şükela:  tümü | bugün
  • o kadar cok turk gidiyor ki walking streette tony's diye bir clubde her gece mustafa sandal ve bilumum turkce parcalar caliyor adamin biri ve playback yapiyor sarkinin ustune. bir gece sarhosken adamla birlikte bagira cagira soylemistim. yolda yururken kadinlar tarafindan tacize ugramanin ne kadar zevkli birsey oldugunu da burada kesfettim. 'dunyanin en guzel kadinlari thai erkekleridir' diye bir deyis varmis. cok dikkatli olun, korkunc guzel gozuken transeksuellerle dolu caddeler.
  • sokaklarında farelerin ve fahişelerin cirit attığı şehir. pattaya'yı benim açımdan unutulmaz kılan iki deneyimden biri kadınların değil, erkeklerin tacize uğradığını görmek oldu. kanımca dünyada başka bir örneği yoktur. diğeri ise yüz metrede bir konumlanmış masaj, spa salonları. 200 baht (yaklaşık 15 tl) ödeyerek 1 saat ayak masajı, 600 baht (yaklaşık 50 tl) ile 2 saat thai masajı alabilirsiniz. türkiye'de adama desen ki bana 1 saat aralıksız küfür et, sana 15 tl vericem; siktir git der devamını da getirmez, değil ki masaj yapmak.
  • bangkok'ta indiniz, havalimanından çıktınız taksileri gördünüz. bunlara yanaşıp pattaya'ya gideceğinizi söylüyorsunuz, 1500 baht diyorlar siz pazarlığa başlıyorsunuz 1000 baht falan diye. hayır dedikçe onlar siz ileri yürüyorsunuz diğer taksilere doğru. bunun amacı tamamen görüntü yapmak. sizin anlaşamadığınızı gören, durakta çalışmayan, muhtemelen pattaya'dan yolcu getirmiş ve boş dönmek istemeyen bir taksici yanınıza yanaşıyor. ona da gitmek istediğiniz yeri söylüyorsunuz ve 800 baht diyorsunuz. arkadaş kabul ediyor fakat high-way parasını da siz ödersiniz diyor. o da 120 baht. tamam diyerek atlıyorsunuz taksiye. efil efil 1.5 saat yol sizi bekliyor.

    pattaya'ya geldiniz. etrafta otel bol fakat sizin de vaktiniz bol. biraz yorulsanız da yürüyün otel arayın. odaları görün öyle tutun oteli. her fiyata otel var. odada klima olmasına çok dikkat edin. klimanız yoksa intihar etmek ile eşdeğer bir deneyim yaşarsınız her gece. benden bir tavsiye isterseniz balitaya resort çok güzel. second road'da bulunur burası. mercure otel'in arkasında. seven eleven'ı sorun. orayı geçince ikinci sağ. havuzu var, hoş bir terası var, masaj servisi var, ücretsiz taksi servisi var, internet servisi var, her gün oda temizliği var. güzel yani. ücreti de uygun. geceliği 45 tl.

    yemek için bana göre tek alternatif mc donald's. burger king domuz eti de satıyor ki bu ürünlerin hepsi aynı tezgahta pişiyor. pizza hut da keza aynı. domuz etli ürün satmayan tek yer mc. pattaya'da her yerde mc ve seven eleven bulabilirsiniz. türk restorantlarının hepsi kapanmış sadece 2 tane açık var. birisi anatolia birisi de anadolu sofrası. anatolia'yı bilmiyorum fakat anadolu sofrası her ne kadar ürünlerini türkiye'den getirse de pilavında ve kuru fasulyesinde o yörenin kokusu var. yenmiyor. fakat menemeni güzel. bir de ekmek kullanmıyor thailer. burada ekmek de bulabileceğiniz yegane yer. he bir de ayrıca ayran var.

    denizi, kanalizasyon sistemi pek olmadığı için kirli. girilebilecek yerler daha çok lüx otellerin olduğu taraf. çünkü orada kanalizasyon arıtması var. hilton, amari gibi otellerin olduğu yani yüzünüzü okyanusa dönünce sağ tarafınızda kalan bölgede denize girilebilir. zaten oradaki beachi göreceksiniz.

    bir yerden bir yere gitmek için moto-taksiler ve tuk-tuk isimli taşıma araçları var. moto-taksiler'e adres sorduğunuzda eğer sorduğunuz binanın önünde dahi olsanız size oraya yürüyerek gidemeyeceğinizi söylerler, buraya uzak olduğunu söylerler. 30-50-80 bahta götürebileceklerini söylerler ya da fiyat söylemeden okey okey come on derler sizi çağrırılar. binmeyiniz. illa bir araca binecekseniz tuk-tuk tercih ediniz. tuk-tuk'lara vereceğiniz para da adam başı 20 baht 30 baht gibi bir fiyat. eğer gideceğiniz yeri bilmediğinizi anlarlarsa size 500 baht gibi bir fiyat çekebilirler. sakın o parayı vermeyin. orta uzaklıkta bir mesafeye en iyi 100 baht verin. o da kaç kişi olursanız olun tek fiyat, adam başı değil. o durumda siz kiralamış oluyorsunuz tuk-tuk'u.

