şükela:  tümü | bugün
  • muzaffer ilkar'ın nihavend makamında ki, hatrı sayılır derecede güzel bir tsm eseri.

    sözleri de şöyledir;

    sensiz her gecenin sabahı olmayacak sanırım. ah dertliyim
    kararan gönlüme güneş de doğmayacak sanırım. ah dertliyim
    mehtaba yalvarır, semadan geleceksin sanırım. ah dertliyim
    sana bir can ile bağlıyım, seni canım sanırım. ah dertliyim
  • nihavend'de bu kadar ağır şarkı azdır benim için. için.
  • gölgede kalmış bu güzel şarkının sözleri tam olarak şöyledir:

    sensiz her gecenin sabahı olmayacak sanırım
    ah dertliyim

    kararan gönlüme güneş de doğmayacak sanırım
    ah dertliyim

    mehtâba yalvarır, semâdan geleceksin sanırım
    ah dertliyim

    sana bin cân ile bağlıyım seni canım sanırım
    ah dertliyim

    sabite tur gülerman'ın enfes yorumu: http://www.youtube.com/watch?v=cw5yw8fshni
  • muzaffer ilkar'ın en sevdiğim şarkısıdır. sakin başlayıp aniden hızlanan bir yağmuru andırıyor. solist, şarkıya başladığında, insan öylesine bir dörtlük, sıradan bir şarkı zannediyor. yağmurlar yağsa da hoş, yağmasa da diyerek meydan okuyor. fakat daha ilk mısranın sonundaki "dertliyim" hitamında anlıyor az çok, dertli olmasa da derde gark olacağını...gelişini umursamadığı (hoş, bu pek umursamamak da değildir ya) yağmurların altında sırılsıklam âh çekiyor.

    şarkıyı şarkı yapan da bu âh'lar zaten. terennümlü şarkılara müptelâlığım bir başka...kahir ekserinin beyhude bulduğu o sözleri pek severim. tennenni, terena, düm tenadir ney ve âh...şarkıların bütün efsununun bu lakırdılarda saklı olduğuna inanırım. güftenin üzerindeki esrar perdesidir bir nevi. esasen ben bu terennümlerin gizlediği mânâların peşindeyim. gerçi âh, gizli bir mânâ taşımaz. iki harf ve bir hece ile maksadını âşikâr eder. belki de bu yüzden güftedeki yeri şahane nağmelerle taçlandırılmıştır.

    bulabildiğim bütün kayıtlarından dinledim sanıyorum. fakat hiç biri, akşam karanlığında, trafik telaşında iken, trt nağme'de dinlediğim kaydının lezzetine erişemedi. yanılmıyorsam alp aslan söylüyordu. o davudi sesin şarkının inceliğine yakışır şekilde kırılıp dökülmesi beni perişan etmeye yetmişti. hele ki o âh çekişleri...

    ya da, hakikaten her şarkının bir demi var.
  • çaydan yanmış beynim, yazı yazmaktan tutulmuş parmaklarımla bile gidiyor.

    dem'i mey yapan şarkı.

    çiğdem yarkın'dan dinlenesi.

    http://www.youtube.com/watch?v=6prio8a4xc8
  • önce acıyla yükselen sonra çaresizlikle sönen ah'ların şarkısı.