şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: ismet inönü)
  • (bkz: milli şef)
  • malatya'nın yeşilyurt ilçesinin bir zamanlarki adı.
  • can dündar ve bülent çaplı'nın beraber hazırladıkları bir belgesel. bunun bir de imge kitabevi tarafından basılan kitap hali vardır.
    belgesel ismet inönü nün hayatını 3 ana başlık altında inceliyor : kalpak devri, frak devri ve son devir.
    özellikle ismet paşanın lozan antlaşması imza edildikten sonra çekilmiş videolarını ilk defa burda izledim. paşanın imza töreni sonrasındaki tebessümü görülmeye değer.
  • can dündar ve bülent çaplı'nın hazırladıkları 123 sayfalık kitabın ve kitabın arka kapağındaki belgeselin ismi. belgeselini henüz izleyemedim, ancak en çok görmek istediğim sahne ismet inönü'nün lozan barış antlaşması görüntüleri. kitabın girişinde de bundan bahsediliyor zaten. çok zaman almayacak ama çok şey katacak bir kitap. bence, kitaplıkta bulunması gerekenlerden.
  • kocaelispor'un maçlarını oynadığı stadın adı
    (bkz: izmit ismetpaşa stadı)
  • aynı zamanda kilis merkeze bağlı bir köy.
  • cumhuriyet rejiminin iki numarasi, savaşlar kazanmış bir general, lozan kahramanı, cumhuriyet kuran kadronun kimine göre astigi aştık diktatörü kimine göre unutulmaz milli şefi, örnek aile babası, ideal bir eş, seveni de sevmeyeni de hayranı da nefret eden de çok oldu, cok parti sisteme geçiş yaptı ve bu iktidarına mal oldu.

    onun şanssızlıgi atatürk sonrası iktidar olmasıydı, rejim düşmanları atatürk 'e olan nefretlerini ve kuyruk acılarını ona kustu. çünkü atatürk seviliyordu halk arasında. savaştan çıkmış bir ülkeyi 2.dünya savaşına sokmadı, yıllarca osmanlı borçlarını ödedi, acımasız kapitalizme teslim olmadı, halkciydi ama hakkı hiç verilmedi.atatürk iyi ama ama ismet pasa kötü oldu.atatürk 'e laf edemeyen ,dil uzatamayan kişilerin hedefi olarak bir nevi kalkan oldu, devlet adamiydi ve bilinenin aksine şimdiki akp kadrolarindan daha dindar saha inançlı ve cok daha fazla vatanseverdi.milli bir duruş sergiledi ve hiçbir zaman hakkıyla anilmadi hakkı teslim edilmedi.
  • çarıklı kolağası meselesi hakkındaki hatıraları için;

    meşrutiyet ilan olununca, biz ihtilal cemiyeti mensupları, ordu mensuplarını, askeri meşrutiyete sadakat yemininden geçirdik. bunda güçlük çıkmadı. sonra önemli bir hadise de, üçüncü ordudan bir heyetin, resmen ikinci orduyu ziyareti oldu. başlarında, mektepten tanıdığım giritli ruşeni bey vardı. kendilerini merasimle karşıladık. ağırladık. gelenler tabii gezecekler, görecekler, nutuklar vereceklerdi. ama öyle sanıyorum ki bizim ruşeni bey bu konuşmalarında, biraz aşırı gitti. kendisini bir türlü önleyemiyorduk da. ama etrafta onun konuşmalarının kötü denebilecek tesirler yaptığını da anlıyorduk. hatta askerler içinde bu tesirler, ağızdan ağıza oldukça ürkütücü şekiller de alıyordu.

    işte o sırada mühim bir hadise patladı. edirne'de, çarıklı kolağası denilen bir alaylı zabit vardı. birgün birden bir kaynaşma oldu. askerler ayaklandılar. kışlalar birden boşaldı. askerlerin avcumuzdan aktığını görüyorduk. önleyemedik bu seli. istasyona giden asker yığınları, trenleri zaptederek, oradan da istanbul'a aktılar. padişahı görmeye gidiyorlarmış. gittiler, gördüler, döndüler...

    bu isyan sırasında, özel bir imtihandan geçmiştim. yerimden ayrılmadım. kışlada kaldım. ve bölüğümde, itibarını muhafaza eden subaylardan biri oldum. ben, subayların asker arasına girmediği bir zamanda asker arasına girdim ve fena muamele görmedim...

    ama askerler döndüğü zaman, kararlı hareket edildi. çarıklı kolağası mahkemeye verildi ve idam olundu.

    şevket süreyya aydemir, enver paşa, cilt ll, sf 112-113.
  • 1970’de meclis konuşmasında: nato’nun kanattaki türkiye’yi savunması şüphelidir. bir saldırı karşısında, türkiye’nin önemli bir kısmının işgaline nato seyirci kalabilir.

    sözleri ile nato gerçeğini ortaya koyandır. elbette o tarihten bugüne doğru bakınca tespit gayet doğrudur.