    alışveriş yaparken mutlaka pazarlık yapın. kesinlikle ilk söyledikleri fiyatı vermeyin. örneğin bir maket helikoptere ilk etapta 4500 baht fiyat veriyorlar. elinize hesap makinesini alın hemen. oradaki en büyük ortağınız hesap makinesi. son kertede 1500 bahta düşebiliyorlar. hem de orta boy falan değil büyük boy maket helikopter, tl ile 75 liraya geliyor.

    gelelim gece hayatına. uyumayan şehir istanbul diyorlar ya bildiğin yalan. 24 saat boyunca efektif olarak herhangi iki zaman dilimini alın hiç bir fark göremezsiniz. yaşayan bir şehir. ara sokaklarında bir çok güzel bar var. hepsinde mutlaka hayat kadını vardır. büyük bir kısmı da bu işi hayat kadını olarak yapmıyorlar. ilginç bir felsefeleri var. parasızlık çok olduğu için mutlaka para istiyorlar, en azından taksi paralarını ve yemek istiyorlar. bu normal geliyor, sanki sevgilinizmiş gibi düşünüyor onlar 1 geceyi beraber geçirdikleri insanlar ile. içki çok ucuz. sabaha kadar eğlenebilirsiniz bu mekanlarda. fakat şunu söyleyeyim bonkörlük yapmaya kalkarsanız size pahalıya patlayabilir çünkü orada kadınlar pek ellerini ceplerine atmazlar.

    en meşhur yeri walking street. burada çok güzel canlı rock müzik yapan bir bar var. yamulmuyorsan tuna bar. bir de avrupalı kızların çalıştığı king solomon adlı mekan var. buraya kesinlikle girmeyin. ben sadece nasıl bir yer diye bakmaya girdim, ortam aynen aksaray mode on. şöyle bir girip baktım, toplasan 10 dakika durmadım sağdan soldan bişeyler, lan hop noliy falan diyerek anlayana kadar 3000 baht hesap verdim kaçtım. 10 günlük konaklamaya 4500 baht verdiğimi söylersem gelen hesabın kalınlığını anlayabilirsiniz. allahtan tl karşılığı ucuz da acıtmıyor. hemen burasının yanında king's seafood var. sahibi türk. orada güzel deniz yemekleri yiyebilirsiniz. bu caddenin sonunda mixx club var. pattaya'nın 1 numarası ki bana göre gördüğüm en eğlenceli mekandı şimdiye kadar. burada üst üste bir çok kez asya'nın en iyi dj'i seçilmiş dj domination 4 gün sahne almakta. gerçekten işinde 1 numara olduğuna karar verdim. burada turistler ile yerli halk yoğunluğu aynı. burada takılıp da kimseyi ayarlayamamak ancak bir mucize demektir. kaç tane go-go bar, mekan gezilirse gezilsin geceyi sonlandıracak yer mutlaka burasıdır. bira 160 baht, votka 200 baht, kokteyller 220 baht, viskiler 330-380 baht. hemen burasının alt katında limalima var. mekanın sokağının girişinde rus kızlar var zaten hemen rus turistleri toprak toprağı gurbette siker ayağına hemen kapıp yönlendiriyorlar. o nedenle mekan sanki sırf ruslara çalışıyor. uzak asya'ya kadar gidip de hedefi rus olanların dikkatine. alcatraz go-go barın showları da izlemeye değer. ayrıca sexy airlines da ayrı güzel. zaten sokak üzerindeki bir çok mekan pek güzel. showları zaten ayrı dünya. jakuzi showunu da izlemeden geçmeyin. lucifer bu konuda tavsiye. yine karnınız acıkırsa sokak üzerinde mc donalds mevcut.

