elephant woman

  • 1810
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 yıl önce

enver aysever

dün gece yaptığı programda tutuklu öğrencilerle dayanışma inisiyatifi'nden ahmet saymadi de vardı. programın 23.15'te ahmet'le başlayacağı söylendi, biz de saf gibi oturduk bekledik. ama ahmet tabii ki programın sonunda çıkarıldı ve enver bey, tuluhan hanımın 50 yaşındaki erkeklerin geçirdiği değişimi anlatan kitabını ve belgeselini konuşurken, yine tuluhan hanım'ın iç hesaplaşmalarını ve harun kolçak'ın gördüğü ufoları dinlerken zaman kavramı yokmuş gibi davranıp, konu tutuklu öğrencilere gelince "şimdi zamanımız kısıtlı, son sözleri alalım" demeye başladığı için doğru düzgün konuşamadı bile. bu arada kendisinin, ahmet'in geç çıkarılmaya ilişkin sorusuna trafiği bahane etmesini (bahane diyorum çünkü en son gelen kişiyi ilk sırada çıkarttı), ilk soru olarak "daha önce hiç tutuklandınız mı?"yı seçmesini, siyasi angajman aramasını, iddianameler hakkında belli ki en ufak fikri yokken o şüpheci ve yüksek sesiyle "nereden biliyorsunuz suçsuz olduklarını?" demesini ve duruşmalara, eylemlere gelip okulda, sokakta, adliyede, köşesinde destek olmaya çalışan insanları küçümseyici tavrını da not edelim.

edelim ki, ana akım medyanın kamu yararından anladığı şeyin ne olduğunu bir kez daha görelim. program sonunda ağızdan çıkan "tutuklular, tutuklularımız... kanayan yaralarımız" sözünün ne kadar yavan kaldığını da.

[ayrıca, bir insanı bir mesele hakkında konuşmak üzere programınıza çağırıyorsanız o insan hakkında biraz araştırma yaparsınız, yapmalısınız. bahsettiğiniz yer tutuklu öğrenci platformu değil, tutuklu öğrenci derneği değil. ahmet'in de programda söylediği üzere sözcülük, başkanlık, eş başkanlık gibi hiyerarşi içermeyen bir inisiyatif orası ve ahmet de ısrarla yazdığınız gibi "tutuklu öğrenci derneği başkanı" değil. göz göre göre yapıldığında ayıp demek basit kalıyor.]

devamını okuyayım »