morkukuletaliprenses

  • 4771
  • 68
  • 6
  • 0
  • 4 gün önce

büyük iskender

britanya'dan, orta asya'ya, fransa'dan, malezya'ya kadar her yere ulaşan makedonyalı kral. yeryüzünde ondan başka hiç kimsenin hayat öyküsü bu kadar yaygınlık kazanmadı. ondan başka kimse hakkında bu kadar çok efsane anlatılmadı. diogenes'in "gölge etme başka ihsan istemem" dediği komutandı. ibranilere göre hz. süleyman'ıntahtına egemen olan derbend'lere karşı bir set çekerek yecüc ile mecüc'ü engelleyen kişiydi. perslere göre, hindistanın fatihi idi. antik çağların mezopotamyası'nın ünlü başkenti babil'de, iskender, "karanlığı geçerek dünyanın sonuna ve hayatın anlamına ulaşan" kişiydi. ahmedi'nin iskendername'sinde adlandırdığı gibi, ali şir nevai, kaşgarlı mahmut, firdevsi ve evliya çelebi'ye göre çift boynuzlu zülkarneyn idi. hatta öyle ki, annesi olympia, oğlunun tanrısal bir soydan geldiğine inanmış, kocası makedonya kralı philippos bile oğlunun meşruluğundan kuşkuya düşmüştü. iskenderin gerçek babasının amon olduğuna inanılmıştı. hindistan'da tanrı olarak nitelendirilen ilk ve son avrupalı kraldı. doğudaki iskender efsanelerinde; "güneş her zaman onun üstünde parlar ve onun olduğu her yerde yer ve gök daha güzeldir" denirdi. hint mitolojisinde, skanda olarak adlandırılır ve skanda'ya tanrının oğlu sıfatı yüklenmiştir. sanskrit kaynaklarında, iskender, sakti-dhara sıfatıyla adlandırılır ve mızrak taşıyan anlamına gelir. iskender'in en gözde silahı mızraktır. hindu dininde, en önemli tanrılardan biri sayılan şiva'nın oğludur. mitolojide, skanda ile taraka savaşını kazanan skanda yani iskender, "dünyanın barışını yeniden kuran tanrı" kabul edilir.
iskender, batılılar için, "barbar doğuya" giden batı medeniyetinin simgesidir. o hükmettiği topraklara, adaletli ve hoşgörüyü götüren avrupalı bir kraldır. hatta öyle ki, iskender'in perslere gösterdiği saygı ve hoşgörü, makedonyalı silah arkadaşlarını bile kızdıracak kadar fazlaydı. iskender sayesinde sanatta dünyayı saracak yeni bir dönem başladı: helenistik çağ başladı. yunan heykelciliği, doğunun figüratif özelliği ile tanıştı.
tanrı amon'un oğlu, hindistan ve mısır tanrısı, cömert bir kral, yürekli bir komutan. büyük iskender yaklaşık 6 milyon kilometrekarelik bir alana hükmetti. bu coğrafyada 70 kente ismini verdi.
iskender, takvimi değiştirdi. sur kenti kuşatması sırasında, bir falcının bu ayın sonu kentin düşeceğini söylemesi ve aynı günün ayın 30'u olduğunu gören iskender, "bugün ayın 30'u değil, 27'si sayılacak. saldırın askerlerim" dedi, ve aynı gün kent düştü.
dalış çanlarının tarihte bilinen ilk kullanımı iskender tarafından gerçekleşti. rivayete göre, sur kentinin kuşatması sırasında, makedonyalı dalgıçların, fenikelilerin sualtına koydukları savunma öğelerini tahrip etmesini, iskender camdan bir fıçı içinde, suyun altından izledi.
aristoteles'in öğrencisiydi. iskender babası ve aristo'dan sözederken şöyle der; "biri bana hayat verdi, öbürü yaşama sanatını öğretti." iskender 12 yaşında aristoteles'in öğrencisi olduğu sırada, "bir ülkeyi tamamen yokedebilmek için ne yapmalı" diye sordu. aristoteles ise onu yıllar sonra pişmanlık duyacağı bir cümleyle yanıtladı: "kütüphaneleri yakmalı." iskender, persepolis'i ele geçirdikten sonra kütüphanesi ile ünlü kenti ateşe verdi.