    bir de pattaya'nın her yeri masaj salonu kaynıyor. bütün gün etraftan duyacağınız şey; "hi massage, thai massage, body massage" cümlesidir. eğer camekanlı bir yerde masaj yaptırıyorsanız zaten toplu yapıyorlar mutlu son beklemeyin. ki zaten 200 baht. o da 10 tl ediyor. masajları süper illa mutlu sona gerek yok mutlaka yaptırın. eğer odada masaj yapıyorlarsa masaj sonunda mutlu son soruyorlar zaten. sormuyorlarsa da sonuçta ayıp olmayan bir ülkedeyiz ve turistiz. siz sorun. 200 baht daha versem 300 baht daha versem body masaj yapar mısın ya da işte parasını söyleyin ima edin istediğiniz şeyi. body masaj konusunda honey isimli salon burasını tekellemiş. zaten her motor-taksici elinde görürsünüz. zaten onlar da hep bum-bum diye diye etrafınızda geziyor. bum-bum demek pompiş demek. honey'de kadınlar bir cam paravanın arkasında oturuyor. 2 renk kokartları var. kırmızılar 1500 baht maviler 2500 baht. seçiyorsunuz size masaj yapıyor 1 buçuk saat. jakuzi, su yatağı, normal yatak sıralaması ile.

    bir de en önemli şey. enfiye. eczaneden mutlaka enfiye alın. yemeklerinde kullandıkları yağ bizim sanayide kullandığımız yağ. 2000 derecede koku kalmıyor ama 50-100 derecede o koku dayanılmaz. alışmak 2 gün sürüyor ama o 2 gün burnunuzu koparıyor. bir enfiye alın, zaten yerli halkın elinde paso ondan. sürekli çekin durun, rahat olursunuz alışana kadar.

    denize girmek için adalar var. gemi 30 baht. mixx'in karşısındaki iskeleden kalkıyor. mixx'in nerde olduğunuzu söylemiştim, unutanlar yukarı baksın hatırlasın unutmasın işte pratik olur. adalara gidin. kumsalı sanki un dökmüş gibi bembeyaz. suları turkuaz mavisi. mercan adaları da var, orayı da görmek lazım mutlaka.

    muson yağmurları oluyor dönem dönem. hani bizim burda paldır küldür yağan yağmurlar varya onu düşünün. o yoğunlukta yağmur usul usul düşüyor tepenizden 15 dakika. sonra da 5 dakika geçince her yer kupkuru.

    ilk aklıma gelenler bunlar, başka şeyler geldikçe editlenecek burası.
  • - bangkoktan 1,5 saat otobüs mesafesinde, taylandın güzide tatil beldesi.
    - yakınındaki amerikan üssü nedeniyle sex cenneti olarak meşhur olmuştur. (hiç şaşırmadım)
    - denizi genelde bulanıktır, yüzmek içinizden gelmez.
    - sabahın 06:00 ında bile şıp şıp terleyebilirsiniz. nem oranı çok yüksektir.
    - halkı fakir sayılır. $10 gibi cüzi bir miktara 1 saatlik masaj hizmeti alabilirsiniz. (sadece masaj)
    - walking streette paso gavurlar dolaşır. bu sokakta bol bol go go bar bulabilirsiniz. sokakta biri yanınıza yanaşıp içinde fahişe fotolarının bulunduğu katalog gösterirse şaşırmazsınız.
    - kime para verseniz size şükranlarını göstermek için avuç içlerini birleştirerek önünüzde eğilirler. bunu marketteki amcada yapar go go bardaki çıplak kız da.
    - yamruk yumruk, kuşu ötmez, yaşlı avrupalı erkeklerin ölmeden önce uğradıkları yerler arasındadır.
    - taylandın genelinde olduğu gibi dinlerine ve krallarına çok bağlıdırlar.
    - her daim pazarlık yapabilirsiniz, 10 dolardan 1 dolara kadar fiyat düşüşü yapabilirler.
    - gidilip görülesi ancak fazla kalınmaması gereken yerdir.
  • ne istersen onu elde edebileceğin bir yer. şu laf ne kadar da doğasına aykırı aslında tayland'ın ve budizm'in. daha da doğrusu buradaki insanların.
    aklınızda nasıl bir yer canlandırırsanız onu size veriyor diyelim hadi. hem de verirken hiç zorluk çıkarmıyor. ben giderken çok büyük önyargılarla gittim. açık konuşacağım beni tanıyan ve aklında farklı yerlere koyanlar buradan sonrasını boşuna okumasın. hiç hoş şeyler yok.

    birincisi buraya açık hava kerhanesi deniliyor. doğru, aynen öyle. sokakta ve yollarında sikemeyeceğiniz hiçbir şey yok. parasını sor, az ya da çok. sikersin. içine sokar, 2 saat eğlenirsin. 1000 bahta (1 tl 12 baht, yani 83 tl) rüyanda göremeyeceğin şeyleri sikersin. para verme yine sikersin. yürüyen veya yürüyemeyen, sorman yeterli.

