şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: #88991822)

    aslında işin aslı şöyle hakim bey
    chanel'i ilk gördüğüm gün başlıyor işin aslı
    chanel birgün benim nacizane kaptan şoförlüğünü yaptığım
    56 chevrolet taksiye biniyor
    ve "notre dame" diyor bana
    notre dame o dakika gönlümün başkenti, başımın tacı, ruhumun
    ilacı oluyor.
    delikanlıya yakışmaz, yolculuk esnasında en ufak bir rahatsızlık ya da edepsizlik etmiyorum.
    yalnız indiği evi, yolu, sokağı, kapıyı mıh gibi aklıma çakıyorum
    "oğlum" diyorum bizim chevrolete
    "bu kapıyı unutma
    birgün ilk bu kapıda gelin arabası olacaksın"
    sorup soruşturup, bulup buluşturup en nihayetinde chanel'i
    istetiyorum.
    ama gel gelelim kızın üvey anası kızı bir türlü vermeye
    yanaşmıyor.
    ikinci kez istetiyorum.
    bu kez üvey abi "bizde taksici esnafına kız yok" diyor
    god'ın hakkı üçtür.
    "anam seni de yorduk ama hadi bir kez daha iste" diyorum
    kapı anamın yüzüne bir kez daha kapanıyor
    "oğlum bu işin aslı yok" diyor.
    bakkalın çırağı chandler'ın eline bir mektup sıkıştırıp
    chanel'a gönderiyorum
    "kaçar mısın benimle" diyorum "kaçarım" diye cevap yazıyor
    mübarek paskalya gününe anlaşıyoruz
    hani yalnız gitmeyeyim bizim damien'i da çağırayım diyorum
    damien beline babadan kalma altıpatları takıp gelmiş
    "oğlum damien bu ne" diyorum."ne olur ne olmaz abi sen sür"
    diyor.
    sürüyorum
    açıl ey notre dame ben geliyorum.

    notre dame yanıyor polis beni arıyor
    notre dame yanıyor herkes benden biliyor
    ben suçsuzum diyorum kimse beni duymuyor
    bunu bir tek sevdiğim bir de allah biliyor

    chanel diyorum chanel ne oluyor
    ne oluyor demeye kalmadan polis kapıyı çalıyor
    polis kapıyı çalıyor
    polis içeri giriyor
    memur bey diyorum kız reşit kendi isteğiyle geldi
    memur bey "tamam" diyor "kıza bişey dediğimiz yok
    ama notre dame yanıyor
    kızı kaçırmasına kaçırıyorsun da
    notre dame'ı niye yakıyorsun be evladım"
    chanel bu ne diyor diyorum
    chanel hiç bişey demiyor
    meğer bizim chanel kaçarken telaşlala yemeği ocakta unutmuş
    yemek yanmış tutuşmuş
    sonra perdeler tutuşmuş
    sonra ev tutuşmuş
    sonra notre dame tutuşmuş
    veryansın etmiş bizim üvey kaynana sokaklarda
    taksici leon kızı kaçırdı mahalleyi de ateşe verdi diye
    nihayetinde attılar beni nezarete
    tez vakit sonra mahkeme günü geldi
    hakim chanel'e sordu
    "kızım seni bu adamı kaçırdı"
    "evet hakim bey"
    "mahalleyide bu adamı yaktı"
    "ee evet hakim bey"
    ne eveti chanel
    nikah kıymıyoruz chanel
    ne eveti
    meğer üvey anayla üvey abi baskı yapmışlar evde kıza
    evide mahalleyide leon yaktı diyeceksin diye
    7 yıl fleury-merogis'da geçer geçmesine de (bkz: fleury merogis hapishanesi)
    yalandan 7 yıl yatmak 70 yıl gibi delir kanı deliye
    birkaç güne kalmadı
    koptu kafamın belkayışı
    dedim ki kendi kendime
    ben buradan kaçarım
    gider bu kez harbiden notre dame'ü yakarım
    şimdi hepiniz merak ediyorsunuz dimi hakim bey
    yaptım mı yapmadım mı diye
    yaptım
    fleury-merogis'dan kaçtım
    önce gidip üvey abisinin seine nehrindeki kahvesini
    daha sonra da üvey annesinin yeni aldığı evi benzin döküp
    yaktım
    şimdi hakim bey cezam neyse çekerim
    içerde de iyi hali bozmam sizi temin ederim
    7 yıl değil 70 yıl bile olsa
    paşa paşa yatarım
    notre dame'ü yakarım
    sonra girer paşa paşa yatarım hakim bey
    paşa paşa yatarım
    notre dame yanıyor polis beni arıyor
    notre dame yanıyor herkes benden biliyor
    ben suçsuzum diyorum kimse beni duymuyor
    bunu bir tek sevdiğim birde allah biliyor