1. bir zamandır misantropiden muzdaribim. beni bu amansız hastalığın pençesinde inim inim inleten aşağılık şey de bütün eylemleri üremeye/orgazma yönelmiş insanoğlunun bu irrasyonel tavrı ve evrimini buna göre sakatça şekillendirmiş olması. üstelik yaptığının da farkında. şöyle ikili bir süreç var: bir yandan yaptığının aşağılıkça bir uğraş olduğunun farkında, kendini konumlandırdığı yere onu yakıştıramıyor, ama ötede onsuz da yapamıyor, varlığını ona borçlu; bütün güdülerinin altında hayvanlarınkiyle aynı şeyi yattığı halde kendini hayvandan farklı bir yere oturtması.

    yani itiraz ettiğim nokta şu: kardeşim sen kendi kafasını kendisi yönlendirebilen bir uyuşturucu erbabı kıvamında bir mahlukatsın, evrimini neden işeme/sıçma organının zevk duyacağı biçimde yönlendirdin, bu senin boka ve boktan şeylere olan düşkünlüğün değilse nedir? istese atalarımız pekala omuzlarıyla orgazm olmaya kendilerini şartlandırabilir, evrimin ona göre şekillenmesini temin edebilir ve böylelikle bugün sıkışık metrobüs yolculuklarının son derece zevkli bir hale gelmesini sağlayabilirlerdi. ama yok. insanoğlu işte. aşağılık bir insanoğludur bu, ara-insanoğludur.

    (bkz: omuriliksel orgazm)
  2. prosese bakalım: aç-biilaç dolaşan ilk insanların suyun içilebilir bir şey olduğunu keşfetmesiyle başlıyor bütün hikaye. sonra baya bi içtikten sonra bir rahatsızlık, tam da pipilerinde/kukularında hissettikleri bir ihtiyacı dışarı atmak için pipilerini kullanmaları gerektiğini farkediyor ve işiyorlar. tabi bu keşif uzunca bir zaman aldığından ilk çişlerini yapmaları oldukça sıkıştıkları bir zamana denk geliyor. çok sıkışmışken işemenin zevkini hepimiz biliyoruz. işte orda bir zevk olabilir mi diyor, ovuştursam tekrar benzer bir his yaşayabilir miyim diyor (halbuki alakası yok başta) sonra ovuştura ovuştura evrimleştiriyor kodumun çiş organını yapıyor sana cinsel organ? sonra birbirimizinkine sürtüştürelim bak tam da uyuyor falan derken seksi keşfediyor. sonra aynı prosesin göt dolaylarında yaşandığını görüyoruz. bir yere gelince de bütün yaratıcılığın bitiş düdüğü anlamına gelen "ben tamamım, cinsellik bu" diyip köşeye çekiliyor, ve aynı seremoni nesiller boyu devam ediyor, bugünlere geliyoruz. halbuki bilse omurilik soğanında ne hazlar ne lezzetler var... geleceğin insanoğlusu, bugünün katbekat önüne geçecek, o günler yakın, o muştulu günleri omurilik soğanımda hissediyorum. omuriliksel orgazm yaşamayanı aramıza almayacağız o kutlu günlerde. ece temelkuran'ın da bu yoldaki katkılarını görmezden gelmeyecek insanlık, o insanlık herşeyin hakkını teslim edecek.
  3. penise "işeme organı" demekle kalmayıp, masturbasyona "orgazm için işeme organını sürtüştürmek" diyen, i gücü* olmayan oğuldur.
  4. acınası haldedir.
    mesela biz tüm galaksi olarak* götlerimizi tokuşturuyoruz orgazm için. hem götümüzde delik de yok. difüzyonla oluyor her şey.

orgazm için işeme organını sürtüştüren insanoğlu hakkında bilgi verin