şükela:  tümü | bugün
  • fazlasıyla ileri demokrasiye sahip ülkemizde, istanbul valiliğince alınan karar.

    http://www.diken.com.tr/…uyusu-istanbulda-da-yasak/
  • bu da hürriyetten.

    bi zahmet ensarcılara falan da yasak getirseler.
  • 1 mayıs kutlamasının yasak olduğu ülkemizde çok şaşırılmayacak durumdur.
  • haberin altındaki metin haberin kendisinden çok daha düşündürücüdür.

    "alperen ocakları başkanı kürşat mican, geçtiğimiz hafta bir basın toplantısı düzenleyerek, onur yürüyüşü'nü yaptırmayacakları tehdidinde bulunup, "biz her şeyi göze aldık direk yürüyüşü engelleyeceğiz" açıklamasını yapmıştı. mican daha sonra ise "daha önce bu grubu uyardık, arkadaşları uyardık, temsilciler gönderdik. biz müslüman türk milletiyiz, halkımızın yüzde 99’u müslüman. doğru, hoşgörü içinde yaşamalıyız ama bizim dini değerlerimizi yok sayarak, bizi hiçe sayarak bu yürüyüş yapılamaz. biz, yarı çıplak şekilde ellerinde içki şişeleriyle birlikte ecdadımızın kanlarıyla sulanmış mübarek şehirde, kutlu şehirde böyle dolaşmalarını istemiyoruz. biraz hukuk dışına çıkıyor gibi görünüyor ama hukuk dışına çıkılıyor diye algılamayın bunu. ziya paşa’nın sözlerini hatırlatırken bir tehdit yok" demişti."
  • homofobik değilim; aksine gay, biseksüel, lezbiyen vs hepsine saygım sonsuz ancak bu yürüyüş çoğu zaman benim midemi bulandırıyor. yürüyüşü 3 kez canlı olarak izleme şansına sahip oldum. soyunanlar mı ararsın, yerlere işeyenler mi, küfür edip sağı solu rahatsız edenler mi, yoldan geçenlere laf atanlar mı, fantezi aletlerini gösterenler mi, birbiriyle ilişkiye girenler mi. hepsi var. bunları yapınca hakikaten daha çok tepki çekip daha çok homofobik insan doğmasına sebebiyet veriliyor. halbuki bir gay, bir lezbiyen veya trans da bu ülkenin bir parçası. ben ve benim gibi insanlar da sizi devlet kurumlarında, özel sektörde rahatça görmek istiyor; zaten bu yürüyüşün en önemli amaçlarından biri de "biz farklı değiliz, aksine renkli, eğlenceli insanlarız" demek değil mi?
    şimdi yukarıda saydığım örnekler ile ramazanda olmamız; malum çomar sürüsünün tehditlerini göz önünde bulundurunca valiliğin böyle bir karar alması kaçınılmazdı. türkiye gibi sözde demokratik ve özgür bir ülkede utanç verici midir? en az lgbt yürüyüşünde yapılan davranışlar kadar.

