şükela:  tümü | bugün
  • ipten adam alabilecek müdafaa kabiliyetine sahip. gerçekten olağanüstü bir zeka. 1977'li. he bir de kedisi var.
  • bugün odatv.com da 28 şubat 2016 ekşisözlük direnişi üzerine ekşi sözlük skandallarının arkasında ne var başlıklı bir yazı kaleme almıştır.

    yazı çok sert.
  • ssg ve kanzuk'un ekşi sözlük'ten kazandıkları paraya gözünü dikmiş odatv yazarı. ulan 9 yıldır yazıyorum burada, ben o kadar dert etmedim kendime. sana ne oluyor birader?

    onun dışında eleştirdiği yönetimin demokratik olmayan uygulamaları ve amatörce yaklaşımları konusunda haklı ama alasını burada biz yazdık zaten. 2 sayfa a4 doldurmuş da %80'i çekememezlik barındırıyor sanki.

    neyse haberle ilgili yazım şurada. ilgisini çekerse açsın oksun. patinaja gerek yok burada.
  • en büyük hayranıyım.

    (bkz: ekşi direniş hakkında yazılan en güzel yazı)
  • (bkz: para)

    ekleme:
    bir arkadaş pek acıklayıcı bulmadıgı icin rahatsız olmuş sanırım.

    (bkz: para para para)
  • herşeye b.k atmaktan başka bir özelliği olmayan yarım anlayışlı bir 'tercüman'.

    m. ali hakkındaki yazısını okudum bugün. karşısında itiraz eden olmayınca konuşmak ne rahat. bildiğimiz gibi müslüman değilmiş de, ırkçıymış da, siyahilerin hakları konusunda 'abd'de siyahlar kendi kültürlerini öğrenebilmeliler ve yaşayabilmeliler.' demesini kürtler söylese ne düşünürmüşüz de....

    ya, nasıl müslüman olursa olsun, kim ikiz kuleler için müslümanları toptan kötülemeye yeltenen gazeteciye verdiği oturtma kadar faydalı oldu inancına. ya da vietnam lılara karşı -göstermelikte olsa- savaşmaması.

    hepsi gösteriş olsa ne olur? ermeni soykırımı vardır diye efendi arayan köpeklerimizin yalakalığıyla aynı şeymi?

    kürtlerle zencilerin yaşadığı şeyler aynı mı allah aşkına? bu memlekette otobüslerin arka koltuklarında mı oturdular? yoksa 700 bin liralık saatler takıp kimsenin alamadığı 10 milyonlarca dolar rüşvet alabildikleri bakanlık koltuklarında mı?

    çamur at da, birazcık bari insaflı olsun, destekli olsun. fanatik olmayan normal zekalı her insanın yobazlığından yüzünü buruşturacağı şekilde değil.
  • muhammed ali hakkında yazdığı metnin makale olduğunu iddia etmesi üzerine okurlar tarafından gördüğü tepkiden dolayı küfür ve komplekse girerek hususî üslubunu afişe etmiş oda tv çevirmen ve yazarı.
  • şıvan okçuoğlu'nu çılgına çevirecek parça tesirli bir entry yazmanın zamanı geldi de geçiyor hah? kendi yazdığı kitaplardan birebir alıntılar yapabilirim aslında. mahir bir sniper soğukkanlılığıyla, merhametten vareste, empatiden ırak bir tutum sergileyebilirim. tıpkı onun bir zamanlar yaptığı gibi...

    patates ve havuç parçacıklı etli bezelye yemeği ile pirinç pilavının başrollerini oynadığı, dost yoğurt'un olanca haşmetiyle boy gösterdiği enfes bir iftar yemeğinin hemen ardından şahsıma lanet okutturacak iğneleyici bir metin hazırlamam ne derece doğru?

