şükela:  tümü | bugün
17 entry daha
  • o'nun yanı. çok tatlı yahu. bebem seni çok seviyoooooom.
  • (bkz: eskişehir)

    donduran soğuğuna, evet bazen sıkıcılığına, küçücük olmasına her şeyine razıyım. benim için huzur hala orada.

    şimdi adaların başına ışınlansam keşke, tüm anılarımın önünden geçsem ellerim cebimde yürüsem sabaha kadar.
  • mekan ve zamandan bağımsız * olarak (bkz: şu an olmak istenen şey): bir tür (bkz: mutlak sınırsız özgürlük) deneyimi, (bkz: hep) (bkz: hiç) (bkz: bir) ve elbette farkındalıkla (bkz: ütopya).
  • kutuplarda buzul üstüne sırtüstü uzanıp yıldızları seyretme fikri an itibariyle hiç fena gelmedi. (bkz: sweet dreams)
  • (bkz: new york). ya da paris metrosunda montmartrea giden hatta olmak.
  • sıcacık yatağımda, 10 kilo yorganımın altıdır.tabi sırf keyif için yatılıyor olacak öyle hastalık kaynaklı filan değil yani.
  • sevdiğimin yanıdır.
  • şu an olmak istemediğin her yerdir.

    bir cenaze evi misal. ya da eski sevgilinin bir başkasıyla mutlu olduğu rakı sofrası. veya annesini kaybetmiş küçük bir çocuğun kabusu. çok sevdiğin sevgilinin seni terk ettiği o masa, işsiz bir babanın evine girdiği elleri boş o ilk an, para kazanmayı beklerken kabul edilmediğin her iş görüşmesi, kaybettiğin birinin cenaze namazı misal.

    hiç birinde değil misin? o zaman olmayı istemediğin hiç bir yerde değilsin demektir. ne mutlu sana.

    uyumayı dene. olmak istediğin bir rüyanın içinde olursun belki kim bilir.
  • ne garip. annem evin altını üstüne getirmiş. kendi ifadesi ile gordan ölüleri çıkarmış. eline aldığı her şeyi bir evirip çeviriyor, en yakınındaki kişiye gösteriyor ve soruyor; " bu lazım mı "

    ben, babam, kardeşim. artık kim denk gelirse ve ne cevap verirse fark etmiyor. lazım olacağını düşündüklerini saklıyor, diğerlerini çöpe sallıyor.

    3 - 5 tane dvd gösterdi, bunlar lazım mı diye sordu. hazır bilgisayar da açıkken bakayım, ne varmış cd.lerde, ver bakayım dedim.

    nokia pc suite programlarından power pointlere kaydedilmiş şiirlere, sağdan solda indirilmiş komil resimlerden arapça futbol terimlerine, ergenlik dönemi arşiv merakıyla saklanmış onlarca hatta yüzlerce veri ve eski zamanlara ait, tarayıcıda taranmış çocukluk resimleri.

    biraderle çekimiş bir resim. o en fazla 4-5 yaşlarında ben de 13 - 14 yaşlarında. üniversiteye hazırlanılan seneler yaş 15 - 16. üniversitenin ilk yılları yaş 16 - 17. büyümüşüz yaş olmuş 18 - 20. okulun bilmem ki kaçıncı yılı, kepli bir öğrenci resmi. kep kimin, neden giymişim. onca yıl süren öğrenciliğimin kaçıncı çile senesindeyim, hiç bir fikrim yok. o ne, kocaman adam olmuşum. askere gitmişim. yaş 25. ayaz sıfatımı yamultmuş. kamuflaj içinde bir askerlik fotoğrafı. eski dostlar. eski zamanlar. ve çocukluk, ve gençlik, ve umutlar ve umutlar ve umutlar.

    şu an seneler seneler evvelinde olmak isterdim. çocukluğumun geçtiği o güzel mahallede. şimdi üzerime üzerime gelen o beton blokların yerinde kocaman bahçelerin olduğu yerlerde. ellerim ve dizlerim kan içinde ama yüreğimde çizik yok. tek derdim futbol, yegane mutluluğum bir jeton. atari. maç ve lanet olası ödevler. şimdi çocukluğumun geçtiği o güzel mahalledeki çelimsiz ve esmer çocuk olmak isterdim. böylesine kirlenmemek deliler gibi çaba sarf ederdim. incinmemek için kimselere yüreğimi göstermezdim. eskisi gibi, sabahtan akşama kadar futbol oynar, akşamdan sabaha kadar hayal kurardım.

    hasılı, şu an, çocukluğumu düşürdüğüm yerde olmak isterdim.
  • when im with you there is no place i'd rather beeeee.
    (bkz: rather be)
809 entry daha