadece "hüzünlü, trajik" (hastanin icine girildiginde belkide..) bir film diyebiliyorum..bunun dışında nasıl oluyorda bu cocuk o kadar cinayeti işliyor sorusuna:gercekci bir örnekle cevap aradim.:dükkanımdaki bozuk florasanı, cöpe atmasi icin dişarida oyun oynayan rastgele cagirdigim bir cocuga verdim. ve cöp kutusuna dogru yururken tek düsündügüm onu normal bir şekilde mi koyacak yoksa kırıp mı oraya birakacakti.tahminlerim kırarak cöpe atacagi yönündeydi ve öylede oldu.çocukların içinde saf bir vahşet var aslında. bunu büyüdükce, kimlgimiz geliştikce uysallaştırıyoruz mu?.(ayrica filmdeki çocuk sadece onun kendi yarattıgı dünyasının bir kahramnı gibide duruyor sanki?)
    -spoiler-
  • amerikada motellerin insan hayatındaki önemini anlatan film
  • 3-5 satır dandik tanım yapayım. insanlar yorumlara bakacak olurken gözler direk spoiler'a gitmesin. öncelikle filmin süresinin 90 dakika olması başlı başına filmi türdeşlerine göre 1 adım öne atıyor. 2. olarak ise amanda peet geçen 13 senelik sürede çökmüş.

    --- spoiler ---

    malcolm rivers adında bir şizofren 10 tane kişiliğe sahiptir.

    otelde gerçekleşen olayların hiçbirisi gerçek değil. daha doğrusu filmde gördüğümüz şekliyle gerçek değil. 10 kişi tabi ki gerçekte öldü. ama filmde bizim gördüğümüz ölen kişiler tamamı 10 mayısta doğmuş olan hayali varlıklar.

    farklı 10 kişilikten birisi malcolm'a cinayetleri yaptıran kişilik. eğer malcolm bu kişiliğini öldürebilirse idamdan kurtulacaktır.

    doktorun da yanlış yönlendirmesiyle malcolm kendi içinde yaşadığı hesaplaşmalar sonucunda samuel rhodes'u öldürdü. ama doktor yanılmıştı.

    malcolm'a bu cinayetleri işleten karakter küçük çocuk timmy idi. timmy paris'i öldürmek için harekete geçti. malcolm'un zihninde bu yaşandığı sırada gerçekte ise malcolm rivers doktoru öldürüyordu ...

    ---spoiler---
  • türk sineması düşük bütçeli böyle bir filmi yapacak zeka yaşına henüz gelmedi. bu film iyi bir oyuncu kadrosu ve iyi bir yönetmenle türkiye'de çekilmiş olsa türk sinemasının zirvesi diye tabir edilirdi muhtemelen. amerika'da ise sadece ortalama bir film bu, ne üstü ne altı, sadece ortalama bir film.

    zekice kurgulanmış harika bir film.
  • ''merdivenlerden çıkarken orada olmayan bir adam gördüm.
    bugün yine yoktu.
    keşke, keşke çekip gitse!...''