şükela:  tümü | bugün
  • vardır efenim

    simdi diyelim ki herhangi bir araba yolunda bir kaldirimdan karşidaki diger kaldirima gitmek istiyoruz yolu keserek. yani yolun karşisina gecmek istiyoruz. nasil oluyor bu, yolun bu tarafindan karşi tarafina geciyoruz.

    ama buna karsidan karsiya gecmek diyoruz. boyle bir sey mumkun degil. bizim ilk basta durdugumuz nokta, zaten bize gore bu taraf. karsisi ise gitmek istedigimiz yer. yani burdan karsiya geciyoruz. karsidan karsiya gecmek, bizi basladigimiz yere getirir aslinda. zaten soylemesi de sacma, zira yolun oteki tarafindaki birinin bakis acisiyla soylenmis bir sey oluyor.
  • (bkz: delirmiş ama haklı)

    ancak son kisimda bir hata var. yolun karsi tarafindaki bir kisinin bakis acisiyla soylenmemistir, oyle olsa karsidan bu tarafa gecmek denirdi. aslinda yolun ucuncu bir tarafindaki kisinin bakis acisiyla soylenmistir. ya da bu ifade karsidaki kisinin bakis acisiyla baslayip bu taraftaki kisi kisinin bakis acisiyla bitirilmektedir.
  • "daldan dala konmak" gibi ele alınırsa mantık hatası yoktur.
    her iki konum da birilerine göre "karşı"dır ve yapılan iş de karşıdan karşıya geçmektir.
    "şuradan şuraya gitmek nasip olmasın" sözündeki gibidir. o sözü söyleyeni sabit duruyor diye mi düşünüyoruz? hayır. iki mekan var ve bu iki mekanı birileri "şurası" diye adlandırmış. tıpkı "karşı" gibi.
    ha, (bkz: karşının taksisi) dersen işler değişebilir. değişmeyebilir de.
  • bir kalıptır. karşıdan karşıya geçmek kalıbı eylemin daha sonradan isimlendirilmesidir. bir kişinin yolun diğer tarafina geçtiğini belirtir. geçen kişi açısından olay karşıya geçmektir. ama bunu dile getirirken bu kalıbı kullanabilir.