    şıvan okçuğlu, 1977 yılında taksim ilk yardım hastanesi'nde dünyaya geldi. kürt kökenli avukat bir baba ile türk annenin biricik oğlu olan şıvan, vaktinde ekşi sözlük'teki bir entry'sinde, 80 ihtilali sırasında, babasının kürtçe isim koyuşu sebebiyle nezarethaneye atıldığından, "şıvan" yerine türkçe bir isim vermesi yönünde de ciddi baskılara maruz kaldığından söz eder. niye anlattım şimdi bunu? çünkü canım istedi. canımın istediği şeylerden söz edeceğim. karşı komşu yüksek ses ahmet kaya dinlemeye koyuldu. merhumun sesine kanmak için televizyonu kapattım şu an. ahmet kaya söylüyorsa şayet, susmak düşer insaniyete.

    şıvan okçuoğlu'na dair sıralayacağım pek çok şey var aslında lakin nasıl bir dizilim içerisinde vereceğim hususunda zihnim bir hayli bulanık. cep telefonundan entry yazmak da dev kahır bela yalnız. sırtımdan ince ince ter aktığını hissediyorum şu an. bu ne nem nedir yüce yarab! taşaklarım terledi.

    ya düşünüyorum da, okçuoğlu kadar acımasız olmam olanaksız benim. üstelik onu hayıflandırmak da bir şey katmayacak şimdi bana. aslında severim de kendisini ha. severim de belli etmem. zat-ı muhteremi facebook'tan ekleyen o minik hayran kitlesi arasında olmam da bu nedenledir. oda tv'nin vasat yazarı olmadan hemen önce, mevcut tüm enerjisini facebook'ta paylaştığı yazılara harcar, sahiden enfes metinlere de imza atardı. okumaya, öğrenmeye aç bir sireti var bu adamın. araştırır öğrenir ve imbikten geçirilen nihai çıkarımları da hiçbir beklenti içerisinde olmadan dostlarıyla paylaşır. çoğumuzun facebook'u kullanış şekli ise ortada. eşimle pazar keyfi, yok efendim sinemadayız, yok işte atın sikini görmeye gidiyoruz, yok filancanın konserinde bira içip yerlere kusacağız. dünya bi harika. aşırı mutluyuz...

    sayfasına konuk olanlarla saygı sevgi çerçevesinde yaptığı fikir alışverişleri de meselenin diğer güzel yüzü. hararetli tartışmalar olur kimi zaman. içine düşersin ekranın. onun sayfasına takılan insanlar da yine şıvan gibi okuma öğrenme delisi insanlardır. hal böyle olunca da insanın geçerken uğrayası, kendince yorumlayası gelir. beğen tuşuna da basarım hem. sevinsin mr. sakal.

    :-)

    1999 yılı yazarları arasında sevgili şıvan. birinci nesilden. en ses getirenlerinden üstelik. mahlasını yazmayı etik bulmuyorum şu an. halen yazar olan pek çok arkadaşı var. dilerse onlar yazıverir artık. ben telaffuz etmeyeceğim.

    şıvan, aslında kendi görüşü olmayan, aklına reelde yatmayan, genelin aksine kanaatleri savunmakla nam salmış biri idi. milletin okurken nelere takılacağını, nelerden nem kapacağını çok iyi hesap edip, argümanlarını bu gaye doğrultusunda sıralardı.

    ekşi sözlük'ün en iyi yazarları anketinde hâlen adından söz ettirebiliyorsa şayet bu adam, emelinde başarılı olmuştur diyebiliriz bugün. ateist olduğunu saklayan biri değil bakın şıvan. allah kitap mevzularında milleti delirttiğini, akıl gıdıklayıcı sorularla milleti düşünmeye sevk ettiğini belirtmeden edemeyeceğim. diğer tüm mevzularda olduğu gibi din mevzusunda da sorgucu sualci olmamız gerektiğini öğütler pek sevgili okçuoğlu. gerçekten de "kritik düşünme" şart.

    gereksiz uzun ve anlaşılmayan entry'lerin lordu otisabi'yi, ondan sonracığıma guru'yu, ssg'yi, visioner'i vicahen şe'tmiş, hasbihali olmuş, arkadaşlık etmiş insan ha bu şıvan. kanzuk'a yaranmak ve yerini sağlamlaştırmak için kanzuk'u savunmuşluğu da var bak. bakmayın şimdi siz onun ayda bir sözlüğü kötüleyen yazılar yazdığına.

