morkukuletaliprenses

  • 4795
  • 7
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

geyşa

17. yüzyılda japon kentlerinde kurulan geyşa evlerinin ilk ziyaretçileri, sex dışında eğlence, romantik duygular ve entelektüel doyum talep etmişler, geyşalar da bunu sağlamak üzere hayatlarını adamış olan güzelliklerdir. geyşa kelimesinin etimolojisinde "gei" sanat anlamına gelir. geyşa da sanatla yaşayan kişi demektir. tarzları, gündelik olan her şeyi törensel biçimde örten, adi olanı yücelten bir bakış açısı ürünüdür. geyşa, orjinalliğin değil, mükemmelliğin göstergesidir. en yoğun kullanılan tanımı ise, japon erkeklerini çekicilikleriyle büyüleyen tebeşir beyazı yüzlü, kiraz dudaklı ve ipek giysili suskun köleler.
geyşalar, "mizu shobai" * aristokratları olarak bilinirler. "mizu shobai" ise japonların, erkeklerin ten zevkini doyuran kadınların mesleğine verdiği isimdir.
geyşaların yüzünü kaplayan tebeşir beyazı boya, suskunluğun ve yaklaşılmazlığın sembolüdür. kan kırmızısı dudaklar ise cinselliğin göstergesidir.
geyşa evinin sahibesine "okamisan", eğitimde ilerlemiş kızlara "maiko", yeni ve genç öğrencilere de "tamago" * adı verilir. tamagoların başlama yaşı 12dir. maikolar bakire olmak zorundadırlar. ancak "mizu age" adı verilen bir törenle bekaretlerini kaybederler.
geyşaların asıl işi para karşılığı aşk değil, aksine lüks düşler, zarafet ve romantik duygular satmaktır. müşterileri de zengin iş adamları, güçlü erkekler ve gansterlerdir.
geyşa dünyası, gizemli ve duyguludur. ipeksi bir ten, tatamis kokuları, pirinç hasırından yapılmış yer yatakları, ılık sake, güzel yiyecekler, saz ve mistik davul ritimleri dekorlarını oluşturur. geyşa da bu yapay ortamda dingin zevklerin yaratıcısı ve müşterisinin dostu konumundadır.
geyşaları fahişelerden ayıran nedenlere gelince, geyşaların müşterileriyle yatmaları yasaktır. aksi takdirde bulundukları evden atılırlar. en önemli nitelikleri konuşma yetenekleridir. bir geyşa, günlük haberleri, sumo sonuçlarını ve sanat dünyasından haberdardır. ayrıca her daim ince espriler yapar. bununla birlikte geyşalar acıya da dayanıklıdır. yerde, kıvrık bacaklarının üstünde saatlerce oturabildiği gibi, müşterinin saçlarından sürüklemesine de ses çıkarmaz.
yüksek dağlara ve vadilere benzeyen, süslü tokalarla bezenmiş saçları çok acı veren bir yöntemle mumlandığından; bir geyşa saçının bozulmaması için ince bir kumaşla kaplanmış olan tahtaya yatarak uyumayı öğrenir. parmakları kanayana kadar üç telli şamisen notalarını çalmaya zorlanırlar.
20 yıllık geyşa eğitiminden geçen bir maiko, çay seremonisini, klasik dansları da öğrendiği gibi şamisen çalmayı da öğrenir.
koca bir hayatı güzelliğe adamak artık kadınlar tarafından köhne olarak görüldüğünden, son yüzyılda popülerliğini kaybetmiş olup, japonya'da 80bin geyşa sayısı 20bine düşmüş durumdadır.

devamını okuyayım »
13.01.2005 16:17