şükela:  tümü | bugün
  • "ben varken ölüm yok , ölüm varken ben yokum , o halde korkacak ne var?" gibi mükemmel bir sözün sahibi.
  • atomcu şair ve felsefeci.

    "varlıklar hiçlikten doğamaz, memmius!
    ve hiçliğe dönmeyeceklerdir doğduktan sonra.
    belki kuşkulanıyorsun dediklerimden
    çünkü gözle görülmez sözünü ettiğim atomlar
    sana bir kanıt daha: görülmedikleri halde
    varlıklarını kabulleneceğin gövdeler üstüne."

    (lucretius, 1974, evrenin yapısı, çev. tomris uyar -turgut uyar, hürriyet yayınları, istanbul)
  • "bedenimizin gereksinimleri o kadar az ki;bedenimizinden acıyı uzak tutalım,kendimize yeni zevkler bulalım yeter.doğamız bundan başka bir şey istemez; evimizin önünde,gecenin geç saatlerine kadar toplanmayan zengin sofrayı aydınlatan meşaleleriyle,altından genç adam heykelleri olmasa ne olur? salonumuz gümüşlerle,altınlarla ışıl ışıl parlamasa,ud müziğinin yankılanacağı oymalı tavanlarımız olmasa ne olur?oysa doğa bize ne lüksler sunar.insanlar dostlarıyla birlikte bir dere kenarında,çimenlerin üstünde,koca bir ağacın gölgesialtında oturup neredeyse hiç para harcamadan hoş vakit geçirip rahatlayabilirler.hele de güneş parlıyorlarsa ve yılın o mevsiminde yeşil çimenlerin üstünde çiçekler açmışsa ne güzel." diyerek insanlara kendi düşüncelerimi anlatma yolunda yardımcı olmuş şair.
  • "de rerum natura" nın yazarı. şair, filozof hayran kalınılacak bir düşünür.
    "ölüm varken ben yokum ben varken ölüm yok" lafıyla beni büyülemiş şahıs. daha sonraları bu sözün benzerini ömer hayyamdan duymamızda mümkün.
    "ben olmayınca bu güller bu selviler yok,
    kızıl dudaklar mis kokulu şaraplar yok,
    sabahlar, akşamlar, sevinçler, tasalar yok,
    ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok."
  • tomris uyar'ın deyişiyle, lükrettin.
    turgut uyar'la birlikte çevirdikleri de rerum natura(evrenin yapısı) kitabının türk dil kurumu ödülü'nü kazanmasının ardından, 28 eylül 1975'te gündökümüne şunları karalamıştır tomris uyar:

    "...ankara'da dostlardan anladığım kadarıyla, hepsi ödülü lükrettin'in alışına en az bizim alışımız kadar sevinmiş. çünkü seveni çok adamcağızın. hayat dolu, zeki, anlayışlı bir arkadaş lucretius, yaman bir şair üstelik; çeviri süresi içinde bildik bir dünyanın ötelerini sezdirdi bana. onu çağdaşım diye düşünüyorum; bizim evde uzun süre kaldığı, gündelik yaşamımıza katıldığı için de lükrettin adını taktım kendisine; kızacağını hiç sanmam.
    bu hızlı günler boyunca, yanımdan hiç ayrılmadı. boyuna onun şerefine bardaklar kalktı. ben de sevincimi gölgeleyen şeyleri unutup keyiflenmeye çalıştım. (bu arada ispanya'da idamlar, mengeneyi kullanacak cellat bulunmadığından 'çağdaş' yöntemle infaz edildi! aferin cellatlara.) ..."
  • "nonne videmus
    qid sibi quisque velit nescire et quarere semper,
    commutare lucom quasi onus deponere possit."

    "görmüyor muyuz
    bocalıyor insan, aranıyor hep,
    yer degistiriyor, yükünü atmak ister gibi."
  • "cocuklarin kor karanliktan korktugu gibi bizde aydinliktan korkariz, cocuklarin karanliktan dehsetle beklediklerinden daha korkunc olmayan seylerden" gibi super bi soze sahip herif.
  • lucretius iyi bir şairdi. ustası epikuros gibi onunda asıl ilgi alanını ahlak oluşturuyordu. lüksün ve tutkuların boğduğu, gizli güçlerle ve gelecekteki yaşayışı ile ilgili batıl bunalımların sarstığı bir dünyada lucretius insanlık için en yüce mutluluğu ileri sürer. bu mutluluk ilgisizlik de ve kesinliktedir.

    evren değişmez yasalara mahkumdur. doğaüstü korkulara yer yoktur. insan atomlardan meydana gelmiş bir bileşimdir ve içinden çıktığı boşluğa geri dönecektir.
  • lucretius iyidir, hostur tamam da modern ve saglam bilimsel dayanagi oldugunu dusundugumuz bir cok argumanin tam bin sene once neredeyse ayni mantik ilkeleri uzerinden one suruldugunu gormek insani urpertiyor biraz.
  • tam ismi ; titus lucretius carus (m.ö. 99 - m.ö. 55) yılları arasında yaşamış, yazılarını bitiremeden çıldırmış, kendi eliyle canına kıymış roma dönemi şair ve filozof. cicero'un çağdaşıdır.
    eksik kalan yazılarını ölümünden bir süre sonra cicero sona erdirmiş, derleyip düzenlemiştir.

    michel de montaigne adlı yazarın denemelerinde de, bu ünlü şairin sözlerine... rastlayabilirsiniz.

    örneğin "insanlar yasatarak yasar birbirini ve hayat meşalesini, birbirine devreder kosucular gibi."

    altı kitaptan oluşan doğa üzerine adlı eseri yazmış olan lukretius , ontoloji (varlık felsefesi) ile ilgili ilkeler geliştirmiştir.

    bu ilkeler varlığın oluşu ile ilgilidir..

    1. hiçten hiçbir şeyin çıkmayacağı

    ve

    2. hiçbir şeyin ortadan kaldırılamayacağı

    bu ilkeleriyle birlikte; demokritos 'un "arkhe atomdur" söylemini kısmen desteklemiş ve kısmende eleştirerek geliştirmiştir.

    maddi cismin ve boşluğun varolduğunu öne sürmüştür.

    lukretius, daha sonra cismi de, bileşik ve basit diye, ikiye ayırmıştır.
    bunlardan bileşik cisimler nesnelere, şeylere karşılık gelirler;
    buna karşın, basit cisimler atomlardır.

    atomun varoluşunu öne sürdüğü için, maddenin sonsuzca bölünebilirliğine karşı çıkan lukretius,
    bir yandan da atomların şekil ve ağırlıkları olduğunu, fakat renk, ses, koku ve tat gibi ikincil niteliklere sahip olmadığını iddia etmiştir.

    herakleitos` 'tan etkilendiği ve herakleitos'un değişme fikrine doğanın değişime zorladığı unsurunu eklemiştir.
    bunu da şu sözüyle anlayabiliriz;

    'her şey değişir ve hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. doğa herşeyi değiştirir ve herşeyin şeklini değiştirmeye zorlar.'...lucretius

    varlığın temeline maddeyi aldığı için materyalisttir diyebiliriz.

    kaynak: ege unv. felsefe bölümü başkanı, prof. ahmet arslan felsefe tarihi ders notlarım:)