    vakti zamanında sözlüğe öyle egemen olmuş ki tutmuş yönetimde olmayı falan istemiş. bir ara dilediğini uçurma lüksü olsun da istemiş. rica ile leyla kıldığı yazarlar da olmuş. sözlüğün katı kuralları şıvan için esnetilmiş hep. yönetim değer vermiş gittikçe nam salan bu gence. tepkiler tepkiler tepkiler.

    rahat durmamış. sözlükten atılmak için elinden geleni yapmış. saçmalamış. en nihayetinde de uçurmuşlar. keskin sirke küpüne zarar vermiş. sonra bağışlamışlar. yine rahat durmamış. hep bi öfke, hep bi heyecan, hep bi münakaşa.

    ssg'den sözlüğe yön verebilme, büyük kararlarda fikir beyan etme gibi şeyler de isteyince son kez leyla yapmışlar. bu da eline geçen her fırsatta sözlüğü gömmüş. öfkesi halen de dinmiş değil. komik. yazılarına okurlar değer veriyor diye uçurmalarına rağmen entry'lerini görünür kılmışlardı. emeğe saygı bakımından hani. baktılar bu aradan geçen onca zamana karşın hala sert eleştirilerde bulunuyor, tuttular entry'leri de sildiler. ohh oldu. öyle saça böyle tarak... ;-)

    asosyal biri şıvan. ben de asosyalim. zamanı etkin kullanabilme bahsinde benden daha başarılı olduğunu itiraf etmeliyim ama. internete gömülü bir yaşam sürüyor. aynı senin gibi. yüzüne mutsuzluk sinmiş ve resmen yaşlanmış. eski fevri tavırlarını terk ediyor bakıyorum. çelebileşiyor giderek...

    facebook'ta da ahaliyi trollediği oluyor gerçi. adamın fıtratında var bu. zeki bir adam şıvan. kafalı biri. üç tane kitabı var. iki de kedisi. peştun ve şeker. peştun, afgan askerlerine verilen bi isimdi sanırsam. bahsetmişti ama. yanlış anımsıyor da olabilirim.

    takdir ettiğim bir diğer şey de gitar çalmaya heves etmesi. garibim paco de lucia'lara, tomatito'lara, vicente amigo'lara imrenmiş. :-)) bugün geldiği nokta itibariyle "yüreğinde gitar için yanan ateşin" umduğum kadar harlı olmadığı çıkarımını rahat rahat yapabilirim. enstrümanı yenme bahsinde azim ve disiplin büyük önem taşır. gitar "hobi" olarak kalmış. bir hülyaydı o, belit. olsun... harika...

    kürt sorununun çözülmesini gönülden dileyen, bu uğurda çokça da dil döken biri şıvan. sözlük yazarlığı boyunca ahaliden en çok tepki aldığı konulardan biri de bu idi. ardımızda bıraktığımız yıllar, sorunun silahla hallolmayacağını da gösterdi. gerçek, gün gibi ortadaydı. bizler görmek istemedik yalnızca.

    söylemezsem çatlarım editi:
    şıvan benim yerimde olsaydı, en yaralayıcı şekilde entry'i döşer, milisaniye tereddüt etmezdi. ha bi de facebook paylaşımlarından ötürü davalı olup olmadığını da deli merak ediyorum.

    takip edilmeye değer biri kesinlikle. oda tv yazıları için facebook'ta inayet dilenmese daha da iyi olacak ama...
  • abi bu adam kendisine gazeteci / yazar diyorsa bi zahmet en yüksek uçurumdan atlasın!
    bakın böyle bir haber! yazmış; http://odatv.com/…-komplo-teorileri-1507161200.html
    neymiş efendim, niantic labs ismi duyulmamış şirketmiş. keşke biraz googlelasaymış ya da en basitinden ekşi sözlük'e baksaymış.
    kendisi için bilgi geçeyim; niantic labs 2015'te google'ın en başaralı geliştirici seçtiği firma ki aynı zamanda bir google firması. başında john hanke diye bir adam duruyor ki google earth, google maps ve google street view uygulamalarının temellerini atan kişi olur kendisi.

