şükela:  tümü | bugün
  • ekümenopolis belgeselinde gördüğüm mimar. belgesel boyunca ara ara konuşurken gördüğümüz bu hanımefendinin istanbul ve kentleşme hakkında söylediği her bir sözü muhatabına bir tokat niteliğinde.

    "uluslararası sermayenin kendi ülkelerinde yapamadıkları, kendi koruyucu politikaları ya da demokrasi anlayışları nedeniyle, burada çok rahat yapabildikleri mega yatırımların buraya getirildiğini görüyoruz. şu yapılabilir mi yani şöyle bi' soru sormak istiyorum size central park'a siz bir otel yapabilr misiniz? hayır... mümkün değil çünkü oradakiler bilir ki o kentin nefes alıp verebilmesi için gereklidir o alan. yağmur suyunun toprakla buluşması için gereklidir, gitmeseniz basmasanız da
    gereklidir. ama bizde... biz parkların altına otopark yapmayı çağdaşlık zannediyoruz.

    parsel tamamında toprağı yitirip balkona ağaç dikmeyi ekolojik mimari zannediyoruz, orman alanlarında bina yapıp oradaki memba sularında yapay göletler yapmayı ve orada bir cm kare toprak bırakmadan 30 cm karede tavşan yetiştirmeyi doğal hayat zannediyoruz.

    ama ne yapıyoruz "gecekondu bölgeleri kötüdür, kakadır, insanca yaşam yeri değildir" diye o mahalleleri yıkıyoruz, onun yerine her tarafı betonlaştıran, insan yaşamına hiç de uygun olmayan, faraday kafesleri* inşa ediyoruz. şimdi bu akıl almaz bir gidiş. bu gidiş bir krize yol açmasa dahi bu kent en sonunda içinde yaşayanları öldürecek. hele üçüncü köprü de yapılırsa bırakın transit geçişi istanbul'dan geçilemeyecektir."
  • ilk kez bundan üç sene önce üçüncü köprü için kesilmesi planlanan iki milyon ağaca karşı başlatılan iki milyon istanbullu kampanyasında tanışmıştım kendisiyle. o gün bugündür (ve muhakkak ki öncesinde de) üçüncü köprüden emek sineması'na, ülkenin dört bir yanına dağılmış rantsal/kentsel dönüşüm çalışmalarından 28 mayıs'ta gecenin köründe kalkıp geldiği gezi parkı'na kadar her yerdeydi mücella yapıcı.

    kimseye fikrini dayatmadan, emir vermeden, en umutsuzluğa kapılınılan anda dahi gülümseyerek annem diyerek bütün bu mücadeleleri örgütleyen, sürdüren bu kadının yüz binlerce insanın önünde sesi titreyerek nazım hikmet'in ceviz ağacı şiirini okuduğu bu ana tanıklık etmek, tarifi mümkün olmayan muazzam bir şey.

    gölgesi üzerimizden eksik olmasın.
  • kürsüyü gençlere bırakması gereken.
  • barışçıl ve lidersiz bir direnişte
    lider konunda olmaması hayırlı olandır.

    bir şey lerden önden yapılır. ve
    sonra konunun asıl sözcüleri görevini yapar.

    kendisine şu ana kadar olan emekleri için teşekkür ederiz;
    halka desteklerini halk gibi isimsiz, sıradan bir vatandaş gibi devam etmesini dileriz.

    imza:
    halk tan biri ben oluyorum.
  • başbakanın gezi parkıyla ilgili görüşeceği isimler arasındadır.

    edit: bir çok gazetede ismi yer almasına rağmen aldığım mesajlarda kesinlikle olmayacak deniyor.
  • hayatimdaki en degerli insanlardan biri olan cok sevdigim bir abimden dinlemistim esi memik yapici'yi. 99 depreminden sonra deprem bolgesindeki dayanisma gonulluleri ile yaptigi calismalari anlatmisti (bkz: imece evleri). yaşamını sosyalizme adamis yuce gonullu bir insanmis memik yapici. mucella abla'nin onun esi oldugunu ogrendigim de sadece bir mimar icin olabilecek en guzel soyatlarindan biri olan "yapici" soyadinin nerden geldigini degil ayni zamanda gozlerindeki ofkenin, sesindeki catallanmanin, yuregindeki o annenin ve bitmek tukenmek bilmez mucadele ruhunun membasini gormustum.
  • kendisini daha fazla dinlemek istiyoruz, ama anladığım kadarıyla mimarlar odası tmmob tipik "politik partilerin odalar paylaşımı" olayında chp'ye bağlı bir grup. kendisini ve tmmob'dan bağımsız dinlemek istiyoruz

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/23626721.asp
  • oda tv'nin haberine göre, polis evini aramaya başlamış. sözde ne deliller bulacaklar kim bilir.
  • kürsüyü kimselere bırakmaması gereken, söyleyecek değerli sözleri bulunan mimarlar odası'nın ve kent savunucularının çok önemli figürlerinden.