şükela:  tümü | bugün
  • ing. sonuncu ama kesinlikle en az olmayan
    anlamina gelir
    (bkz: politically correct)
  • konusmacilarin kullanmaktan kacinmasi gereken kliselerden biridir.
  • herhangi bir sıralamada adı en son sayılan kişi yahut nesne için söylenen politically correct klişe sözü. en sona kalan kişi (ya da her neyse) belki bir also starring tandansı ile özellikle sona bırakılmıştır ve dikkatler üzerine çekilmiştir ya da "aman bunu da unutmayalım ekleyelim madem" yaklaşımı ile gene özellikle sona bırakılmıştır istemeden de olsa gene dikkatler üzerine çekilmiştir. nihayetinde bu klişe ön cümle edildiğinde hangi sebepten olduğunu bilemez, o tanıdık "aaaand last but not least"'i duyunca rahatlarız.

    bu cümle yapısının kullanımı ise ingilizce'de epey eskilere dayanmaktadır, john lyly'nin eupheus and his england eserinde geçer: "of these three but one can stand me in steede, the last, but not the least. eser 1580 tarihlidir. neticede epey eski bir klişedir (ama güzeldir).
  • mariah carey* albumlerinde tesekkur ederken
    "...last but definitely not least, thanx 2* all my fans..." falan diyerek hayranlarini unutmadigini belirtir*.
  • çevirmenler tarafından atlanması ya da türkçe kılıfına uydurulmasına kesinlikle karşı olduğum bir laftır. "nasolsa türkçesi yok" deyip, genel de "asla hakkını ödeyemeceğim bilmemkime de son olarak teşekkür edeyim" türünden yuvarlaklı muğlak ifadelerle, şu güzelim deyişin bizatihi hakkı yenmektedir. biraz kafa yorup bulucam ben bunun karşılığını, sözlüklere sokucam, zeynepmina teorisi olarak literatüre geçmesini sağlayacağım, uğraşçam, deliyim.
  • ingilizce dilbilgisinde superlative kurallarına göre doğrusunun last but not "the" least olması gereken kalıp; zira bütün superlative sıfatların önüne "the" gelir.
  • lastly, but far from least.
    last but most certainly not least.

    kuru kuruya gitmediğinden yukarıdaki gibi şekilli söylenişleri mevcuttur.
  • nefret ettiğim söz disizi.. konuşmacı kendince bayık geçen konuşmasının son dönemecini bu sözde highlight ile renklendirir.. o giriş yaparken çektiği aaandd (and) derken ağzına ağzına saydırasın gelir
  • özellikle sözlü çevirmenlerin korkulu rüyası söz öbeği.

    "son ama bir o kadar da önemli olarak" (ne demekse artık!), "son olsa da önemi hiç de az olmayacak şekilde" (böeeehhhh!!!) gibi şeyler duymuşluğum yok değil.

    tabi kimseyi suçlamıyoum. doğal olarak düşünecek yüz bin çeşit şey varken "ulan ya biri çıkar da 'last but not least' derse ne halt edecem ben?" diye düşünmüyor insan.

    sözlüklerde tatmin edici bir karşılık bulamadığımdan ben oturup düşündüm. eğer bir gün bir sözlü çeviride denk gelirsem "son olarak, (burada/bu) lafıma mim koyun(uz)" diyeceğim.

    belki biraz gayriresmi duruyor ama hem söyleniş biçmi hem de nezaket bildiren ikinci çoğul şahıs eki ile durumun kurtarılabileceği kanaatindeyim.

    edit: iyi ki bir sözlü çeviride falan denk gelmemişim. mim koymak özel önemi olan, unutulmaması gereken şeyleri şeyler için kullanılıyor. çok çok it must be noted that gibi yapılarda, daha doğrusu onun daha da eskiye kacan versiyonlarında kullanırım.

    last but not least özel önemi olan şeyler için değil, kendisinden önce belirtilenler kadar öneme sahip olan şeyler için kullanılıyormuş. kesin bir türkçe karşılığı olmadığını hepimiz defalarca söyledik. eğer varsa gayrikabili rücu gibi, ne bileyim ahz u kabz gibi falan arapça cuk oturan ve afili karşılıklarını görene kadar ben bunu 'tesadüfen sona denk geldi ama' ya da 'en az diğerleri kadar önemli bir husus da' vs. gibi karşılayacağım sanırım.

    ne yapmış olduk böylece? kendi kendini göt etme eylemini başarıyla gerçekleştirmiş olduk. döndük dolaştık başta küçümsediğimiz olaya geldik, işe bak!
  • arkasindan gelen kisma, veya konusma/yazili metnin genel durumuna gore turkce'ye farkli cevrilmesi gereken.
    eger olumlu bir konusma gidiyorsa, ornek:
    yonetmene, oyuncu arkadaslara last but not least esime tesekkur ederim
    diye klasik bir oscar konusmasinda,
    've en onemlisi de esime tesekkur ederim'
    gibi cevirilirse dinleyici/okuyuca da ayni anlami cagristirir.

    ama olumsuz bir konusmada/yazismada, mesela iki sirket arasinda yapilan ve birbirlerine yazili olarak laf sokusturmanin yapildigi bir mektupta,
    sirketiniz su ve bu isleri yapmadi, haksiz yere isi de bitiremediniz last but not least bir de bu gereksiz yazismalar ile hakli cikmaya calisiyorsunuz
    da, 'bunlar sanki hic de olmamis gibi bir de bu gereksiz yazismalar ile hakli cikmaya calisiyorsunuz' diye cevrilebilir.

    genel olarak ise 'buna ilaveten' diye turkce'ye cevrilmesi iki duruma da uyar gibi geliyor bana.