şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'nin bir kısmında, en ateşli tartışma mevzusudur bir zamandır. diğer kısmının ise, bundan haberi bile yok. paralel ülkelerde yaşanıyor resmen.
    tartışmalar süresince kim ne demiş, şuradan ulaşılabilir:

    http://www.risalehaber.com/news.php?cid=34
  • üstad kadir mısıroğlu'da bu olaya çok büyük tepki göstermiştir.

    risale-i nuru sadeleştirmek ihanettir.
  • kur'an mealine pek tepki göstermeyen insanların tepki gösterdiği bir durumdur. sebeplerinin risale jargonunun kaybolması, çoğu kelimesi normal insanlar tarafından anlaşılmayan risalelerdeki mistik etkinin azalması ve açıkçası risalelere kutsiyet atfedilmesi olduğunu tahmin etmekteyim.
  • (bkz: rinu)
  • fasülye gibi nimetten saydıkları sıradan kitapların etrafında dönen nurcu hezeyanları. sadeleştirirsen ne olur, sadeleştirmesen ne olur? kutsal kitap muamelesi çekiyorsunuz, çekmeyin et bademler
  • aptal adamların art niyetli işi.

    risale-i nur'u bitirmek istiyoruz diyemiyorlar da, sadeleştireceğiz diye geçiştiriyorlar.

    anlayamıyorlarmışmış...

    kardeşim yanına ya mütaalaa yapacak bi babayiğit alacaksın o zaman, ya da lugat alacaksın eline, biraz kafa yorup anlayacaksın.

    senin tembelliğin yüzünden eserin orijinalliği niye bozulsun?

    kaldırın o dümeni.
  • hiç gerek olmayandır, hatta elin çinlisi, arnavutu, yedi milletten insanı alıp eline lügatı okumalı ve anlamalıdır...
  • bu kitapların 130 dan fazla dile çevrildiği günümüzde , neden türkçe'ye sadeleştirilmediğini anlayamadığım meseledir. ben de biliyorum arapça daha zengin bir dil , ve arapçadaki bir kelimenin açıklaması türkçedeki on kelimeyle bazen anca açıklanabiliyor. fakat günümüzde neredeyse başka bir dil gibi gözükecek şekilde dilimiz değişmiş durumda. hiç anlamadan tekdüze okumak yerine en azından biraz daha sedeleştirilmişini okumalarında sakınca görmüyorum insanların. üstelik ben sadeleştirilmiş versiyonlarını da okudum , öyle yaygara çıkarıldığı gibi sığlaştırılmış gelmedi bana.eserlerin orjinallerini de okudum ve her okuyuşumda farklı şeyler kattı , fakat hiç okuyamayan ve anlayamadığı için de kitabı okumaktan vazgeçecek insanlara sadeleştirilmiş versiyonunun çıkarılmasını yanlış bulmuyorum.
  • (bkz: kendini aşağılamak)
    bir şey için de emek harca. ne güzel üslup olarak benzersiz bir kitap. hiç açıp okudun mu ki anlaşılmıyor nutukları çekiyorsun. türkçe kıt bir dil anlattıkları türkçeyle ifade edilirse eser yozlaşır. üslubu zarar görür. eline kitap almamış insanlar, bir kaç kez okuduktan sonra aşinalık kazanıyorlar. siz kimin zihnini küçümsüyorsunuz. öyle bir üslup ki edebi, içten ve bazen de olabildiğine kişisel. okunanlardan yararlanılan kişinin iç dünyasını, kabiliyetine göre değişiklik gösteriyor. sen ne hakla bunu bozarsın. yazarı zaten böyle bir izin vermemiş etik olarakta saçma. boş verin siz ya açın sonsuz nur falan okuyun. miraç kelimesini merdiven diye çevirin falan.
  • bu risale-i nur denilen kitaplar fikir kitaplarıdır,edebi eserler değildir.pablo neruda'nın şiirlerini idrak etmek istiyorsan ispanyolca bilmek gerekebilir,charles baudelaire'i idrak etmek için fransızca bilmek gerekebilir.

    muvakkat yerine geçici,ihtiyar yerine arzu,istek,tenvir etmek yerine aydınlatmak...bir düşünceyi açıklamak için arapça-farsça-türkçe yazılmış satırları şu anda konuşulan güncel kelimelerle ifade etmek neden sıkıntı oluyor ?
    çünkü nurcu kardeşlerimiz bu kitabın kutsiyetine inanıyor.allahu teala ilham buyurmuş saidi nursi hazretlerine.hiç kıvırmaya gerek yok.gerçek budur.