    hele ki sorgulamazsan acayip eğlenirsin. misal kadının karnında çatlaklar görürsün bir sürü. sormazsan, sadece sırtını dön domal dersen olay sadece eğlence olarak devam eder. yok sorarsan 4 çocuk der. 25 yaşında, 4 çocuk. çocuklar nerede? orada burada. sorma işte orada bırak. olmaz. sorarsın. sen sormazsın belki. soran olur işte. okuyorum der. bu sadece birisi.
    sen sorma zaten, işte orada bırak. duyar kasmaya gerek yok.
    yine sorarsın. 21 yaşında. 1 çocuk annesi. çocuk yaşlı ebeveyn namına birilerinin yanında. arada fotoğraflarını gönderiyorlar. kolunda gebelik önleyici implant (implanon). niye? kondom taktır? yok. istenmiyor. para al? gerek yok, çok yakışıklısın.

    iyi de niye? para mı? dedim ya amk paranın, para burada köpek. para kıyafet ve bakım malzemesi. acayip yüksek topuklu ayakkabılar. boyu 155, giydiği topuk 20 cm.
    para her yere taksiye binmek. anlamsız anlayacağın. zaten onlar da pek anlam yüklemiyorlar. yükledikleri bir anlam vardıysa bile paylaşmıyorlar. karın doymasına da pek gerek yok, yemiyorlar. ölecek açlıktan. surinamdakiler görmesin sizi. yese 50 baht. kaldığı yer ortak. aylığı 700 baht. e ne sikim arkadaş?

    sabah saat olmuş 6. dışarısı yanmaya devam ediyor. daha doğrusu hiç soğumadi ki. standart. 28 ila 32 derece arası. yağmur yağacak gibi sürekli bulutlu veya bazen aşırı güneşli. ben bakmadım ama bir bakıyorsun sağanak yağmur diyorlar. ben gözümle görmedim ama bilirim. az evvel kameradan gösterdi birisi, bardaktan boşanırcasına yağıyor. az sonra güneş açar deseler inanırım ki şu an gece 5 orada.

    ben 5 gün gibi oldukça kısa bir süre kaldım. buna rağmen hayata dair tüm algılarım sikilmiş durumda. yanlış anlaşılma olmasın edebiyat parçalayıp görüyor musun ne tazeleri sikiyorlar muhabbeti yapmıyorum. duyar falan da kasmıyorum. üstelik paralı seks, seks işçiliği gibi kavramlara bakışım da bellidir. işte zaten bu bakış açımdan ötürü şu an kafam dönmüş durumda. böyle seks işçiliği mi olur lan? go go barda mama var. pezevenk gibi düşünebilirsin. ıslak köpüklü masajda da ruslar veya çinli abiler var. var da amına koyayım insomnia, i-bar, mixx ve diğer yerlerde ne var? para var. sonra para yok. para ne ki lan?

    özbek var burada. özbek istiyor 7000 baht. 90-60-90. seni sevdi 3500 baht (100 dolares). 1 saat işçilik için. bedava orospuluk olur mu oğlum? bedava olduktan sonra orospuluk olur mu?

    vay boş bulduğum deliğe koyayım. nasıl kafa lan bu?

    200 baht veriyorsun tam 1 saat ayağına masaj yapıyor. 20 tl bile değil. öyle yalandan karının sen yataktayken 5 dakika yaptığı türden değil. sikko spor salonundaki sözümona thai kızlarının yaptığı ne idüğü belirsiz masajdan da bahsetmiyorum. üstelik alelade bir sokaktaki alelade bir kızın yaptığı masaj bu. 20 tlye böyle sanki son masaj yaptığı ayak-bacak seninkiymiş gibi masaj yapıyor. 20 tl'ye bunu yaparken gülümsüyor. gülümsedi ya kesin verecek. ah kemal abi be!
    deli gibi gülüyorum oğlum, aklın almaz. karşında kavruk tenli kocaman gülümsemeli bir kız. öyle saf gülümsüyor ki ağzını yüzünü sikesin, o saflığın üstüne attırıp kirletesin gelir. öyle güzel gülümsüyor. kız güzel mi? değil belki ama gülüşü güzel. gözleri gülüyor. parayı kasaya verdin. ayakların belki kokuyor (ki koktuğuna emin olduğum herifler masaj yaptırıyor). buna rağmen niye gülümsüyor bu kız?
    23 yaşında adı phphphp (pim, pom, pon, phon, phugi ebesinki). merak etme ben nasıl onun adını anlamıyorum o da benimkini anlamıyor. al sana gülecek bir şey daha. kahkaha lan bildiğin. gülümseme değil. sorsan hadi gidelim, belki gelir belki gelmez. sormaya gerek var mı? elinden tut, gelir. mesai bitince tabii. sormazsan gülümser. otobusünün arkasından bile gülümser. o tutmadığın eli bile sallar.

