namutenahi cizgi

  • 1513
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 ay önce

arkadaşın ölmesi

bir temmuz sabahı alınan haber. yayılan mı demeli yoksa? malum, kara haber...
bir önceki pazar gecesi yurtdışı gezisinden dönecektir, ailesiyle birlikte. 5 yaşındaki kızını götürmüş, 2 yaşındaki oğlunu bırakmıştır. geziye gitmeden önceki güne kadar beraberdik halbuki. anlatacaklarını dinlemek için gelişini bekledim. pazar gecesi uçaktan iner inmez, şimdi geldik, yarın görüşürüz minvalinde atılan bir mesaj. ve hayattaki en büyük pişmanlığım, ertesi gün buluşacağımız için o gün bütün işlerimi bitirmem sonucu oluşan yorgunluktan o mesaja cevap yazmaya üşenmem. "ok" bile yazmadım. yaşadığımız şehre gelirken uyumuş o da o gece. biraz rahatlatan tek şey varsa o da bu. ben de uyudum çünkü. sabah ev telefonu çalıncaya kadar. en yakın arkadaşınız üstelik bir de kuzeninizin eşiyse kara haberin yayılma hızına ulaşmak ne mümkün...o yıl dünyanın en güvenli otomobili seçilen bir araba ile, hızlı olmadığından ve uyumadığından emin olan kuzen kaza yapar, ön koltukta oturan baba hafif yaralanır, sol arkada ve ortada oturan anne hafif yaralanır. annesinin kucağındaki 5 yaşındaki dünya güzeli arabanın tavanına yapışır. sağ tarafta oturan, dünyalar güzeli arkadaşımın boynu kırılır. oracıkta can verir. kuzenin bilinci hiç kapanmaz, hemen ambulans çağırır, gelir. yaralılar hastaneye gönderilir. "biliyordum, onun orada öldüğünü daha o dakikada anlamıştım, herkesten ses geliyordu, onun sesi hiç çıkmıyordu, allah'ım bana hiç değilse evlat acısı yaşatma" diye dua ettim " diyerek anlatır sonradan.

bir temmuz pazartesinde daha o kadar üşüyeceğimi sanmıyorum. acil servisin önünde ablasının caddeden koşarak gelişini unutabileceğimi de. ağır yaralanan kızının tüm vücudunun alçıya alındığı o günün gecesinde, hastane odasında "baba şimdi nolacak" sorusunu da. bilmiyordu halbuki annesinin öldüğünü daha. prensesimle hastanede ve evde geçen 45 gün. aynı apartmanda iki daire, birisi cenaze evi bildiğin, dolup taşıyor, ağlıyor ailenin genç ölümüne. diğeri süslenmiş prenses odası, kardeşi de yanında.

uzun uzun yazdık diye unutulmaz öyle iki günde. yaşadığın şehirde en sevdiğin yer onun mezarıdır. ilk 2 sene çok canını yakar o taş. sonra alışırsın, unutmazsın, sadece alışırsın.

o hep 25 yaşında kalır, sen onun 25 yaşında kalıp senin yaşlanmaya devam edişine alışırsın.

devamını okuyayım »
05.04.2011 10:17