    zorunlu edit:
    bu etryden sonra çok sayıda özel mesaj aldım. tekrar altını çiziyorum homofobik değilim; gay, biseksüel, lezbiyen arkadaşlarım var(bir kısmını gezi parkı direnişi sırasında tanıma fırsatı buldum, yalan yok en önde direniş gösterenlerdi) bir gün karşıma çıkar ve iyi biri olduğuna kanaat getirirsem trans arkadaşım da olabilir hiç sıkıntı değil.
    benim yukarıda entrymde belirtmek istediğim husus; insan kendine ve yaşayışına saygı bekliyorsa önce kendini doğru ifade etmeli ve bunu yaparken başkalarına da saygı göstermeli diye düşünüyorum. bazı arkadaşlar demiş ki "bu söylediklerinin hiçbiri yaşanmadı, abartıyorsun". yapmayın arkadaşlar; hepsi olmasa bile 1-2 örnek youtube dan izlenebilir. geçen seneki lgbtı onur yürüşünde cafelere dildo sallayanlar, soyunanlar, birbirini parmaklayanları oturduğumuz cafenin balkonundan ben bizzat gördüm. yanımda annesiyle o gün yürüyüşe çıkan 10 yaşındaki çocuk o görüntüleri izlerken ağladı. şimdi bu çocuğun edindiği homofobikliği hanginiz giderebilir?
    ben ramazanda yürüyüş yapılmasın demiyorum. istenilen zamanda bu yürüyüş yapılsın ama yapılırken de inançlı insanlara da saygı gösterilsin. kimse sizin çıplak vucudunuzu; yürüyüş için çıktığı bir gün görüp orucunu/abdestini ve huzurunu bozmak zorunda değil. "haahahah vay o zaman ensar vakfına git" demeyin bana boşuna, sokağa çıktığım şu günlerde su içerken bile kuytu köşe bir yerde içiyorum ki oruç tutan insanları rahatsız etmesin diye. lgbt yürüyüşünde yapılan yukarıda saydığım örneklerin hiçbiri gerçek amacı olan "özgürlük, eşitlik" e yardımcı olmuyor. aksine daha çok tepki çekip daha çok homofobik insan türemesine sebep oluyor. bu sene lgbtı onur yürüyüşü için çekilen videoda özellikle gösterilen şeyler, abartılı hareketler bile bu yürüyüşün çok yanlış algılanmasına sebep oluyor. "derseniz ki nasıl olsun o zaman?" benim şahsi fikrim "ben doktorum dün birinin hayatını kurtardım ama sen beni gayim diye döveceksin" diye bir döviz taşınabilir veya "ben zeki müren'im varlığımı şehit erler için mehmetçik vakfına bağışladım", diye bir şey taşıyabilirsin. durduk yere dövülen, eziyet edilen arkadaşlarınızın fotoğraflarını taşıyabilirsiniz. yapılabilecek onca güzel ve anlamlı şey varken sağa sola işeyip, birbirinizi parmaklayıp, çocuklara dildo sallamak sizin yapabileceğiniz en kötü ve yanlış şey...
    ayrıca onur yürüyüşünü düzenleyenlerin onur haftasında ki etkinliklerine bakarsak gene amacından uzak ve gereksiz olduğunu düşünüyorum. öyle değilse biri bana el yapımı dildo etkinliğinin hangi lgbtı üyesini devlette çalışmasına yardımcı olduğunu, homofobik cinayetlerin önüne geçtiğini, ailelerin lgbti li çocuklarına yaşattıklarına dur diyebildiğini vb sorunlara dikkat çektiğini bana lütfen anlatsın. keza onur haftasında ki çoğu etkinlikte aynı benzerlikte.
    onur haftası, onur haftası etkinliklerinin ve onur yürüşünün amacı lgbtı 'lerin de toplumun herkes gibi önemli bir parçası olduğu "farklı" olmadıklarını topluma göstermek; onların sorunlarını, isteklerini anlamak olmalı diye düşünüyorum.
    lgbtı'li arkadaşların herkes gibi özgür ve eşit olduğu bir türkiye dileğiyle.
  • entryimde de söylediğim senaryodan biraz saptı ama aksiyondan önce yasak gelmesi de olumlu. ramazan ayında lgbt yürüyüşünün yapılabileceğini düşünmek fazla naiflik malesef. o kültür mozaiği, hoşgörü vs sadece turizm bakanlığının reklamlarında kullanılan kurgu öğeleri.

    mesaj üzerine edit: işbu entryde körü körüne akp karşıtlığı bulunmamaktadır. aynı zamanda lgbt yürüyüşünü de savunmuyorum.
    benim istediğim senaryo ise: hükümet, yetkili merci ve diğer vatandaşların lgbt yürüyüşüne negatif yaklaşım ve söylemlerlerde bulunmamaları, aynı şekilde lgbt bireylerin de mübarek ramazan ayında böyle bir etkinliğin inanan vatandaşları rahatsız edeceğini düşünerek etkinliği ertelemeleri ve ya "uygun" bir biçimde söyleşi bildiri ile geçirmeleridir.
  • fetih diye diye inleyip istanbul'un dört bir yanını felç eden, "vatandaşların güvenliği ve kamu düzeni" sağlama konusunda hiç sıkıntı çekmeyen oratoryo çocuklarının* yürüyüşe izin vermemesi durumu.

