şükela:  tümü | bugün
  • dün gece küçükçiftlik park'ta konseri vardı, gittik. üstü ve etrafı kapalı, ses sistemi başarılı güzel bir ortam kurulmuş kurulmasına da hava buz gibi olduğundan hafiften götümüz dondu amk. insan soğuğa da bir çare bulur, neredeyse yanımdakilerle sevişecektim ısınabilmek için. neyse efem, konser güzeldi, ben rufus beyimizi ilk kez "live" dinledim, fevkalade güzel bir sesi var, boğazının hırıltısını yediğimin! bir de o buz gibi bakışlarının altında meğer yıldız tilbe gibi bi karı yatıyomuş, çenebaz bi abimizmiş kendisi. konserden ufak ufak notlarım:

    -sahneye jean paul gaultier imzalı renkli bir kaftanla çıktı. kaftanın hikâyesini anlattıktan sonra "aslında biraz türk işi olmuş di meeğ? sultanlara benzedim ayol, gay sultan fihihihi" şeklinde fingirdeyişlerini görmezden geldim.

    -kocasına yazdığı şarkıyı (argentina) seslendirmeden önce "kanada'da gay evliliği var, fıstık gibi koca aldım, ay ama burda böyle şeyler yapılmıyo di meee? eminim ki gay evlilikleri "top of the list"tir hahah" şeklindeki iğneleyici ezikleyişini hatırladıkça gülüyom. pislik aşslfdksşdlg.

    -en sevdiğim şarkısı going to a town elbette, ama seslendirdiği yeni şarkılardan argentina ve friendship'e de bayıldım! çok içli yazmış yavrım.

    -"liza minelli" tiplemesiyle rufus arasında kağıttan okumalı türkçe diyaloglar eğlendirici olsa da liza'nın seyirciyle kurduğu diyaloglar -bizim seyircilerden kaynaklı- biraz muzipti. seyircilerden birkaç öküzün edepsiz şakalarını kendilerine saklayamayışları ortamı -değilse beni- birazcık gerdi.

    -"gay messiah" şarkısı öncesindeki rocky mizanseni aşırı saçmaydı, unutmak istiyorum.

    -son olarak rufus'un şarkı aralarında sürekli reklam yapması ve gerek cd'lerini gerekse web sitesini falan pazarlaması biraz iticiydi, bırak bebeğim alacak olan alır, bağış yapacak olan yapar zaten, bunu sen yapma di mi?

    -web sitesinden bahsederken "ay burda web sitelerine girebiliyo musunuz bilemiyorum tabi ihihihi, keep fighting çocuklar" falan şeklindeki politik-sarkastik sözlerini de kayda geçirmekte fayda var.

    zamanın nasıl geçtiğini anlamadım, gayet güzel bir konserdi, hele bir şarkısını tamamen çıplak sesle söyledi ki konserin bence doruk noktası orasıydı. ama nedense dışardan biri gelip de ülkemdeki gelişmeleri kulaktan dolma şeylerle -sırf lâf olsun diye- küçümseyici bir tonda değerlendirmeye kalktığında hafiften bir irrite oluyorum. tam da bu yüzden keşke sahnede baştan sona sadece rufus olsaydı ve keşke sadece şarkı söyleseydi demekten de kendimi alıkoyamıyorum. 60 bin dolar bağışlayıp kendisiylen akşam yemeği yiyecektim, vazgeçtim asfksdlş.
  • türkiye'deki gelişmeler ile ilgili kullandığı ifadeler, kendisinin küçümseyici tavrından çok, sanırım iyi duyamamaktan yahut dile yeterince hakim olamamaktan kaynaklanan bir yanlış anlamnın peşisıra kişide oluşmaktadır.

    özellikle gay evlilikler ve türkiye'deki direniş ile ilgili ifadeleri tam olarak şöyle idi:

    "türkiye'de pek çok mesele ile uğraştığınızı biliyorum. ve sanırım gay evlilikleri bu listenin tepesinde değildir. ama birgün olacak."

    "türkiye'de sorunlarla boğuştuğunuzu biliyorum. fakat ne yazık ki içeriğine çok hakim değilim, detaylarını bilmiyorum. ama lütfen savaşmaya devam edin."