pers kralı dara, iskender'e anadolu'dan çekilmesi karşılığında, fırat'ın batı yakasındaki topraklar ile 260 talent altın ve kızını teklif etti. iskender'in en yakın dostu parmenion, "ben iskender olsam bu teklifi kabul ederdim" demesi üstüne, iskender'in "ben de parmenion olsam bu teklifi kabul ederdim" demesi, tarihler boyunca bilinen en ünlü cevaplarından biridir.
dara, gaugamela'da iskender'in karşısına 1 milyon askerle çıktı. komutanlar gece saldırmayı önerdiğinde ise, iskenderin cevabı: "ben zaferi bir hırsız gibi çalamam" oldu. ertesi gün zafer onundu.
iskender, düşmanlarına ve onların ailesine gösterdiği hoşgörü ile tanınan bir kraldı. iskender ile giriştiği savaşta boguna uğrayarak kaçan pers kralı dara'nın, bessos tarafından öldürüldüğünü öğrenince, kralı onursuz bir şekilde öldürdüğü için bessos'u idam ettirdi. dara'nın kızı statira'nın prenses gibi yaşamasını sağladı ve ilk karısı roxanne'den sonra prenses statira ile pers krallığının kışlık başkenti sus'ta evlendi.
atının ismi, bukefalos'tu. 338 kg. altın değerinde olan bukefalos'a kendisinden başka kimse binemezdi ve atıyla konuştuğu bilinirdi. hindistan seferi sırasında bukefalos'un ölmesi üzerine, iskender ırmak kıyısında kurdurduğu kente bukefalya adını verdi.
70 kente ismini veren iskender, babasının bir sefere çıkmasından yararlanarak ayaklanan medarallıların hesabını, henüz 16 yaşındayken gördü. bugünkü dedeağaç, yani aleksandropolis, ismini verdiği ilk kent oldu.
iskender phryhia'yı ele geçirerek gordion'a girdi. gordion'da ucu görünmeyen düğümü çözenin dünyayı ele geçireceğine inanılırdı. iskender kılıcı ile düğümü parçaladı. bunun üzerine tüm makedonlar ve phrygialılar, asya'nın efendisi karşısında selama durdu.
iskender, ölmeden önce arabistan yarımadası'ndaki arapların sadece iki tanrıya inanıp saygı gösterdiğini öğrenmiş, kendisine de üçüncü bir tanrı olarak saygı göstermelerini düşünmüştü. ve araplara tanrılığını kabul ettirmek için arabistan'ı fethetmek istemişti. m.ö 323 yılının 11 haziran'ında ölmeseydi, donanması arabistan'ın istilası için ertesi gün yola çıkacaktı.
çocukken dini törenlerde kullanılan hoş kokulu buhuru avucuna doldurarak ateşe atan iskender, dadısından azar işitmişti. yllar sonra bu pahalı bitkilerin diyarı gazze'yi ele geçiren iskender, küçük bir notla beraber dadısına 2.600 kilo buhur yolladı: "artık tanrılara karşı cimrilik etmezsin."
iskender, babil'den geçerken ilginç bir sıvıyı: petrolü keşfetti.
evliya çelebi, seyahatnamesi'nde, büyük iskender'in vücudunda oluşan dayanılmaz ağrılar için birçok hekime başvurduğunu, şifa bulamayınca da ab-ı hayat suyunu aramaya başladığını anlatır. evliya çelebi'ye göre, uzun aramalardan sonra ab-ı hayat suyunu bingöl yöresinde bulan iskender, sağlığına kavuşur ve kendisini hayata döndüren suya "cennet suyu" anlamına gelen çapakçur adını verir.
hindistan fethinden sonra babil'e dönen iskender, yakalandığı hastalığın onuncu gününde öldü. bu ölümü anlatan birçok öykü, iskender'in zehirlenerek öldürüldüğü konusunda birleşir. iskender'in ölümünün ardından başlayan çekişmeler sonucu, imparatorluk komutanlar arasında bölüşüldü. kırk yıl sonra ise, makedonya imparatorluğu'nun toprakları üzerinde üç krallık hüküm sürmekteydi: makedonya, mısır ve asya krallıkları *.
200 yıl boyunca varlığını korumayı başaran makedonya krallığı, roma'nın karşısında geriledi ve m.ö 149'da roma'nın eyaleti haline geldi.

kaynak: focus dergisi

devamını okuyayım »
05.12.2004 15:39