amelie

  • 4811
  • 4
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

diş teli

bazen braketlerin* arasına gerilen telin burularak düğüm edilen uçları yanak ve dudak içine batarak yara eder. mum falan yapıştırılır üstüne. bi de braketlerin şeffaf olanları vardır artık, teknoloji ilerlemiştir. yeni nesil tellilerde eskilerin ışıl ışıl gülümsemesine rastlanmaz, uzaktan normal bile sanılabilirler. bi diğer iğrenç hayal ürünü unsur da, üst çenedeki bazı dişlerle alt çenedekiler arasında gerilip takılan lastiklerdir. braketlerin üstündeki minik kulpçuklar arasına gerilen, bildiğimiz paket lastiğinin küçüğüdür bunlar ve her yemekten önce çıkarılıp atılırlar. ayrıca sabit olmayıp, sadece arkalardaki iki dişin üstündeki iki halkadan, iğneye iplik takar gibi geçirilen ve uçları ağızdan dışarı çıkan gem tabir ettiğimiz tak-çıkarlı modeller vardır. enseden elastik bi nesneyle bağlanır bunlar, hatta abartıp kafatasını örümcek gibi kaplayan, çeneliği olan modelleri de vardır ki allah muhafazadır. esas tedavi bittikten sonra takılan damaklıklı modele aparey de denir. bi süre sonra el kullanmadan, dille şakırt şukurt takılıp çıkarılarak oynanmaya başlar onunla. plastik damak kısmı ise hayal edilemiycek kadar kötü kokar. sabit teller çıkarıldıktan sonraki ilk hissiyat tuhaftır. yanak ve dudaklara içerden temas eden kaygan yüzeyli yumuşak dişler bi süre iğrenç bile gelir insana. bi de, uzun süre tel takmış insanlarda sürekli ağzı kapalı gülümseme alışkanlığı yerleşir. bununla mücadele edilmelidir çünkü toplumda göğsünü gererekten gülümseme hakkı olan azınlıktır artık onlar.

devamını okuyayım »
05.03.2003 23:08