şükela:  tümü | bugün soru sor
  • her türlü gideceğim çünkü görevliyim :d
  • "adam kazandı" olayından sonra ne için, kim için gidilsin?
  • oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı. (bkz: emma goldman)
  • biri de benim, sebebi de emek ve emekçi düşmanı bilinç, bu bilinci bu başlıkta görebilirsiniz (bkz: 11 ocak 2019 izmir eshot grevi).

    ortada akp'lileri kötüleyen ama politik bilinci de çok düşük olan bir kitle var. chp bu kitleyle iki şekilde iletişim kuruyor. ilk olarak sağa açılım politikaları, korkak-pasif siyaset yaklaşımıyla bu kitlenin yanlış politik bilincini pekiştiriyor, oluşturuyor. kısaca cahil kılıyor. ikinci olarak da bir ilüzyon içinde onlar aydınlanmış diğerleri çomar mantığıyla onları mutlu kılıyor. oysa yukardaki başlık astar yırtılınca ne kadar fasa fiso oldukları ortaya çıkıyor.

    emek düşmanı neoliberal politikalar, din-milliyeti siya siyasete alet etmek bu akp'nin tanımı. malesef ki chp'nin hedeflediği programı oldu. orijinali varken insanlar niye çakmasını seçsin. siyaseti ekonomi üzerinden yürütmek demeç vermekle olmaz. izbanda belediye işçilere destek verip grevi tcdd üzerine yıkabilir, topu iktidara atabilirdi. bunun gibi birçok fırsat vardı. ancak chp emek düşmanlığını tercih etti. oy verir miyim bilmiyorum ama verirsem de chp olmayacak.
  • benimdir.

    geçen seçim muhalefetin en umutlu olduğu seçimdi. hem chp yönetimi temsilen yeni bir kan ve chp seçmeninin sevgilisi muharrem ince, hem de akp ye yeni bir rakip meral aksener vardı. büyük ümitlerle sandığa gidip üstüne bir de sandık bekledim.

    sonuç ne oldu? anketler açık açık gösteriyor bu iş bitti 2. tura bile kalmayacak. seçim gecesi ysk nin önünde avukatlarimla bekleyeceğim diyen muharrem ince ortadan kayboldu. 1 hafta sonra ortaya cikti. seçim gecesi kendini alkole vurdu insan içine bile çıkamadı. bir tane whatsapp mesajı ile geceyi tamamladı onda da adam kazandı yazdı. şaka gibi. insan sevgilisinden ayrılırken bile yüzyüze konuşuyor. sen milyonlarca seçmeninin karşısına cikamadin.

    meral akşener de aynı. önümüzde anketler var tayyip en çok benden korkuyor dedi barajı zor geçti. o da seçimden 1 hafta sonra ortaya çıktı. sanki hiç mağlup olmamış gibi yüzsüz yüzsüz hayatına devam etti. sonra iyi parti mhp ye yanladi rezalet bir oluşum oldu. ergenekon mağduru komutanlar bile istifa etti.

    bu sonuçlara bakınca iyi ki akp kazanmış diyorum. bu adamlar ülke yönetemez. bu ülkede adam gibi muhalefet yok. hepsinin ayni bokun laciverti olduğunu görüyoruz. sırf akp ye muhalefet için bunlara oy veriyoruz ama çok açık ki bunlar başa gelirse daha beter olacak. aziz gitsin de ne olursa olsun dedim ali koç'un seçildiği gece açık fenerium aradım şimdi küme dusuyoruz.

    aynı hesap. seçim gecesi muhtemelen pubg oynayacağım. beklerim.
  • tabii ki gidip oy vereceğim. sırf vicdanım rahat etsin diye oy vereceğim. bu ülke batarken ben elimden geleni yaptım demek için oy vereceğim.

    oyumun işe yaramayacağını bile bile kullanacağım. ne demek oy vermeye gitmemek?

    bana bu hak verilmiş ve ben bu hakkımı kullanacağım. (bkz: ülke batarken oturup izlemek) böyle insanlardan olmayacağım. sesim çıkmıyorsa, tek başıma bir gücüm yoksa da en azından namusum olan bir oyum var.
  • çok değil iki ay önce ünye ve elbistan belediye baskanları görevden alındı biraz öncesinde de ordu belediye başkanı istifa etmişti. yaklaşık 100 den fazla belediye başkanı şu ya da bu sebepten görevden alındı ya da istifa ettirildi. hatta bu istifalar arasında zorla ve tehdit ediliyorum diye gözyaşları içinde istifa eden bile vardı.
    ve bu belediyelerin arasında istanbul ve ankara gibi ülkenin en büyük iki büyük şehri var.

    bu demek oluyor ki 30 mart 2014 yerel seçimlerinde oy kullanıp demokratik yollarla seçilen kişiler sandık üstü güçle görevlerinden olabiliyorlar. dolayısıyla kullanılan oyların verilen sözlerin hiç bir hükmü kalmıyor.
    bu yüzden ne kazanan ne de kaybeden tarafın verdiği oylar geçerli. o halde sandığa gidelim mi?
  • şu yukarıda yapılan mal mal yorumları okuyunca ben gitmeyeceğim. kılıçdaroğlu ile size mutluluklar beyinsizler.