şükela:  tümü | bugün soru sor
  • insanı aklını şaşırtır.

    o kadar garip ki yani. insanlar 24 saatin 8 saati uyuyor ve 8 saat çalışıyor. hatta 8 saat çalışmaktan ziyade bu 8 saat mesai için 1-2 saat erken kalkıyor. patron denen kişiler 20 varsa 18 alıyor fakat bu normal insanlar hayatlarının sonuna kadar,bir kere geldiği dünyada resmen eriyor. aklım almıyor bunu nasıl kabulleniyor insanlar?

    fakat romantizm yapmamak lazim, iki taraftan da bakmak lazim. örneğin insanlara şimdiki gibi itici güç uygulanmasaydı sizce çark döner miydi? örneğin bir iphone üretiliyor, bu iphone cihazını üreten insanlar motivasyonu nereden alıyor? ya da bu başlık sadece işçiler için mi gerekli? falan filan. ya da şöyle diyeyim, bu sistemin sorunu mu yoksa gelişmemiş ülkenin sorunu mu? yoksa dahaaaa büyük dünya sorunu mu? mesele herkesi doktor yapmak değil, mesele en asgari temeli bile insancıl bir düzeye çıkarmak.

    bence şöyle bir şey var,bu sistemden şikayet etmek illa ki komünizm istemeyi gerektirmez. asgari ücretin arttırılması,tatil günlerinin çoğaltılması,çalışma saatlerinin indirilmesi yine bu sistemin içersindedir fakat iyileştirilmiş halidir.(şimdiye kıyasla) hak istemeyi anarşiden nasıl ayırırsın bilemem,örgütlenmeni nasıl yaparsın bilemem.
  • 9 saatten az çalıştıran yer olmaması nedeniyle akıllara şaşkınlık veren durumdur.
  • dünyanın tüm işçileri birleşiniz. zincirlerinizden başka kaybedecek hiçbir şeyiniz yok..

    karl marx.

    tanım : hayret verici bir durumdur
  • herkes senin gibi doritoslu elleriyle tum gun pc basinda pineklemiyor. insanlar ev gecindiriyor, cocuk buyutuyor.

    size bunu kabullendirten neymis. ya hic dayak yememis ya da hic ac kalmamis, lavuga bak ya.
  • sendikasız olmak. üzerinden artı değer üretilmesine izin vermek. sonradan yaratılan yapay ihtiyaçlara sahip olma isteği.

    ben şahsen sevdiğim işi yapıyorum. o sebeple sekiz saat çalışmaktan yana sıkıntım yok. ama sıkıntınız varsa akp yerine bir sol partiye oy verirsiniz ve sarı sendikalara değil de disk'e ya da kesk'e bağlı sendikalara üye olursunuz.

    ek: arkadaşlar sendikalı olmak da bir şey değiştirmiyor diye çok mesaj aldım. henüz 8 saat iş günü yasal olduğu için sendikalar bu konuda bir şey yapamaz. ayrıca zaten 80'de mahvedilen sendikalar akp döneminde çok güçsüzleştirildi. ama güçlü olsalardı ne soma'daki işçiler ölürdü, ne de avm'lerde 11-12 saat çalışan insanlar olurdu.

    ek 2: okumayanlar için güzel bir kitap önerim var: tembellik hakkı. tembellik hakkı der ki insanların ihtiyacı sabitse, 1 kişinin 8 saatte yaptığı işi 1 saatte yapan makine üretildiğinde o kişi 1 saat makineyi kullanıp 7 saat tembel tembel yatabilir. kapitalizm işi bu noktaya getirmemek için yapay ihtiyaçlar üretir. bir kısmı hayatınız boyunca bir daha hatırlamayacağınız ihtiyaçlar olur*, bir kısmı hayat kalitenize çok az etki eden ürünlerdir*, bir kısmı alana kadar zerre ihtiyaç duymadığınız ama alıştıktan sonra da asla vazgeçemeyeceğiniz şeyler**. bu ihtiyaçlar sizin emeğinizin artı değeri olarak üretilir. kısaca günde 8 değil de 6 saat çalışmak istiyorsanız gereksiz ihtiyaçlardan tamamen vazgeçeceksiniz, 4 saat çalışmak istiyorsanız hayat kalitenizi çok az arttıracak ürünlerden vazgeçeceksiniz, 2 saat çalışmak istiyorsanız hayat kalitesi artışının çok yavaşlayacağını kabul edeceksiniz.

    ek 3: komünizm üretim araçlarının gittikçe daha verimli olacağını, bu sayede üretimde geçirilecek zamanın gittikçe azalacağını, hatta son tahlilde bütün üretimin insansız gerçekleştirileceğini iddia eder. şu anda konuşulan evrensel temel gelir de aslında bu iddianın doğruluk payının ne kadar yüksek olduğunun kanıtıdır.
  • beni 8 saat calistirsalar seve seve kabullenirdim.lakin 10 saat calistirip her aksam minimum 1-2 saat mesai kitliyorlar.nerde o guzelim iş.
  • öğle arasıyla birlikte 9 saat
    iş yerine gelmek için trafik kahvaltı o bu en az 1 saat erken uyanmak
    aynı hesapla gene dönerken bir saat. sırf işe ayrılan net süre :11 saat.
    8 saat uyuyan bir insanın geriye kalan süresi 5 saat oluyor ki duş yemek dinlenme derken ortaya çıkıyor ki 8 saatlik kendimize ayıracağımız bir vakit yokmuş,kapitalizm gerçekleri gizlemeyi sever.8 saat çok kardeşim ben 5 uyuyorum yemekte duşta o kadar vakit de kaybetmiyorum diyen cyborg arkadaşlar da çıkacaktır tabii.itibar etmeyin.
  • 8 saat calistiran yer varsa ben kabullenebilirim. 10 saat calisiyorum ben cunku
  • - çalışmıyor sosyalleşiyoruz, ibiş!
  • bunu kabullendirenin ne olduğunu anlamak için, marksist litaratür okunabilir.

    özetle yazayım. dünya'da özel mülkiyet hakları sayesinde, insanı üretken hale getiren kaynaklar küçük bir azınlığın elindedir. büyük çoğunluk emeklerini üretken hale getirmek için, bu azınlığın elindeki kaynaklara muhtaçtır.

    bu azınlık da, ekseri çoğunluğa çalışma koşullarını büyük ölçüde dikte edebilmekte, bunun dışında büyük çoğunluğun emeklerinin ürününün büyük bölümünü kendileri alabilmektedir.

    çok özetle durum bu. elbette tonla ayrıntı ve tonla soru da var bu özetin arkasında. öncelikle belki de en kritik soru, başka bir ekonomik ve toplumsal sistemin mümkün olup olmadığı.