şükela:  tümü | bugün
  • tavşanın yuvasına açılan delik. bunların asansörlü, merdivenli türleri vardır, misal bugs bunny'ninki asansörlüydü.
  • "tavşan deliği tavşanla müstesna" diye bir atasözü yoktur.
  • (bkz: rabbit hole)
  • hollywood cizgi filmlerinden aşina oldugumuz memleketimizde pek gormeye aliskin olmadigimiz icinde tavsan sülalesinin yasadigi dusunulen derinlik.
  • çocuklara ve yetişkinlere yönelik el emeği tavşanlar için tavsandeligi
  • "derinlerde yatan gizemli bilgiye açılan uzun ve dolambaçlı yol"un mecazi anlatımı. bir başka deyişle, borges'in yolları çatallanan bahçesidir. zihin kontrolü
  • kuantum mekaniğini anlatan bir belgeseldir ve gerçekten de "ene'l hak" anlayışını anlatır, dinledikçe şaşırdığım bir belgeseldir.

    farklı paradigmaların farklı sonuçlar doğurduğunu söyler. kuantum mekaniğinde mesela ne işe yaradığını bilmediğimiz bir konu olarak var hayatımızda.
    kuantum mekaniği neyi anlatıyor ne işe yarıyor ki? var evet ama hala arabalar hala sürülüyor hala işe gidiyoruz
    ne bileyim işte hayatın akışı aynı gidiyor.
    ama bir etik ve ahlak paradigmasından bakıcak olursak;
    benim düşüncem, zihni düşünüşüm tamamiyle değişiyor benim evrenimde ve hatta bu ahlakî düşünüşüm insanlara olan davranışımı da etkiliyor.

    paradigmalarımızı belirliyor aslında. yani belirliyor derken işte belirlenmiş paradigmalardan çok daha farklı bir paradigmadan bakmayı tavsiye eder kuantum mekaniği. mesela bize hep katı cisimlerin katı olan cisimlerle gösterilebileceğini öğrettiler.

    oysa ki basketbol topunun içi tamamiyle gazla doludur.

    soru şu tavşan deliğinde ne kadar derine inmek istiyorsun? dışardan bir göz her zaman ihtiyaçtır.
    oscar wilde'ın çok sevdiğim bir cümlesi var. " herkes benim gibi düşünürse yanlış düşünmüş olmaktan korkarım."
    farklı paradigmalar, genişletilmeye ihtiyaç duyulan pencereler filan işte.
  • bir gün biri yazdıydı bana, tavşan deliğinden bahsediyordu. anlatacak kimsesi yokmuş. siz bunu, dinleyecek kimsesi yokmuş olarak da anlayabilirsiniz tabi ama. çünkü ima sentetik bir imanın dilidir epeydir toplumda.

    bazen öyle olur ya dinleyecek kimselerin olur da anlatacağın kimse olmaz onların arasında, bazen de tersi olur hani anlatacağın çok kimseler olur da dinleyen olmaz onlar arasından.

    insan insanın kumarıdır kurt’u değil ya ondan işte hep bunlar galiba.

    gün geçiyor, günler geçiyor, 'korktuğu için kaçan tavşanlar' için değil belki ama 'kaçtığı için korkan tavşanlar' için, delikler küçülüyor. küçük deliklerin yarattığı büyük sıkıntılar küçük tavşanlar için değilhala şükür ve yine elbet şükür küçüklük ve büyüklük henüz daha ve halen ve yani işte şimdilik bile olsa ölçülüyor, ölçülebiliniyor.

    yazacak kimsem yoktu, okuyacak kimselerim umurumda değil, merakım diri, bir şey soracağım, vakit müsait.

    yazmak da boş, okumak da buyurduğu üzere menziller'de şairin

    ''çok sofra gördüm
    francala içinde iri kristal
    kanlı sorular.''

    bir şey soracağım hepsini kendi etimden ellerimle yoğurdum, yersiz ve yetersiz yine de bilinsin ama? ( burada soru işareti olmayacaktı sadece çengel lazımdı)

    hangi tavşan deliğindesin de bana?