şükela:  tümü | bugün
  • oncelikle 15 mayıs 2019 tarihinde ekşisözlük platformunda kardesimin actigi kirici ve nahos basliktan dolayi basta ailemdeki ogretmenler olmak uzere tum ogretmenlerden, ailelerinden ve zan altinda kaldigi icin eksisozluk'un kendisinden ve yazarlarindan kardesim adina kendi istegi uzerine icten ozur dilerim.

    karsinizda kanli canli bir insan olarak olanlari etraflica anlatmak ve hem bir kisinin entry'si sebebiyle eksisozluk'un ve yazarlarinin ugradigi haksizligi gidermek hem de kardesimin yanlis bir baslik atarak hic tasvip etmedigim bir bicimde de olsa esasinda anlatmaya calistigi seyi dogru sekilde izah etmek adina bu entry'yi yaziyorum. mesaj fasilitemi de daimi sekilde acik tutuyorum, durumu ozetledikten sonra dahi her turlu iyi kotu yahut kufurlu yorumu okumaya hazirim cunku uslubunun yanlisligini kardesim de kabul ediyor ve zamani geri alamadigimiz icin bu olaylarin yasanmasina karsi uzulmek ve ozur dilemek disinda elinden bir sey gelmiyor.

    bu andan itibaren yapacagim aciklamalar ne olursa olsun attigi basligi cok kirici buldugumu, genc yasina ve meslegini yaparken yasadigi umutsuzluklara ragmen daha tedbirli davranmasi gerektigini kabul ediyorum.

    belki cogunuzu sasirtacak ama kardesim ozel kurumda calisan bir ogretmen. dun oglen saatlerinde malum baslikta yazdigi entry'yi buraya kopyaliyorum cunku icerigi goremeyen binlerce kullanici eksisozluk'te gercekten ogretmenlere hakaret edildigini dusunuyor:

    "öğretmenlik ile fahişelik arasında bir fark yok. ikisinde de bütün işi sen yapıyorsun, terliyorsun, yaptığın işin karşılığını alamıyorsun. müşteri memnuniyeti önemli ikisinde de, karşındakinin kapasitesi ne olursa olsun vermeye çalışıyorsun, adam erken boşalıyor, çocuk çabuk sıkılıyor, sen ise aslansın kaplansın diye rol yapıyorsun..."

    evet, paylasirken tekrar okudugumda kardesimin gercekte ogretmenligin(in) bu denli ayaklar altina alinmasina icerledigini, velilerin ve ogrencilerin tavirlari karsisinda isyan ettigini bildigim halde bu sekilde ifade etmesini onaylamadigimi soylemeliyim. bu baslik acildiktan sonra gercekte neye kizdigi tam anlasilamadigi icin baska yazarlarin tepkisine ugramaya basladi. ardindan gelen mesajlardan ve basliga girilen entrylerden sonra whatsapp uzerinden bana actigi basligi, yanlis anlasildigini ve ne yapmasi gerektigini sordugunda entry'sine bir edit girerek durumu ve niyetini izah etmesini tavsiye ettim lakin yarim saat sonra kendisi silmeyi uygun gordugunu ve ardindan yanlis anlasildigi icin eksisozluk iletisim birimine basligi kaldirmasi icin kayit actigini soyledi. bu eylemi aksama kadar baslik kaldirilmayinca aksam saat 8 civari tekrarlamis, ben de sonradan ogrendim. bu aradaki surecte tum entrylerini silerek 'leyla' oldu, zaten sonrasinda da eksisozluk yonetimi hakli olarak hesabini ucurdu. entry'nin icerigini goremeyen binlerce kisiyse hic tanimadigi, bilmedigi bir insana kabul etmek lazim ki hakli olarak ne yazik ki kin beslemeye basladi. durumu bastan sona ozetlersem kamu vicdanini rahatlatabilecegimi ve kardesimin sanildigi gibi bir ogretmen dusmani degil, meslegine duydugu sevgiden ve umutsuzlugundan yanlis cumlelerle ve benzetmelerle yazdigi yazinin niyetinin o olmadigini anlatabilecegimi dusundugumden acikladim her seyi. bir diger sebebiyse kardesimin ardindan bu kin hem benim hem de kardesimin yillardir takip ettigi ve zaman zaman yazdigi eksisozluk kinine donustu. bir agabey ve bir ekşisözlük yazari ve severi olarak durumu izah etme gorevini kendimde gordum.

