şükela:  tümü | bugün
  • hihihih ekolo adlı sevilen reggae* san'atçısının ana vatanı. benim gözümde seychelles'den farkı yoktur. ayrıca hollanda vatandaşı olan rotten'ın ömürboyu vizesi olduğunu duyduk, herkese verilmediğini bildiğimden şaşırmadım değil. fantastik bir diyar, adeta peter pan'ın memleketi neverland.
  • st tropezde bu isimde bir plaj vardir. gumus kumlu, soguk sulu, harika bir akdeniz kumsalidir...
  • (bkz: otea kane)
  • zamanında fransa sömürgesiymiş.halen fransızca kullanılmakta bazı alanlarda.
  • tam gidecekken kazıklanmak korkusuyla vazgeçtiğim lokasyon. koskoca koç'u bile acıttıysa, beni öldürür, nitekim: http://www.haberturk.com/…534&cat=200&dt=2007/02/09
  • uzunca bir dönemdir fransız sömürgesi olan, fransızların deyişiyle "fransız denizaşırı toprakları"ın bir parçası. aslında bora bora adaları dersem "aaa orası burası mı" deme şansınızın yüksek olduğu yer. dünyanın favori balayı destinasyonu olarak acaip pahalı bir yerdir. her kara parçası ve kayanın üzerine 5 yıldızlı bir tesis yapılmış olup "abi biz hesaplı bir pansiyon bakmıştık" durumu söz konusu dahi olamaz.

    keyfine diyecek yok tabi... harika deniz mahsulleri yiyebilirsiniz, neticede okyanusun ortası. ancak parayı denkleştirmek yetmiyor, yaklaşık 30 saatlik bir yolculuk ile gitmeyi göze almak da gerekiyor. ingilizce bilenler için (bkz: http://www.tahiti-tourisme.com/)
  • avrupanın tensel arzuyu günah olarak gördüğü yüzyılda, cinselligi özgürce ve doyasıya yaşayan tutkulu insanların adası...

    captan cook'un deyimiyle bakire bir kızın üç çivi ve bir bıçağa satın alınabildiği cennet ada...

    egzotik güzellerin bedenlerini, tanrılarına sundukları gardenyalar gibi avrupalı misafirlerine sundukları ...ve adayı pasifik güneşinden bile fazla ısıttıkları günlerden birinde captan cook ve gemisi endeavour işte bu adadan başlıyor büyük güney kıtasını bulma yolculuğuna...
  • bat for lashes'in fur & gold albümünün 3. parçasıdır. o ne güzel bir piyanodur, sesler falan yumuşacık. insanı alıp bir yerlere götürüyor adeta. cam kenarında yağmuru seyredip kahvemi yudumlarken albümün ikinci parçası olan trophy'den sonra(o da bir yerlere götürüyor dedi bir arkadaşım) ve albümün dördüncü parçası olan yine insanı alıp bir yerlere götüren what's a girl to do'dan önce geldiğini farkettiğim bu parçanın sözleri şu şekildedir:

    community saw the best in me
    exchanging the common heart for the salt in the sea
    children of the sun on a highway of hope
    the beauty of coming together
    in sorrow

    tahiti we don't got no name
    tahiti we don't got no home
    tahiti we don't got no money
    tahiti we don't got no
    honey

    but we do the dishes, we make the bread
    we are powdered ashes in the light of the beauty
    he said

    wear those dark glasses to help us see
    hot tears rolling down and our arms are knitted

    creatures of the night on a highway of hope
    and the beauty that we'll leave each other
    tomorrow

    tahiti we don't got no name
    tahiti we don't got no home
    tahiti we don't got no money
    tahiti we don't got no
    honey