    "ramazanda yürüyerek niye insanları provoke ediyorsun?" diyen sığırlara da tek tek kafam girsin. size soracaktı insanlar çünkü ne zaman sokağa çıkıp ne zaman çıkamayacağını. kaldı ki yürüyüş her yıl bu tarihte yapılıyor. yürüyüşün üstüne havadan destursuz inen asıl sizin ramazanınız. tüm dünyada senede bir gün organize olup seslerini duyurmaya çalışan insanlara bile tahammülünüz, özgürlükten bir sik anladığınız filan yok. yürümekten provoke olursunuz, mini etek giyenden provoke olursunuz. öpüşenden provoke olursunuz. ramazanda yiyip içeni görüp provoke olursunuz. aynaya baktığınızda gördüğünüz şeye benzemeyen herkes sizi provoke ediyor. çünkü ilkel, yobaz ve sığsınız.

    "homofobik değilim, harika bir insanım, ben de sizdenim" deyip kocaman bir ama koyarak bu yürüyüşlerin ne kadar "ahlaksız" olduğunu ileri sürüp, iki kişi soyundu diye "o yürüyüşlerde çok kaka şeyler oluyor, çıplak insanlar filan var :(" diyerek yasağı meşrulaştırmaya çalışan arkadaşlar da ahlak ve özgürlük üzerine okumalarını biraz artırsınlar. günümüzde özgürlükler konusunda dünyanın geri kalanına ders verecek düzeyde kendini geliştiren batıya birazcık burnunuzu uzatıp bakarsanız, iki tane meme gördüğü için ahlak elden gidiyor diye aklını kaçıran toplumlar değil, yolsuzluk, cinayet, tecavüz, terör gibi vakalara rastlandığında psikolojisi bozulan, rahatsızlık duyan, ahlak elden gidiyor diye ağlayan toplumlar görürsünüz. gerçek özgürlüğü yüzüne yumruk atsa fark edemeyecek insanların özgürlük üzerine saçmalaması gülünç oluyor.

    varlık mücadelesi veren insanlara "yürümeyin, bildiri filan yayınlayın." diye uzaktan akıl verenler, "ne desem homofobik oluyorum." diye yakınanlar, "bu kadar göz önünde olmak zorunda mısınız? sadece soruyorum" kafası yaşayanlar, çok hoşsunuz. "ailemin, eşimin dostumun eşcinsel olmasını asla istemem" diyerek zaten "sen var olma ulan ayı" diye peşinen yok olmasını ümit ettiğiniz bireyler, üstüne üstlük bir de sizin çerçevesini belirlediğiniz şekilde yok olsunlar, öyle mi? peki :)

    vatandaşlar olmasa ben de devlet yönetebilirdim sanırım.

    ----
    *ifade ekşi destek hesabından gelen hukuka aykırı olduğu uyarısı sonrası değiştirildi.
  • akp'ninparçası olmayı arzuladığı ortaçağ karanlığına doğru atılmış bir adım.
    heyhat, dinci dimağlar ne derse desin o yürüyüşler daha çok yapılacak, bu yapılanların da intikamı elbet alınacak.
  • yüce türk devletinin sözde kişisel hak ve özgürlükleri korumak adına kişisel hak ve özgürlükleri kısıtlamayı seçmesi gerçekten tüm dünya ülkelerinin örnek alması gereken büyük bir yöneticilik başarısı. halkının götünü, çükünü, memesini bu kadar ehemmiyet ve ihtimamla koruyan başka bir devlet yoktur dünya üstünde. hem ramazan'da yürüyüş mü olurmuş. aaa böyle naiflikte görülmemiş şey. hani sanırsın diğer ülkelerde böyle şeyler oluyor da bir biz izin vermiyoruz. dur; japon, amerikan, italyan marka telefonlarımızdan batı medeniyetlerinin bu ikiyüzlü tavırlarını kınayalım.

    birbirinin çüküyle, memesiyle, vajinasıyla, bu kadar kafayı bozmuş bir toplum elbet fırsat bulursa ülkenin asıl sorunlarıyla yüzleşebilir. ama önce am,göt, meme, çük, namus, edep ahlak, haya, gelenek,, görenek bıla bıla...
  • (bkz: diren ayol) !!!