    kısacası, istanbul konserinde bu ülke ile iligli hiçbir sarkastik ve küçümseyici ifadesi olmadı. gay evliliklerinin birgün listenin tepesinde olacağı ifadesi de, bu ülkeden ziyade, dünyanın geneline yönelik bir espiri idi.
  • tanım getirmek lazım sözlük girişlerinde... ya da bir örnek vermek lazım. ben çok seviyorum bu adamı, olmaz mesela. everybody knows sahne performansının hastasıyım, bir takım şiirsel tadlar buluyorum şarkı söylemesinde ve sahnede duruş hallerinde, ne güzel bir adam yarabbieammm buuu falan dersek, son derece öznel bir takım yargıları şuracığa kümelemiş oluruz. boş yere işgal etmiş oluruz şu güzide yeri. ama işte, the one you love, ama işte poses, beauty mark, ın my arms... şu an ben bir şarkı söylüyorum neonlarından uzak, konuşmak gibi şarkı söylemek. ve sorular... peki mesela bu insan, bir insan sahnede nasıl bu kadar güzel gözükür ki... madonna çarpıcılığından, nick cave karizmasından, çok güzel bir kadın söyleyin mesela işte onun ışıltısından farklı bir şey... o kadar da sade bir şey... kaşından gözünden başka bir şey... nasıl bir şey biliyor musun, sahne olmasa, piyano olmasa, şarkıları olmasa olamayacakmış, sakat kalacakmış gibi bir hal var üstünde. öyle ona ait durduğu yer. bir tamamlanma hali üstünde. ve bu tamamlanma halini görme hali benim üstümdeki de... objektif olacağıma dair söz vermediğim için mutluyum. seviyorum, tutmayın beni. sağolun.
  • leonard cohen i'm your man belgeselinde seslendirdiği everybody knows için,
    http://www.youtube.com/watch?v=eeycnw4wbtc
  • across the universe yorumu insanda "insan değilsin" deme hissi uyandıran yetenek abidesi.
  • going to a town adlı şarkısıyla kilitleyen bir adamdır. (bkz: kilit olmak) iksv bu adamı getirirsen sen getirirsin duy sesimi.
  • sevgili rufus,
    ben bu yaz istanbul'a gidemiyorum. uzun süredir içinde yaşadığım dinginliğin ardından dayanabilirim sanmıştım ama bu turne çok yordu beni. malum, yaşlanıyorum .
    sen, lütfen, gider misin?
    sincerely..
    l. cohen
    **************
    el-kohen'den böyle bir yazılı bir not alması üzerine 8 temmuz'da istanbul'a gelerek, cohenkonseriiptali hastalığından muzdarip olanlara merhem sürecek olandır.
    mesih gibi bir şey. ben de yalancı gibi bir şeyim.
  • hayatla sevişiyor izlenimi yaratan adam.
  • bir gün bir yerde konserine rastlanırsa, daha önce hiç dinlememiş birinin bile koşarak izlemeye gitmesi gereken sanatçı. evet cinsel kimliğini de öne çıkarıyor ancak ne güzel ki, bundan çok daha fazlası kendisi. üstelik komple kişiliğini yansıtma tarzı da hayranlık uyandırıyor şarkıları ve sesinden bağımsız olarak. ruhunu, tüm açıklığı ve samimiyetiyle, korkusuzca kitlelerle paylaşıyor. ayrıca, her iki cins ve ara bölgedeki herkes üzerinde aynı etkiye sahip olabilmesi, sadece sesini dinleyen ve hakkında başka şey bilmeyenleri bile buna dahil etmesi son derece dikkate değerdir.
    facebook'ta adına açılmış gruplardan bazılarını listeleyerek, tüm dünyadan insanlar üzerindeki etkisini özetlemek mümkün olabilir:

    rufus wainwright
    rufus wainwright appreciation society
    the rufus wainwright lovers group
    rufus wainwright - tickets
    the rufus wainwright lederhosen appreciation society
    rufus wainwright is the soundtrack to my life.
    rufus wainwright is divine!
    cigarettes, chocolate milk & rufus wainwright
    rufus wainwright makes my heart stop
    rufus wainwright is a god!
    i want to have sex with rufus wainwright's voice
    rufus wainwright makes me damp in the pants.
    rufus wainwright makes me wish i had a dick
    those who do not appreciate rufus wainwright are lunatics
    rufus wainwright's voice makes me angry.
    martha wainwright is even better than rufus wainwright
    a call for rufus wainwright in israel
    rufus wainwright, red lipstick and bling = sex!
    rufus wainwright pretty much has the best voice ever
    lesbians who desire rufus wainwright
    rufus wainwright: what's that all about?
    that's enough, rufus wainwright.
    rufus wainwright has a sexier voice than any other gay canadian
    i'd turn hetero for rufus wainwright...oh wait..fuck!
    gay messiah: the rufus wainwright appreciation society
    who the fuck is rufus wainwright?
    rufus wainwright will be my baby daddy and our child = the gay messaih.
    obsessed with rufus wainwright
  • bir kadına sarılmak ister gibi şefkatli, bir erkeğin kollarında uyanmak ister gibi hevesli o'nun müziği.
    şefkatle hevesi her daim yanıbaşında hisseder gibi.
    müziğin cinsiyetinin olmayışı gibi. evet, aynı onun gibi.