    durum bundan sonra ne olur bilemiyoruz. internetten egitim-bir-sen'in dava actigini gorduk. bu saatten sonra yargi karar verecek. olayi ve kardesimin niyetini oldugu gibi tarafsiz bir sekilde anlattim. kardesimle farkli sehirlerde yasadigimiz icin ne kadar uzgun oldugunu sesinden anlayabiliyorum, kendi adina keske yapmasaydim dedigi bir an yasadi. duygu somurusu olarak algilanmasini istemem ama buradaki yazarlara ve bu basligi okuyanlara tek soyleyebilecegim genc bir ogretmeni bunlari yazacak kadar ofkelendiren seyleri goz ardi etmeyin. kardesime ve binlerce ogretmene ozel kurumlarda reva gorulen asgari ucret maasi da konusulsun. o asgari ucreti bile 3 aydir alamamasi da konusulsun. velilerin ve ogrencilerin gozunde degersizlestirilen, hor gorulen, kucumsenen ogretmenler icin de bu denli tepki gosterilsin. genc bir ogretmeni kendisine bu kadar sert sozler soyleten seyler de dusunulsun. gariptir ki baska niyetle yazilmis bir yazi sonrasinda ogretmenlere karsi ortak olumlu bir kamuoyu olustu. keske bu sekilde olusmasaydi elbette.

    son soz tabi ki yine kendisi ogretmen dusmani sanildigi icin, kirdigi, incittigi ogretmenler icin, zor duruma soktugu eksisozluk ve yazarlari icin cok uzgun oldugunun bilinmesini istiyor ve herkesten ozur diliyor. zaten bundan sonraki sinavini yargi onunde gercek niyetini ve kendisini savunarak verecek.

    ve aile her seydir. samimiyetine ve niyetine inandigim fikirlerini daha dogru sozlerle ifade etmeye devam edecegi guzel gunlerimiz olur.
  • oncelikle okumadim durumum yoktu okuyamam da zaten.

    cevap veriyorum: yo kardes hakaret ettigini sanmadik. zira direk kufretti. kutsal meslek olan ogretmenligi fahiselik ile kiyasladi. hic de yanlis anlamadik. yan cizmeye calismayin lutfen. nedir bu ilgi cekme cabasi ugruna degerleri ayaklar altina almak?? baska benzetecek meslek mi kalmadi amk memlekette??
    tanim: son cirpinislar..

    edit: o ne mesajlar yahu inanamiyorum. ogretmenlik kutsal degilmis! bak sen! oteki de diyor ki muhendislik kutsal degil mi? yahu bu ne kin bu ne nefret ogretmenlere karsi hayir duyan da ananizi ogretmenler sikti sanacak. evet amk kutsal degil o halde orospu cocuklari, ogretmenlere kufredibilir.. bu mu??
    edit2: okumadigim icin ben de linc yemisim. ben ona bi sans verdim ilk entrysini okudum. tekrar soyluyorum fahoselikle ogretminligi ayni kefede kabul edemiyorum nolursa olsun. maalesef ikinci bir sansi haketmedigi icin okumadim. ne yani ben herkese orospu cocugu dicem, ama oyke demek istemedim diye aciklama yapacagim sonra. yok oyle..
  • bir insanı öldürdükten sonra "ama o da benim annemi 32 sene önce öldürmüştü" dersen, alacağın cezada hiçbir değişiklik olmaz. o insan ölmüştür, sen de o insanı öldürmüşsündür. gerisi teferruattır. bu yüzden hiçbir faydası olmayan bir yazıdır bu. ha, ortadoğu ülkelerinin spesifik özelliklerinden biri olan (bkz: linç kültürü)ne kurban gitmiş midir, evet gitmiştir; ancak böyle yazılar yazmadan önce de ortadoğu coğrafyasında yaşadığının farkına varması gerekirdi o yazarın.
  • entry'i cok merak etmistim, simdi malum entry'i okudum. anladim ki cok efsane bir linc kulturumuz var bizim, abd'nin linc kulturunu twitter uzerinden test ettigi bir denek ulke falan olabiliriz.

    tanim: insani bir aciklamadir yazarin yapmaya calistigi lakin linc kulturune dusenler bir daha kaldirilmazlar dostum. sen artik olusun, huzur icinde uyu.
  • öğretmenlerin yaşadığı zorlukları gören ve bilen biri olarak öğretmenlerin fahişeler kadar değer görmediğini belirtmek isterim. açılan başlığın üslubu tartışılabilir fakat içerik tamamen doğru. özel sektörde çalışan insanların hangi şartlarda çalıştığını şöyle bir özet geçeyim.

    haftanın 6 günü çalışırsın. 19 mayıs, 23 nisan ve 1 mayıs gibi resmi tatillere deneme sınavı koyarlar, tatil yalan olur gidersin. özel sektörden bıkıp atanmak istersin fakat kaç puan yaparsan yap karpuz sayısı kadar insan aldıkları için atanamazsın. maaşın, devlette çalışan öğretmenin yarısı kadardır. patronların sana maaşını asgari ücret üzerinden verir, eğer biraz daha fazla kazanıyorsan gerisini elden verir. yıl bittiğinde 2 ay işsiz kalırsın. işinde gir-çık yaparlar. sigortan helak olur. sabah 9.00 - akşam 19.00 saatleri arasında haftanın 6 günü boyunca, zorla dershaneye gönderilen çocuklara çobanlık yaparsın.

