şükela:  tümü | bugün soru sor
  • standard hale getirme islemi
  • belirli bir faaliyetten ekonomik fayda sağlamak üzere, bütün ilgili tarafların katkı ve işbirliği ile belirli kurallar koyma ve kuralları uygulama işlemidir.
  • (bkz: normalizasyon)
  • birde bu dersin sınavları vardır ki tam bir çıldırma sebebidir.
  • alternatiflerin sonunu hazırlayan global tepki
  • standardını saptayarak belli nitelikleri taşımasını sağlama. standartlaştırma, osmanlılarda ii. beyazıt zamanında uygulanmaya başlamıştır. osmanlı döneminde istanbul'da yapıda kullanılan taş, tuğla, kiremit, kum, kireç, horasan, kereste, çivi, demir, pirinç gibi gereçlerin saptanmış niteliklere ve ölçülere uyması zorunluydu. kerestelerin türlerine göre, boy en ve kalınlıkları bir düzene bağlanmış olup kullanılacakları yer de saptanmıştı. kiremit boyu eski mimar arşını ile 18 parmak, bir başının genişliği 8, öteki başınınki ise 7 parmaktı. bu kiremitlerin iyi pişmiş olmaları ve ağırlıklarının 460 dirhem gelmesi şarttı. kiremitler saptanmış ölçü ve şekle göre kalıplarda yapılarak damgalanırdı. gerekli niteliklere uymayanlar sattırılmaz ve tahrip ettirilirdi.
  • ürün ve hizmetteki çeşitliliğin azalmasının derecesidir.
  • standardizasyon, teknolojik ve endüstriyel alanlarda teknik özelliklerin yani standartların belirlenmesi işlemidir. ayrıca azalan kaynakların optimum şekilde kullanılması olarak görülebilir. örneğin avrupa’da 230 volt, 50 hz alternatif akımın kullanılması veya metrenin ortak ölçü birimi olması standardizasyon sonucunda oluşmuştur.

    standardizasyon konsept fikirlerin ve ürünlerin geliştirilmesi, yürütülmesi, gerekli seviyelere çekilmesi, ortak alanlarda kullanılabilir hale getirilmesi demektir. bu bağlamda standardı belirleyen tek kurum olması gerekmesine rağmen bir alanda birden çok kurum çalışmaktadır.

    sosyal bilimlerde ise standardizasyon birçok tür insan arasındaki etkileşimin, davranışların düzenlenmesi ve verimli bir şekilde yürütülmesi anlamına gelmektedir. hukuki süreçlerin ortaklaştırılması veya akli dengesi yerinde olmayan kişilerin tespit kriterlerinin uluslararası alanda aynı olması sosyal alandaki standartlaşmanın örneğidir.

    bilgi teknolojisinde ise standardizasyon veri değişim kriterlerinin belirlenmesi, ortak iletişim araçlarının düzenlenmesi olabilir. bu konularda gönüllü çalışan konsensüsler bulunmaktadır. world wide web consortium (w3c) ve internet engineering task force (ietf) internet, bilgisayar gibi konularda çalışan organizasyonlardandır.

    standartlar “de facto” veya “de jure” olabilirler. “de facto” hiçbir hukuki geçerliliği olmayan ama insanlar tarafından bir şekilde benimsenmiş kurallardır. “de jule” ise hukuken belirlenmiş ve kullanılması zorunlu olan kurallardır. devlet organları daha önceden belirlenmiş standartları kullanmak zorunda olsa da özel girişimlerde de bazı standartları kullanmak yapılacak işin ön kuralı olabilir veyahut konsorsiyum oluşması için gerekli olabilir.

    standartlar kamuya açık veya kurumlara tescillenmiş olabilir.

    dünya üzerinde iso, iec ve itu tarafından hazırlanmış ve aktif olarak kullanılan birçok standart ve taslak yer almaktadır. daha da fazla standart mahallî veya küresel bağlamda günümüzde kullanılmaktadır.

