arcadia

  • azimli
  • hırçın golcü (287)
  • 8853
  • 0
  • 0
  • 0
  • 10 ay önce

yılbaşını evde tek başına geçirmek

tek kişilik gosterilerden akılda kalan anlar:

yas 19: biraz dar gelen bir elbiseyi giymeye karar verildi gece yarısına yarım kala. her zaman min 10 kişilik nüfusu olan evde yapayanlız olunca arkadan mudahale edılmesi gereken fermuarla, kaybedilmesi kesin bir savas verip pes edip ustunde fermuarının yarısı çekili egrelti elbiseyle yataga fırtlatıp goz yaslarını yastıga silmek. sabah dokuz da once ev ahalinin ardından sevgilinin gelmesi. o sevgili ile olmayacağını anladıgım gundür.

yas 23: iki gün önce aldığı teklıfle, hiç beklemediği bir şekilde hayalleri gercek olmuş, goklere cıkmıs, bir turlu yere inmediğinden gece için güzel görünmekten gayrı plan yapmış. sevgilinin "ben yorgunum, seni eve bırakayım" ına kanıp eve gelmiş 11 civarı . eve yeni taşınılmış, o teklifi eden yapmış kırık kalebodurları, telefon yok henuz, sevgilinin evinde de yok, ama sevgilide cep var, o zaman herkeste cep yok, gece yarısına 5 kala bakkala inilmiş yeni yılın kutlu olsun" demek farz ya hani, hiç sorgulanmamış niye bırakıp gittiği. kırık kalbimi hep avutan, azimli bir beynim var, luzumlu luzumsuz.
gürültülü bir ortamda açar telefonunu, yanında ciyak ciyak eglence sesleri vardır, buz gibi konuşur o, ciyaklardan birisi obur kulağına egılır bagırmaya devam eder, iki gün evvel ilanı aşk eden, o mudur? o gün, benle değil yanındaki ciyakla evleneceğini farkettiğim gündür.

yas 30: ama alnımda bir yumru, kolumda dokundurmaz bir acı, mosmor, ensemde balyoz, ama tek tek utulediğim gömleklerden cantalara çoraplara üst üste hepsi, sigara söndürülmüş üstünde, ama üstümde kocamın aldığı hediye kazak var, ama fırlatsın istemedim pakedi, ama o da olsun istedim, ama çok mutluydum bir aydır.
olsun, iki gün önce otuzuma bastım ben. superım, ama sucluyum, ama kötü bir yıl geçirdim, mühim değil. "mühim değil seviyorum seni gel güzel bir gece olsun gel, aklımıza ne gelirse yapalım hakkını verelim*"(hakkı neyse, nasıl bir şeyse?), ama yok, uyuycakmış o, endişeli çok, yorgun üzgün, seviyor biliyorum, ama sevmemek istiyor artık benim gibi. değiştiremiyor dünü. ama sms ler geliyor telefonuma, ama en neşeli sesimle annemi kandırdım demin. ama dört yıldır söz veriyoruz biz bir daha göcekte kuru bir yılbası geçirmeyelim diye. hatta ben yeminler etmiştim, hem ankara da olacaktım hem kar yagacaktı. yemin etmiştim beni seven birinin yanında olacaktım, hayır gene de ısrarlıyım, ağlamak yok mesela, şarap var kırmızızsından, hep önce beylizle baslayıp midemi bozuyorum, şarap küskün akıyor yemek borumdan, şarabın, bazen dördüncü, bazen beşinci kadehine aşık olurum ben, şarkı söyleteni hangiis ise, bir bilemedin iki sonraki kadehten de hazzetmem pek, bir kere duşta tuş etmişti beni. hindi kestiler demin televizyonda canım çekti, kumandanın yanında fıstık kabukları var, yanında yarısı yenmiş capuccinolu milka, sigaralar izmaritler tutun, sıgara kagıdı, acaıp bir sofra kurmusum, farkettim ki demin hayatımın en farklı yılbası sofrası budur.

bu gün ondan ayrılmak istemediğimi farkettiğim gündür.

devamını okuyayım »
31.12.2004 22:42