    sana zorla soru hazırlatırlar. öğretmenler gününde öğretmenler gününü bile kutlamazlar. öğrencilere ne olmak istiyorsun diye sorduğunda bir tanesi bile öğretmen olmak istiyorum demez. öğretmenlerinin yüzüne karşı "bu ülkede yapılacak son meslek öğretmenliktir" derler. velisi gelir, dershaneye bastığı paradan dolayı "bu çocukların neti neden bu kadar düşük?" diye hesap sorar. müdürü, patronu, idarecisi her zaman suçu öğretmende bulur. her gittiği akraba ziyaretinde, her gittiğin arkadaş buluşmasında "neden atanmıyorsun?" diye sorarlar. anlatamazsın.

    milli eğitim bakanlığının 4 senede veremediği eğitimi, milli eğitim bakanlığında çalışan öğretmenlerin 4 senede veremediği eğitim sen tek başına, bir kurumda vermeye çalışır, o bütün öğrencilerin sorusunu çözer, o bütün öğrencilerin velisi ile muhatap olursun. kusura bakmayın ama özel sektörde çalışan öğretmenlerin fahişelikten hiçbir farkı yoktur.

    toplum böyle bir şey. öğretmenlere fahişelerden daha kötü muamele edip bunu dile getirenlerin neden bunu söylediğini sorgulamadan yargılamaya kalkıyor. yazara dava açılması iyi olmuş, umarım yukarıda yazdıklarımı okur da kendisine dava açanların yüzüne çarpar bunları. o kutsal mesleği piç ettiniz. kardeşlerinizi, çocuklarınızı vereceğiniz kolejlerde, dershanelerde çalışan personelin hangi şartlarda orada çalıştığını öğrenin bir zahmet. muhtemelen sizin çocuğunuz kaydolsun diye vadedilen her şey bir öğretmenin sömürülüyor olması demek. siz anca fahişe kelimesine takılın.
  • patavatsızlık yapan bir yazarın arkasını toplamaya gelmiş başka bir yazarın açtığı başlık.

    açıklama saçma ama benim takıldığım nokta bir öğretmenin örnekleme veriş şekli. madem karşılaştırma yapacaksın başka bir meslek seç, fahişe nedir.

    hepimiz zan altında kaldık. dikkat çekeceğim diye saçma sapan şeyler yazıyorlar sonra abisi, ablası, kuzeni gelip ya özür diliyor ya da açıklama yapıyor.

    azıcık kafası çalışan biri zaten böyle bir örneklemede bulunmaz, lafın nereye gideceğini bilir.

    karşılaştırma yapacak başka meslek mi bulamadı. ben yakıştıramadım bir öğretmene bu üslubu.

    ayrıca birkaç öğretmenin el kadar öğrencileri için “ velilerin evde tutamadığı piçlere biz bakıyoruz okulda.” cümlelerini okudum dehşetle. öğretmenlik sabır, sevgi işidir. sabrınız yoksa rica ediyorum yapmayın bu mesleği. biliyorum çok zor ama karşınızdaki robot değil ve bir çocuk için aileden sonra gelen en önemli ve unutulmaz kişi öğretmenidir. bir veli, anne, öğretmen olarak rica ediyorum bu satırları okuyan öğretmenlerden.
  • ben yazmadım ; check et
    anlatılmak istenen farklıydı ; check et
    özür dilerim ; check et

    hala milli eğitim bakanlığının savcılığa suç duyusu da bulunması gerektiğini düşünüyorum

    evet hepsini okudum

    not; umarım kardeşin vardır ve öğretmendir. mahkeme de eğitim bir sen e öğretmenlerin hangi koşullarda çalıştığını gözlerine soka soka anlatırsınız. olumlu yanından bakın eğer anlattıklarınız doğruysa mahkemeden aklanırsınız.

    unutmadan mahkeme kararını bekliyorum. çok güçlü savunma yazabilirsiniz

    edit; ilgili yazar mesaj kutuma yeşillendirdi, yazdı okudum cevap verdim. yazarın samimi olduğuna inanmak istiyorum ama malum troll meselesi ve sosyal medyanın güvenilmezliği. umarım yazarın samimiyeti doğrudur. şahsen ifadelerden tatmin olmak istedim..

    linç etmeden bir okumanızı tavsiye ederim.
  • sözlükte çok acayip bir linç kültürü oluşmuş durumda. pek çok kişi ne yazıldığını okumaya dahi tenezzül etmeden saldırmaya başlıyor. şu meşhur forumdaki sezen aksu tartışmasına benziyor olay. geçmiş olsun.