    gündüz vakti sokaktasın, yürüyorsun. birisi gülümseyerek dibine kadar geliyor. hi. vay orospu! hi denir mi yolda yürüyen adama. hi back to you. nasılsın? iyiyim. sen nasılsın? bir de hayrola? şaşkınlık. çok uzunsun. sağ ol. sen de çok incesin. sağ ol, sadece uzun olduğunu söylemek istemiştim. hediyesi kocaman bir gülümseme ile yürür gider. ardından bakakalırsın. burada görsen aynı muameleyi yapacağın çıkarımın haddi hesabı olmaz. gülmedi de sordu verecek olur.
    bu defa avm'de yanından geçerler. kıkırdarlar. hayrola dersin, el sallar, yürür giderler.
    şehrin ruhu mu orospu? senin ruhun orospu amın evladı. sen olayı hiç anlamamışsın. anlayabileceğini de zannetmiyorum.

    walking street saat 01:30. bıyıklı maraş dondurmacısını geçtikten sonra sağda liseli konsepti gogo önündesin. koluna yapışmış 2 tanesi. "aşkıım" (türkçe dublaj var, altyazı yok). yanağından öper misin? içeri gir. kucağa oturması, ellemesi, azıcık da senden hoşlandıysa öpmesi 175 baht (15 tl). kendin bir şeyler mi içiyorsun 200 baht da o. ehhh.
    az ileride dünyanın en salak olayı. kız oturmuş su dolu varilin üstünde. yanındaki mekanizma bağlı kocaman bir hedefe. elde toplar, 100 baht (10 tl) 5 top. atıyorsun. kız düşüyor. kuru olan diğer bir kız geçiyor platformun üstüne. yeni geçen de 20'li yaşlarında. hava sıcak. sıkıntı yok. ama anlam? amerikan kolej-festival sikko işleri bunlar.

    angel'a mı gittin. götü sivilceli genç kızlar ortadaki platformda. kız arkadaşlarıyla gelmiş çinli ve ingilizler kenardaki oturma yerlerinde. pinpon topları yine 100 baht 5 tanesi. atıyorsun orta yere, kapışsın kızlar. at bir kahkaha? attın mı? aferin. devam.
    20 bahtlardan çıkar (1,5 tl) yumçuşla şimdi. haaah. bunları at sahneye. nasıl da yerlerde birbirlerinin üstünde sürünüyorlar. mis.

    aşık olmak mı? ebenin. çok zor. senden hoşlandığını düşündüğün kız sana bu çocuktan hoşlanıyorum ama bana yüz vermiyor diye boy boy fotoğraflarını gösterir. gösterdiği çocuk çemçük.
    sabaha kadar öpüşürsün, götüne kadar her yerini sikersin. güzeeel. doymadın mı yalat. ohh.
    yetmedi mi lan? daha hala mı? al hadi gururunu da yalat. öncesinde para verdiysen bile bundan sonrası sana bedava. ara, anında gelirim diyor. motoru var, seni taşırım bile diyor. haydi sor şimdi ne iş yapıyorsun? 19 yaşında. masaj salonunda masöz. bugün akşama kadar 6 defa blowjob yapmış. neee, ağzını mı yıkattıracaksın, yooook artık.

    orada işte line, tinder. arka arkaya mesajlar. para mı ulan? para köpek birader. para olsa sadece, anlarsın. başka bir şey bu. ve işte bunu anlamıyorum. sonra açık hava kerhanesi.
    niye bunca ladyboy olm? bir açıkla hadi. buyur. tuktuk üstünde ayakta kendini, yanındakini pazarlayan 16'lık henüz erkek geleceğin ladyboyunun mantığını açıkla bana. almanca bilen, ingilizcesi düzgün bu çocuk yanında bir kız oturmasına rağmen niye senin dizini okşuyor? oracıkta siktirecek kadar ne oldu? saat sabah 5:30 lan!

    ortada bir sevgi açlığı var. toplumsal garip bir şey. pattaya'yı görmemiş adama bunu anlatabileceğimi zannetmiyorum. görene de anlatamayabilirim ya neyse.
    muhtemelen ilerleyen yaşlarımda gider buralarda uzunca bir süre yaşarım. 45 yaşında elde 20'lik kızla avm gezerim. oradan oraya çekiştiririm. sübyaeaaann. isyeaan.

