şükela:  tümü | bugün
  • osmanli irki turk olmakla birlikte, haremdeki padisah analarinin cogunun gavur olmasi ile kan karismistir. lakin,turk zihniyetinde gebelik olayinin sadece erkeklere verilen spermler sayesinde gerceklestirdigi sanilmaktadir. yani ortada hic kadin olmazsa ureme olgusunun olmayacagini nedense kabul etmezler (bkz: kotu kedi serafettin). dogumu her ne kadar kadin yapsada, bunu sağlayan erkek oldugu icin erkeklere has bir ozellik gibi algilanmakta, harem sultanlarinin irki onem tasimamaktadir. 3 kitada hukum surmus osmalinin soyunda baska irklarinda karistigi acik secik ortadadir.turk olmakla ovunen ve osmanliyi yucelten bu zihniyet tarihi gercekleri gormezden gelmektedir. arapça, farsca, fransizca karisimi olusan osmanlica nasil karma bir dilse, soyumuz olan osmanliirkida karisiktir, saf turk degildir.
  • azınlıkları yurtta tutmak amacıyla, benimsenen devlet görüşü. zira başarılı olamamış, ülke bölündüğü gibi, kaçıp gitmesini istemediğimiz azınlıklar bir güzel sıyrılıp bağımsızlıklarını kazanmışlardır.
  • ülkücülerin ya da ırkçıların ideolojilerinden değildir osmanlıcılık. bir kere günümüzle hiç ilgisi olmayan bir siyasettir. bizatihi osmanlılar tarafından, daha fazla toprak kaybetmemek için üretilmiş bir politikadır.yusuf akçura üç tarz ı siyaset'inde pek güzel anlatır ne olduğunu. 2. abdülhamit döneminde işlerlik kazanmıştır. ideolojik bir hareket olmaktan çok potansiyel pratik faydalarının heyecanıyla yürürlükte tutulmuştur. pratik fayda balkanların elden çıkmasını engellemektir. imparatorluk bünyesindeki gayri müslimleri, "osmanlı vatandaşı" adlı potada eriterek günümüz abd'si olarak tanımlanabilecek bir anlayışı yerleştirmeyi amaçlamıştır. ne var ki tutmamıştır. çünkü 19. yy osmanlı imparatorluğu günümüz abd'si olamadığı gibi, balkanlarda yükselen miliyetçilik ateşi, rumlar,bulgar ve sırpların "yemişim osmanlı vatandaşlığını" tepkisi vermesine neden olmuştur. zaten balkanlar elden çıkıp da imparatorluk toprakları anadolu ve arap yarımadasıyla sınırlı kalınca, osmanlıcılık siyaseti yerini önce islamcılık'a, 1. dünya savaşı'nda arapların büyük satışı sonrasında da türkçülük'e bırakmıştır.
  • kökleri ii.mahmut zamanına dayanan ve tanzimat dönemiyle uygulamaya konulan bir düşünce akımı idi.. ittihat ve terakki partisini etkisi altına almış.. haliyle egemenliği elinde tutan osmanlı ailesinin de resmi görüşü idi..
  • imparatorluğun milliyetçiliğe cevabıdır. 'osmanlı' hanedana verilen isimken, 'osmanlıcılık' siyasetinin uygulanmaya başlamasıyla birlikte imparatorluk topraklarında yaşayan halkı ifade etmek için kullanılmaya başlanmış.
  • "dedemi becerdiğin gibi beni de becer, yattım bekliyorum ey yüce hanedan" demenin kısaltması.
  • (bkz: osmanlıcı)
  • osmanlıcayı türkçe sanan zihniyet işin doğrusunu biliyordur. osmanlıca gramer olarak türkçedir. kelime ve tamlama düzeyinde arapça ve farsça yoğun olarak bulunsa da cümle yapısı itibariyle türkçedir. ayrıca osmanlıcada kullanılan arapça kelime ve tamlamaların birçoğu kendi dillerinden çok farklı anlamlar kazanmıştır.
  • türk karşıtlığının parlatılmış, cilalanmış bir uygulaması.

    türkiye cumhuriyeti'ndeki kurulu düzen.

    (bkz: abdülmecid dedemiz)
    (bkz: hepimiz bizansın çocuklarıyız)
    (bkz: dönmelik)

    ayrıca:

    (bkz: yec'üc ve me'cüc türkler ve moğollardır)
    (bkz: adiyat/#24433726)
    (bkz: yecüc mecüc/#23530394)
    (bkz: yafes/#24434204)
  • osmanlı imparatorluğunda osmanlıcılık; yani osmalılık üst kimliği altında tanzimat fermanın ilan edilmesinden itibaren bünyesinde bulunan tüm kavim, cemaat ve milletlerin din mezhep farkı gözetmeksizin adalet, hürriyet, eşitlik ortamında beraber yaşamalarını temin etmek isteyen bir anlayıştı.bu suretle osmanlıcılık fikri devletin kuruluşunda da yer almıştır.şöyle ki şeyh edebali anadolu selçuklu devletinin konya merkezli arap ve acem etkisiyle türk-islam sentezli olarak yönetimi elinde bulundurmasına karşılık ahilik geleneğinden de yararlanaran yine toplum içindeki farklı millet ve cemaatlere ait bireyleri de kucaklayarak yada hiç olmazsa bünyesine katarak bağımsızlık yolunda osman gaziyi desteklemiştir. devletin kuruluşunda yer alan bu anlayış imparatorlupun dağılması sürecinde, fransız ihtilali’nin yaydığı hürriyet,eşitlik,milliyet farkı ve fikirleri çok uluslu bir yapıya sahip olan osmanlı’yı olumsuz etkilemiş ve savaşların da etkisiyle parçalanmalar başlamıştı. tüm bu nedenlerle osmanlı devlet adamları gelişmekte olan milliyetçilik hareketlerinin karşısında osmanlılık anlayışını devletin siyasi birliğinin korunması ve devamlılığı için ortaya atmışlardır.