namutenahi cizgi

  • 1526
  • 2
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

şimdiki aklım olsaydı

derler ki; kaderin binbir vechesi vardır, insanoğlu o binbirin içinden çektiği birisini seçer, yaşar.

kader netameli mevzu, benim anladığım kadarını anlatmaya kelimelerim yetmez. fakat bu üç kelime, çok tehlikeli. bir girdap gibi çekiyor insanı içine. şimdiki aklım olsaydı; onu seçmezdim, şunu söylemezdim, oraya gitmezdim, burada durmazdım, yapmazdım, etmezdim. ya da tam tersi, yapardım, giderdim, yine olsa yine söylerdim.

üstünü biraz kazısak altından bitimsiz dünya meylimiz çıkıyor halbuki. biraz itiraf, biraz da kibir. sonradan da olsa doğruyu buldum ya da zaten hep doğruydum. değişik bir ruh hali. insanın kendine çektiği numaralardan en fiyakalısı gibi. ben bu numaraları yemeyi severim. büyük bir merakla dinlerim söylenenleri, içimden geçenlerin peşine müthiş bir heyecanla düşerim. "şimdiki aklım olsaydı" hikayelerinin ısrarcı takipçisi, en az "geçmiş zaman olur ki" masalları kadar müptelasıyım. öyle olsaydı nolurdu acaba diye düşünmekten kendimi alamıyorum. salt pişmanlık değil bu, bazen hiç ilgisi bile yok. sadece merak. bugünümü çok halletmişim gibi diğer ihtimallerimi merak ediyorum. bugünün sınavlarından yüz akıyla çıkmışım gibi muhtemel kaderlerimi kurguluyorum.

ne demiştik, mevzu netameli esasen. serde ipin ucunu kaçırmak da var, marty mcfly gibi, başka bir yerde, başka bir zamanda kendinle karşılaşmak var. çok zor olurdu ve çok kaotik. zamanın bizim için lineer bir kabulden ibaret olduğuna şükreder oluyorum bir kez daha. iyi ki zaman tamamen algılayamayacağımız bir mefhum. iyi ki bir varsın, bir yoksun ile sınırlı.

"şimdiki aklım olsaydı" ile başlayan macera "bugünüme çok şükür " ile bitiyor. aradaki cevelan ile de oyalanıyoruz işte...

devamını okuyayım »