    şaka bir yana öyle anlamsız, alacam başımı gideceğim tribi değil lan bu. görmedin anlamıyorsun. gitsen de anlamayabilirsin. sik, sok. onların tabiriyle bumbum. hala mı anlamadın lan? ben de anlamadım vallahi. anladığını düşünüyorsan da helal kank. hadi git götünü parmakla.
  • bu sehrin walking street mekanindaki istanbul restaurant'in tabelasinda "clean food - you can trust us" yazar.
    "digerleri iseyip siciyo yemeklerin icine" minvalinde olan cumleyi mekan sahibi "gardasim her yerde kertenkele akrep bocek mocek yiyo bu ibneler. o yuzden yazdik" seklinde acikliga kavusturmustur.
    aslanim benim.
    (bkz: evlere senlik)
  • simdi disneylandi dusunun boyle hep ilgi cekici seyler falan. aha bunun eriskin versiyonu pattayadir. ailenizin muhabiri pattayadan bildirdi.
  • pattaya'ya nasıl varılır? ulaşım için;

    - şehire uçakla geldiniz. suvarnabhumi'ye indiniz. bangkok şehir merkezine veya pattaya'ya nasıl gidebilirsiniz? cevabı burada

    - şehire uçakla geldiniz. don muang airport'a indiniz. bangkok şehir merkezine veya pattaya'ya nasıl gidebilirsiniz? cevabı burada

    - bangkok'tan geliyorsanız, ekkamai metro istastonunda inip, 130b karsiliginda otobüs bileti alabilirsiniz.

    - qatar airways ile pattaya havalimanına direkt ulaşım ile gelebilirsiniz.

    - peki geldiniz ama nasil doneceksiniz? taxi harici seceneginiz bell travel service. ınternetten biletinizi aldiktan sonra, otel lobinizden minivan ile alinip, bangkok'taki ucusunuza goturulursunuz. (ayni hizmet havalimanindan da var) sitesini inceleyiniz... tik online olarak odeme yapabilirsiniz.

    konaklama; gece hayatına tapsanız dahil etrafında veya altında bar ve restaurant bulunan bir oteli seçmeyin. seçtiğiniz otelden rezervaston yapmadan önce google maps'ten sokağa bakın. otelin önü-arkası-sağı-soluna bakın. pattaya 7/24 yaşayan bir şehir. kimse sürekli müziğin olduğu veya sürekli tay yemeklerinin koktuğu bir odada kalmak istemez. diğer bir ipucu ise aşağıda yazdığım songthaew güzergahında bulunursa tadından yenmez.

    alışveriş için ucuz şeyler de var, pahalı şeyler de... öncelikle pattayasaisong road denen ikinci caddeyi kullanın. central festival'in arka kapısından çıktığınızda, sırtınız central'de olacak şekilde sağ çaprazınızda valiz satan yerleri göreceksiniz. onun iç kısımlarında gizli bir lokal avm göreceksiniz. buradan alış veriş yapın ve tabii ki pazarlıkla. özellikle valiz ve çanta almanızı öneriyorum. hediyelikleri de buradan alabilirsiniz. 7/11 ve family smart marketleri her yerdeler. uzun dönemli kalacaksanız hipermarket olan big-c öneriyorum. big-c soi 3 tarafında central marina avm'de.

    central festival içinde orta kısımdaki boşluklar panayır olarak değerlendiriliyor. çok güzel, çok cici şeyler sudan ucuza gidiyor... central festival neresi derseniz kaldırın kafanızı, hilton'u görüğünüz yerin altı oluyor kendileri.

    diyet için mükemmel bir yer. yemek yemeden günlerinizi geçirebilirsiniz. her yerde meyve satan tezgahlar var. özellikle küçük ananasları tercih edin. büyüklerinden daha lezzetli. su iç, tropikal meyve ye, yüz... al sana güzel bir diyet.

    eczane bulmak isterseniz central festival'in en alt katında görebilirsiniz. hani lazım olur filan. sözlükçü arkadaşlara duyuralım buradan.

    yemek için fast food sevenlere sevindirici haberlerim var. bundan 5 yıl önce sayıları çok sınırlıyken, şu anda hemen her yerde mc, bk, kfc var. ayrıca starbucks sayısında da artış var. özellikle starbucks'ta sık kampanya oluyor. 3 al 2 öde filan.

    genel görünüm ise geriye doğru gidiyor. bundan 5 yıl önce küçük rusya gibiydi. sokakta gördüğünüz her 10 kişiden 5i rus'tu. ekonomik sebeplerle gelemiyorlar. bu boşluğu ise hindistan'dan gelen turistler kapatıyor.

    gece hayatı için yorum yapmak istemiyorum. her yerde yazılıp çiziliyor walking street, beach road, soi 6 ve daha niceleri. çiftlere de walking street'te bulunan canlı müzikleri öneririm. özellikle rock ve r&b sağlam gruplar sahne alıyor. canlı müzik diye bizdeki gibi 5 katı hesap ödemiyorsunuz. 1 bira için ödeyeceğiniz 200b civarı. giris kisminda sag tarafta kalan rock street bar bu isin ustadir.