    yakında diğer facialarını yakında yazarım.
  • alternatif medya, internet medyaciligi bunlar hep guzel seyler. buyuk medya kuruluslarinin cikarlari ugruna gormezden geldigi nice ufak ama onemli haberin gun yuzune cikartilmasinda, okuyucu ile bulusturulmasinda buyuk rol oynuyorlar.

    ama gel gor ki gazeteci yetmezliginden, bir turkiye gercegi olan "ya bizim bir tanidik var, cok iyi cocuk. hevesli kendisi, kadroya aliversenize" mantigi yuzunden sivan okcuoglu gibi tipler de turuyor arada.

    sozlukteyken de hazimsizligi, orantisiz ofkesi, kavga etme istegi yuzunden buyuk tepki cekiyordu. odatv'deyken de yazdiklariyla ayni yoldan ilerliyor.

    bugun sictigi yazisinda da yine hazimsizca, arsizca, ahlaksizca saldirmis sivan.

    simdi bircogunuz bilmez, zaten bilmeniz de gerekmez. gectigimiz gunlerde sinto gunesi kazim ulutas vefat etti. twitter fenomeni olarak basladigi yolculugunda videolariyla, attigi tweetlerle hem bir cok insani guldurdu hem dusundurdu hem de yogun olarak tepki cekti. anarsist olmak, sisteme kafa tutmak, inatlasmak, israr etmek, hakkini savunmak, gerekirse bir dilim fazla et icin kavga etmek sosyalizmin gereklerindendir zaten. kazim da sosyalistti. bildiklerini soyledi.

    bu donemde de benim de dahil oldugum genis bir kitlenin dikkatini cekti. once onun 'tutsak' tutuldugu bakimevinden cikmasini sonra da ev tutup istedigi zaman internete baglanabilmesini, istedigi zaman porno seyredebilmesini (evet porno ayip bir sey degildir. eminim sivan bile ayda bir kac kere asiliyordur), istedigi zaman istedigini yiyebilmesini sagladik. aslinda saglamadik bu yolda ona yardimci olduk cunku istedigi buydu.

    manevi olarak, maddi olarak yardimci olduk. astim hastasiydi kazim, parasi olmadiginda ventolin gonderdik. lahmacun hastasiydi kazim, evine giderken lahmacun goturduk. yalnizdi kazim, ona arkadas olduk.

    ama sivan efendi diyor ki kazim sohret ugruna olumu goze aldi. benim tanidigim kadariyla kazim, sivan gibi sohret ugruna baskalarina camur atacak, her seyi yapabilecek dengesiz, bilgisiz ve cahil degildi. sohret gibi bir sevdasi da yoktu. oyle bir sey istese esra ceyhan'a, okan bayulgen'e filan cikardi ama sikinde degildi boyle seyler.

    ama sivan iste bu. cekememis yine, ona ters gelmis, kiskanmis. toplumun yaslillara yamaladigi 'otur evinde, huzurevinde olumu bekle' mottosunun bozulmasi onu rahatsiz etmis, batmis ki desteksiz, yalan iddialarla yine insanlara saldiriyor.

    tabii ki yazisina andy warhol'dan ornekle baslamis. cunku genel kultur seviyesi andy warhol'u gecmez sivan'in. populer kulturu cok sever sivan, onun metalastirdigi her seyi kullanmaya, insanlara onlarla saldirmaya bayilir. cunku kendisini zeki hisseder aslinda olmadigi halde.

    demis ki eglence haline getirilmis, kukla yapilmis kazim. kac kere konustun kazim'la sivan? kac kere roportaj yaptin? evinin adresini biliyor muydun, gidip bir hal hatir sordun mu? isin gercek yuzunu ogrenmeye calistin mi? arastirmaci gazetecisin ya, hic arastirdin mi sivan? kazim'in arkadaslariyla konustun mu?

