şükela:  tümü | bugün
  • basindan sonuna paylasmak istedigim robert frost eseri..

    whose woods these are , i think i know
    his house is in the village though
    he will not see me stopping here
    to watch his woods fill up with snow.

    my little horse must think it queer
    to stop without a farmhouse near
    between the woods and frozen lake
    the darkest evening of the year.

    he gives his harness bells a shake
    to ask if there is some mistake.
    the only other sound is the sweep
    of easy wind and downy flake.

    the woods are lovely , dark and deep ,
    but i have promises to keep ,
    and miles to go before i sleep ,
    and miles to go before i sleep.

    her okuyusta insani anlatilan yerde hissettirir. siirin ismi gectiginde de o ayni his geri gelir.
  • orta 3'teydim bu siir okutuldugunda ve o zamandan beri en sevdigim siirler arasinda yer alir. okunduktan sonra yapilan yorumlarda herkes kafasina gore bir manzara canlandirmisti. prentice hall literature'daydi sanirim bu siir.
  • her okuyuşumda beni duygulandıran ve çok alakasız bir şekilde bir televizyon dizisinde keşfettiğim, içindeki simgeler ve göndermelerle ciddi mesajlar veren robert frostun mükemmel şiiri....
  • farklı şekillerde yorumlanabilen çok güzel bir robert frost şiiri. frostun bu şiirde, ölümün huzur verici yanını ve intihar düşüncesini anlattığı söylenebilir; buna göre son kıtada intihar düşüncesinden, henüz yapılması gereken işleri olduğu gerekçesiyle vazgeçmiştir.
  • cevat çapan'ın hazırladığı adam yayınlarından çıkma çağdaş amerikan şiiri antolojisinde kar yağarken ormana diye türkçeleştirilen şiir; buyrun çevirisi:

    kar yağarken ormana

    bu koruluklar kimin, sanırım biliyorum
    ama köyde duruyor sahibi korulukların;
    durup seyrettiğimi görmeyecek burada
    nasıl bütün ormanı kapladığını karın.

    atım da şaşmış olmalı durmama
    bir çiftlik bile yokken yakında,
    arasında donmuş gölle koruların
    yılın bu en karanlık akşamında.

    şöyle bir sarsıyor başıyla dizginlerini
    acaba yanıldım mı diye.
    bunun dışında duyulan tek ses
    esen yelle yağan kar ince ince.

    korular çok güzel, karanlık, derin,
    ama verilmiş sözüm var benim,
    ve uyumadan önce millerce yol gideceğim,
    ve uyumadan önce millerce yol gideceğim.
  • olay, gecenin en uzun oldugu 21 aralik aksami gecer* (ikinci dortluk dorduncu dizeye bkz). dunyamiz bu gecede gunes'ten en uzak zamanlarini yasamaktadir, bu acidan frost efendinin hakkatten ne kadar duyarli bir romantik sair oldugunu goruruz. bir de son dize iki kez tekrar edilmis. neden acaba? "hala bakiyorsunuz salak salak siz anlamadiniz bak bir daha tekrarliyorum" demek icin mi? yoksa arkadas ne olmesi daha yapacak cok sey var demek icin mi?
  • ...heybetli arsiyan dağlarında bir gün
    atım yoruldu, ben yoruldum.
    şimşekli, fırtınalı bir ikindi
    çektim atın dizginlerini, yağmurlar içinde
    banarhev köyüne indim...

    turgut uyar- o köy yine kendi rüyasındadır
  • death proof'ta arlene'nin gözlerine bakarak okunması gereken şiir.
  • m = meadow
    a = anthony jr.

    m : cold? endless white? endless nothing?
    a : i don't know.
    m : death.
    a : i thought black was death.
    m : miles to go before he sleeps.
    a : so he must be far from his house
    m: the sleep of death. he's talking about his own death...
    ...which yet to come, but will come.
    a: that's fucked up. i thought black was death.
    m: white too.

    (bkz: the sopranos)