    yüzmek için koh larn'a gidilirdi. hala da tek alternatif burası. ancak 5 yıl önce buradaki kumlar beyaz iken, şimdi sarı. deniz suyunda tekne yoğunluğundan kaynaklı motor yağları net gözüküyor. gitmek isterseniz walking street sonunda sağ tarafta teknelerin yanaştığı yere gidin. saatler zaten yazıyor. 20 baht tek yön, 1 kişi ücreti.

    songthaew, diğer bir deyişle dolmuş. expatların deyimiyle "baht bus". sizler de tuk tuk dolmuş olarak biliyorsunuz. bunların kimisi pattaya-naklua yolunu izlerken, çok büyük çoğunluğu beach road - pattayasaisong road arasında döner durur. ücret 10 baht. fazlası değil. tüm rotalar için şu pdf'i indirmenizi öneririm.

    soi buakhao çoğu türk burayı bilmez ama 100b karşılığında ayak masajı yaptırabileceğiniz, haftada 2 gün pazar kurulan bir dar sokak. dar ama epey uzun. görmenizi ve alışverişte ölücülük yapmanızı tavsiye ederim. geceleri ise dönüşüme uğrayıp, tüm pattaya gibi gece hayatı severlerin merkezi durumuna dönüşüyor.

    safari ve kaplanlar için gitmeyin derim. hayvanların doğa yerine kapalı tutulması beni irrite ediyor.

    fare bunlar her yerde. kurtuluş yok. ama tavsiyem beach road üzerinde yürürken palmiyelerin altından geçerken dikkatli olun. azımsanmayacak kısmı hindistan cevizleri için ağaçların üstüne tırmanıyor. yani kafanıza fare düşebilir.

    sanctuary of truth görmeden dönmeyin...
  • birkaç haftadır asker ve polisin belirli mekanlara ciddi baskınlar yaptığı şehirdir. seks turizmi için binlerce kilometre yol tepen abazan kardeşlerimiz, abilerimiz biraz dikkatli olsun bu aralar.

    olayın çıkış noktası, ingiliz gazetelerinin pattaya için "açık hava genel evi" yazmış olması. bizim başbakan pirayut da "yok canım ne keranesi, yok öyle bir şey." demesi üzerine, bunu kanıtlamak için askerler ve polisler, yanlarına gazetecileri de alarak bir bir basmaya başladılar mekanları (walking street ve soi 6 başta olmak üzere).

    bazılarına önceden haber uçurdular, bazılarını harbiden bastılar. geçen bastıkları bir short time odada ingiliz bi ihtiyarı bir fahişeyle bastılar bunu çarşaf çarşaf yayınladılar haberlerde, ibreti alem hesabı akjsdhakjfaşsljfdşk "bakın basıyoruz, yakaladıklarımızı affetmiyoruz" hesabı. herif rezil olduğuyla kaldı tabi...

    neyse uzatmayayım, şu an görünen durum;
    - barlara air short time odaları istemiyorlar. çoğu mekan şu anda bu tip odalarını kapattı. bazı bar yöneticileri "renove ediyoruz" falan geçiştirmeye çalışsa da, olayın aslı göt korkusu tabi... mekanları kapatmıyorlar ama mekanların içinde (üst katlarında vs.) geçici oda, veya mekanla bağlantılı kısa süre kullanımlı oda vs. istemiyorlar. ha, görmezden geldikleri de tonla mekan var tabi hala. gogo'da, beer barda "bu garıyı beğendim alayım bi yuharı çıhayım" diyen dayılar biraz dikkatli olacak.

    - tamamen çıplaklık istemiyorlar. yani şöyle diyeyim, kızlar gene oynuyor tabi ama eskisi gibi öyle rahat rahat üstlerindekileri çıkarıp atmıyorlar. polis bastığı anda topluyor çünkü o şekilde yakalarsa.

    - beach road civarında takılan fahişelere biraz takıklar. hani, hintlilerden, araplardan falan fırsat kalır da onlarla takılmayı düşünürseniz siz bilirsiniz.