    *
  • standardizasyon yani türkçesiyle standartlaştırma ahmet usta ile mehmet usta’nın eşit hizmet verebilmesidir. aslen standartlaştırma müşterinin pazara çıktığında farklı terimlerle kafası karıştırılmadan aynı isim altında aynı ürünü bulabilmesi olayıdır. bunu ürün olarak kısıtlandırmak da pek doğru değil. bir ürün birden çok özelliğe sahip olabilir bu özelliklerin hepsinin tek tek isimlendirilmesi, standartlaştırması gerekmektedir. şuan çubuk makarna almak istediğimizde hepsinin buğdaydan yapılmış ince, uzun, silindirik yapıda olması standartlaştırmanın eseridir.

    standartlaştırma en iyiyi bulma arayışıdır, müşterinin iyiliğinedir. standartlaştırma ürünün işlevselliğini arttırır, disiplinler arası işlerde sorunsuz kullanılabilmesini sağlar. standartlaştırma ortak bir dil gibidir. uluslararası alanda uzlaşmayı sağlar, dünya barışını gözetir.

    standartlaşma ürünlerin kalitesini yükseltir. ortak pazardaki şirketler üretim kalitelerine göre diğer şirketlerle yarışarak önde olmaya çalışırlar. bu noktada yine standartlaşma ön plana çıkar çünkü kaliteyi test etmenin yolu da ortak standartlardan geçer. sanayi devrimiyle başlayan bu standartlaşma süreci gelişerek günümüz standardizasyonu şekline bürünmüştür. artık her ürünün pazara çıkabilmesi için bazı standartlara sahip olması gerekir. bu standartlara sahip olmayan ürünlerin piyasaya çıkamaması tüketicinin lehinedir çünkü standartlaşmanın olduğu yerde kaliteli ürünü belirlemek daha kolaydır.

    bir örnekle detaylı olarak açıklamak üzere “ahmet” isimli bir karakterimiz olsun. ahmet bir gün taşınabilir müzik çalar almaya karar verir. geçmişin standartlarına şükürler olsun ki seçenekleri belirlenmiştir. eğer cd çalar istiyorsa tüm piyasadan bulabileceği her kompakt disk 12 cm çapında olacağından uyum sorunu yaşamayacaktır. cd çalar isteyen ahmet’in alacağı alet türüne göre de değişecektir. bu noktada mp3 çalmasını istediğini varsayarsak, aletin kutusunun üzerinde hangi spektrumdaki mp3 dosyalarını çaldığı belirtilmiştir. ahmet üzerinde 48 khz dalga aralığına kadar cbr, vbr, abr ile kodlanmış bir mp3 dosyalarını çalan bir cihazın sadece 44.1 khz dalga aralığına kadar cbr ile kodlanmış mp3 dosyaları çalan bir cihazdan daha kaliteli olacağını anlayacaktır. gelecekte uyum sorunu yaşamayacak veya hayal kırıklığına uğramayacaktır. bu örnekler günümüzdeki her endüstriyel ürüne, sosyal yaşam standartlarına kadar çoğaltılabilir. artık dünyada her alanda standardizasyon var olmaktadır ve hizmetin kalitesini arttırmaya yöneliktir.

    standartlaşmanın olmadığı bir yerde kaos hüküm sürecektir. ortak bir dil oluşamadığından yanıltıcı reklamlarla satıcılar kandırılacak bunun sonucu olarak da son tüketiciye gelen ürün gittikçe kalitesizleşecektir. mesela standartların tam olarak belirlenemediği gıda sektörünü ele alalım. şuan “iskender” adı verilen yemeği yapan binlerce lokanta var fakat her biri farklı hizmet sunmakta. iskender’i kendilerinin bulduğunu iddia eden iskenderoğulları lokantası 70% et, 20% pide ve 10% tereyağı vb. kullanarak mükemmel bir iskender yaparken hd iskender isimli lokantalar zinciri 60% et 25% pide kullanarak özünden kopmuş, besin değeri düşük adeta üretim bandından çıkmış bir iskender yapmaktadır. de facto standartlarına şükürler olsun ki iskender halen pide üzeri yaprak döner formundan uzaklaşmamıştır. eğer bu kurallar da olmasa şuan elma şekeri’ni bile iskender olarak yiyor olabilecektik.

    *