    yapmadin. cunku hem bunu yapmaya cesaretin yok cunku bariz bicimde kendine guven eksikligin var hem de bunu yapmaya enerjin yok cunku sen gazeteciligin title kismini seviyorsun. bir mekana gittigin zaman gazeteciyim yea ben diye saga sola hava atma kismindasin, populer olma cabasindasin.

    kazim hayatini tehlikeye atti demissin. uzun yasamak kazim'in sikinde degildi sivan. o sadece istedigi gibi, 4 duvar arasina kapatilmadan, ozgurce yasamak istiyordu. oyle de yasadi son yillarinda ve ozgur olarak vefat etti. senin gibi hirslarinin tutsagi olmus, ofke, kin nefret ve irin sacan, karakter yoksunu bir insan degildi kazim.

    o yuzden seni kazim'la kiyaslarsam ki aslinda aslanla kuzuyu kiyaslamak gibi olacaktir bu kazim populer olma cabasinda degildi ama sen olunun arkasindan bile yalan yanlis bilgilerle desteksiz sallayip, insanlari tohmet altinda birakarak sohret olma cabasindasin.

    yazinda belki de tek dogru olan kisim masturbasyon hikayesi. bu olayi da yeteri kadar bilmiyorsun ve yine sallamissin detaylari. kazim kizlarin resit olmadigini bilmiyordu ve tanistiklari ortam bir dating ortamiydi. haliyle o tur platformlarda genelde ne yapilirsa onu yapti.

    bir de demissin ki biz olayi 'mutlu oldu' diye rasyonellestiriyormusuz. kimsenin kazim mutluydu gibi bir iddiasi yok, olamaz da. benim 30 yillik hayatimda tanidigim belki de en mutsuz, en dislanmis, sevdikleri tarafindan uzaklastirilmis insandi kazim. zaten o yuzden bizler onu dislamamaya, gururunu incitmemeye ve onu surekli bas ustunde tutmaya calistik ki bari hayatinin son yillarinda 'arkadaslarim vardi benim' diyebilsin.

    senin hic arkadasin oldu mu sivan? hic bir insanla cikarin olmadigi halde muhattap oldun mu? onyargi gozetmeden, politik, dini, siyasi, felsefi dusuncelerin uyusmadigi halde bir insanla tanis oldun mu? belli ki olmamissin ki bizim kazim'la neden arkadas oldugumuzu anlayamiyorsun. anlayamadigin icin de her zaman yaptigin gibi once kiskanip sonra saldiriyorsun.

    simdi al o yazini ve asmalimescitteki en sevdigin barina git bir bira soyle. belki guzel hatunlar olur etrafta da bakin bunu ben yazdim diye ekmeginin pesinde kosabilirsin.

    gazeteci bozuntusu.

    edit: sigir timi hemen yetisip demis ki 'gece gunduz porno izlemelerini sagladilar'. su yukarida yazdigimi tekrar oku sayin sigir. biz ona bir sey saglamadik. gece gunduz porno da izletmedik. yasli ve yalniz bir adama arkadas olduk sadece.

    edit 2: ya insan gibi okuyun sunu. bakimevinden kimse cikarmadi, kendi istegiyle cikti (veya atildi. bu kismini tam bilmiyorum. mehmet sana'ya sormak lazim) ve kendi istegiyle ev tuttu. kendisini seven arkadaslari ona buyuk oranda manevi, az biraz da maddi olarak yardimci oldu ki bahsi gecen insanlarin cogu universite ogrencisi ya da is hayatinda yuksek maaslar kazanmayan insanlar.

    edit 3: mezarina kola dokuldu cunku istedigi oydu. anarsist bir adama fatiha okumamizi mi bekliyorsunuz? kazim ulutas ne istediyse o yapildi. kimse de onun ismi uzerinden cikar saglamadi ki zaten bahsi gecen gruptaki insanlar cikar menfaat gozetmeyen, buna da ihtiyaci olmayan insanlar.