    - afrikalıları toplama kampında toplar gibi topluyorlar resmen. kamyon kamyon doldurmuşlar gene dün gece, haberlerde çıktı hemen. benim zenci bacılarıma ayrımcılık yapıyorlar. sanırım afrikalıların hepsini toplarlayıp deport edecekler.

    dediğim gibi, mekanların çok büyük bölümü açık, ama short time olayı baya azaldı. illa ben cinsel seks yapacağım derseniz, alıp otelinize götüreceksiniz. afrikalıyla takılmayacaksınız, beach road'dakilere takılmayacaksınız, soi 6'da temkinli olacaksınız.

    gelişmeleri de bilahare yazarım. ya da yazmam bana ne amk açın haberleri okuyun işte.

    orhan tv muhabiri orhan pattaya'dan bildirdi.

    edit: kasım 2017 itibariyle her şey aşağı yukarı eskisi gibi.
  • herkesin burayı en az bir kez görmesi gerektiğini düşünüyorum. pattaya, kendimi film setindeymiş gibi hissettiğim şehirdir.
    ilk gün, şehrin dinamiklerini anlayabilmek amacıyla sahilde bulunan otelimizden çıkıp walking street'in sonundaki limana kadar yürüdük. yaklaşık on bin tane fahişe gördüğümüzü tahmin ediyorum.
    yaşlı adamların küçük kızlarla el ele alışveriş yapması, sokaklara taşan gogo barlar, travestiler, sokaklarda nadiren gördüğümüz erkek nüfus, menü göstermek amacıyla önünü kesenlerin yemek değil, cinsel içerikli menüler gösterdiğini ilk fark ettiğin an vs..
    ahlaki değerleri öyle bir sarsıyor ki, değer yargılarını korumak amacıyla insan kendini, içinde bulunduğu bu dünyadan soyutluyor.
    kendini film setinde gibi hissetme olayı bu noktada başlıyor.
    sonrasında tercihe göre herkes kendi filmini çekmeye başlıyor.
    pattayada eğlencenin sınırı yok. gerçekten 24 saat yaşıyor bu şehir. sahil boyunda kurulu bulunan açık pazar, marketler, barlar, masaj salonları ve fahişeler gözünüzü açtığınız andan kapadığınız zamana kadar hareket halindeler.

    şehrin merkezi yani sahil şeridi ile iç bölge arasındaysa keskin farklılıklar var. walking street'i de içinde barındıran sahil şeridi fuhuşun merkeziyken, iç bölgelerde daha sakin bir yaşamı seçen farklı meslek guruplarından aileler yaşamakta.

    devasa büyüklükte, şahane bir doğal yaşam parkı olan (bkz: nong nooch tropical garden) mutlaka görülmesi gereken yerlerin başındadır fikrimce.
    fil safarisi ve timsah şovları yapılan doğal parkları tavsiye edemeyeceğim. bir hayvan sever olarak oradaki hayvanların çalıştırılma şartları beni çok üzdü. uyuşturulan, zincirlere vurularak çalıştırılan, iğneli sopalarla yönlendirilen, doğal yaşam alanlarından alınmış filler, timsahlar, kaplanlarla dolu bir ticarethane. beni en çok üzense annesinden ayrılmış bir bebek fili getirmeleriydi. annesinden ayrıldığı için güvensiz ve agresif olan bu bebek fil, oyalanması için verilen yiyecekleri ve bambuları oraya buraya savurdu, yere vurdu, kırdı döktü, zincirlerini çekiştirdi ama kurtulamadı, ortalığı ayağa kaldırdı. sonra da kendi etrafında dönmeye başladı.
    dünyanın öbür ucuna gidiyorsunuz. elbette görmekte fayda var. fakat sıkı bir hayvan severseniz birlikte gittiğiniz insanlar kahkaha atarken siz bir köşede ağlayabilirsiniz.

    motorlarla ya da yerli halkın da kullandığı vapurlarla (bkz: koh larn) adasında denizin ve güneşin keyfine varabilirsiniz. yarısı denizin içinde, yarısı kumsalda kalacak şekilde yerleştirilmiş şezlonglarda singha içip karides yemek, mutluluk demek. fakat dikkatli olmak gerekiyor. ekvatora yaklaştıkça alıştığımız güneş farklılaşıyor. sıcak tabii çarpıyor. yüzler şişiyor , vücud haşlanıyor.

    (bkz: singha) adlı taylanda özgü biralarının içimi çok rahat, keyif verici.
    bol deniz ürünü var. her yerde (bkz: sea food) restaurantlar bulunuyor. ekmek pahalı ve tüketilmiyor.
    her köşe başında (bkz: 7 eleven) marketler zincirinin bir şubesi var.
    son tavsiyem ise (bkz: durian) yemeyin! olacak. bu kötü kokulu, bozuk kavun tadındaki meyvayı yedikten sonra alkol tüketimi karaciğer faaliyetlerini etkileyerek ölüme sebebiyet verebilmekte imiş. buraya kadar geldik; her türlü yerel besini deneyeceğiz diye durian satın aldığımızda bu bilgiden haberimiz yoktu. üstüne alkol aldıktan yaklaşık üç saat sonra istifra ile başladı, ateşle devam etti ; türkiye'ye sıtma süphesiyle titreye titreye döndüm. bir ay süreyle istirahat etmek durumunda kaldım.