şükela:  tümü | bugün
  • kısaca s.m. olarak da bilinen amerikalı kadın hasta. beyninin amigdala kısmındaki hasardan dolayı korku duygusu olmayan bu kadın literaturde ilk kez 1994’da tanımlanmıştır. urbach-wiethe hastalığı adı verilen genetik bir hastalıktan dolayı limbik sistemi hasarlı olan bu hasta, yapılan testlerde hiç bir korku belirtisi sergilemediği için korkusuz kadın olarak ün kazanmıştır. deney amaçlı kendisine izletilen the blair witch project, the silence of the lambs gibi filmlerde korku hissetmemiş, sadece ilgi, merak, heyecan deneyimlemiştir. bir diğer testte korku tünelimden hiç korku emaresi göstermeksizin geçmiştir. bir diğer deneyde de tarantula, yılan gibi hayvanları korkmadan eline almış. yüzüne götürmüştür. s.m. boğazına bıçak dayanması gibi korkması gereken durumlara genellikle gülerek tepki vermiş; korku düzeyini ise 10 üzerinden 2 olarak puanlamıştır. korkusuz kadın gerçek hayatta da ıssız yerlerde ve geç saatlerde dışarda olmaktan çekinmediği için bir kaç kez kapkaç, taciz gibi tehlikeli durumlara maruz kalmıştır.
    neticede s.m. limbik sistem-amigdala-korku ilişkisini açıklama açısından literatürde bir mihenk taşı olmuştur. 1995’de yayınlanan makale fear and the human amigdala
    ilginç olan, s.m ve diğer urbach-wiethe hastalığı hastalarının tek korktuğu şey gaz maskesi ile karbon diokside maruz kaldıklarındaki boğulma korkusudur.
    amigdala hasarı dolayısıyla hiçbir şeyden korkmadığı için korkusuz kadın olarak bilinen sm-046 rumuzlu hastanın hikayesine ek olarak bir de frontal korteks hasarı sonrası kişiliği değişen phineas gage vakası bu konulara ilgi duyanlar için ilgi çekicidir.
    bir de anterograd amneziyi konu alan 50 first dates adlı filmde bahsedilen hafıza bozukluğu ve yeni anı oluşturamama durumu hipokampüs hasarına bağlıdır; ancak filmde abartılı işlenmiştir.
    edit: ilave bilgi
  • urbach-wiethe hastalığı olan sm-046 rumuzlu hasta nam-ı diğer korkusuz kadının hikayesinden yola çıkarak, tom and jerrynin jerry’sinin de benzer bir amigdala hasarından muzdarip olduğu çıkarımı yapılabilir. yoksa jerry’nin koskoca tom’dan korkmaması nasıl açıklanabilir ki?
    buyurun bu da kanıtı
    [the parasite that makes a rat love a cat: http://www.smithsonianmag.com/…#c3wz8betsvgxszav.99]
  • fokal bilateral amigdala lezyonları olan bir hasta. bu hasar dış ortamda tehdit edici uyaranlarla karşılaştığında korku hissetmemesine yol açıyor.

    araştırmacılar korku uyandıran birkaç durum karşısında tepkilerini gözlemlemişler. daha öncesinde yılanlardan ve örümceklerden nefret ettiğini söylemesine rağmen egzotik evcil hayvanların bulunduğu bir mağazada bir yılanı 3 dakikadan fazla elinde tutmuş. derisini ovuşturmuş, diline dokunmuş ve hareketlerini yakından takip etmiş. “this is so cool!” gibi hayranlığını ve merakını gösteren yorumlar yapmış. mağaza görevlileri güvenli olmadığını belirtmesine rağmen daha tehlikeli ve daha büyük yılanlara dokunmak istemiş. neden tehlikeli olduğunu ve nefret ettiğini iddia ettiği bir şeye dokunmak isteyeceği sorulduğunda da merak ettiğini söylemiş.
    waverly hills sanatoryumu'nda (dünyadaki en ürkütücü yerlerden biri olarak kabul edilir) bir gruba kendi isteğiyle liderlik etmiş, karanlık koridorlardan geçerken tereddüt etmemiş, geride kalan grup üyelerine defalarca “this way guys, follow me!” demiş. gizlenen canavarlar sm'yi defalarca korkutmaya çalışmış, fakat çabaları boşa çıkmış. canavarlara gülerek veya onlarla konuşmaya çalışarak tepki göstermiş. buna karşılık, grubun diğer üyeleri tipik olarak korku çığlıkları atmış. ironik olarak, sm canavarlardan birinin başını dürterek korkutmuş, çünkü nasıl hissedeceğini merak ediyormuş. bu testte korku seviyesinde herhangi bir değişim belirtmemiş fakat bu deneyimin onu heyecanlandırdığını söylemiş.
    başka bir testte korku filmleri izletilmiş. korku ile ilgili olmayan sahneler sırasında bu duygularla uyumlu davranışlar sergilemiş ve yüksek düzeyde uygun duygu yaşadığını bildirmiş. buna karşılık korku yanıtı göstermemiş ve tüm korku sahneleri boyunca çok az korktuğunu ya da hiç korkmadığını bildirmiş. bununla birlikte, korku filmlerini heyecan verici ve eğlenceli bulmuş. kendisi korkmasa da çoğu insanın izlediği filmlerin içeriğinden korkabileceğini söylemiş.

    geçmişinde herhangi bir suçu tespit edilmemiş, aksine çok sayıda suçun kurbanı olmuş. bu da, sm'nin çevresindeki tehditleri tespit etmede ve tehlikeli durumlardan kaçınmayı öğrenmede büyük zorluklar yaşadığını gösteriyor.

    sonuç olarak "amigdala olmadan korkunun evrimsel değerinin kaybolduğu anlaşılmaktadır" diyorlar.

    kaynak

hesabın var mı? giriş yap