şükela:  tümü | bugün
  • kasım 2015'te çıkacak stephen king toplaması. bu toplamada 16 kısa hikaye, 2 kısa roman ve 2 de şiir yer alacak.
  • d&r'larda beyaz kapağa renkli tarzı yazılı versiyonu 85 liraya satılmakta olan kitap. birkaç aya kadar altın kitaplar çevirisiyle türk okuruyla buluşur muhtemelen.

    stephen king, kitabın girişindeki ön sözde "neden hâlâ kısa hikâye yazıyorsunuz?" sorusuyla çok karşılaştığını ve buna cevabının, "benim işim bu; roman da yazıyorum ama kısa öykülerden asla vazgeçmem, yazmayı seviyorum," olduğunu belirtiyor.

    not: şimdi d&r sitesine girip baktım, kargo bedava olarak 67 liraya alınabiliyormuş. yine de pahalı zaten boş verin, türkçesi çıkınca okunur.
  • türkçesi 12 nisanda, 568 sayfa olarak raflardaymış.

    king'in* kaleminden çıkmış tanıtım yazısı da şöyle,

    "hikâyelerim bir araya geldiği zaman kendimi sadece gece yarıları satış yapan bir sokak satıcısı gibi hissederim. ürünlerimi sergileyip okurlarımı -yani sizleri- gelip seçin diye davet ederim. ama gerekli uyarıyı yapmayı da ihmal etmem: kuzum, dikkat edin, çünkü bu şeylerden bazıları tehlikelidir. bunlar, içinde kötü rüyaların gizlendiği; gözünüzün uyku tutmadığı gecelerde, kapadığınıza emin olduğunuz halde, “odanın kapısı neden açık?” diye merak ettiğiniz zamanlarda aklınıza takılan hikâyelerdir.

    işte, ürünlerim bunlar, sevgili daimi okurum. bu gece her şeyden bir parça satıyorum – otomobile benzeyen bir canavar (christine tadında), ölüm ilanınızı yazarak sizi öldürebilen bir adam, paralel dünyalara erişimi olan bir e-kitap okuyucu ve her zaman çok beğenilen konu: insan türünün sonu.

    ben bu ürünlerimi diğer sokak satıcıları çoktan evlerine gittikten sonra, sokaklar bomboşken ve donuk bir ay ışığı şehrin çatılarında gezinirken satmayı seviyorum. işte bu zamanlarda örtümü yere yayıp ürünlerimi sergiliyorum.

    bu kadar gevezelik yeter. belki artık bir şey satın almak istersiniz, ha? gördüğünüz her şey el ürünüdür ve her ne kadar her birini çok sevsem de, satmaktan mutluluk duyarım, çünkü bunları özellikle sizler için yaptım. çekinmeyin, şöyle bir yoklayın; ama lütfen, dikkatli olun. bazılarının sivri dişleri vardır."
  • obits, ur, morality, little green god of agony ve the dune kitabın en iyi hikayeleri. geri kalanı vasatın altında.
  • aylarca d&r'da ingilizcesine bakıp iç geçirdiğim, türkçe çevirisi satışa çıktığı an aldığım king kitabı.

    king'in eski formunun olmadığı malum bu yüzden kitaptaki öykülerin kimi güzelken kimi ortalamanın altında kalıyor. mile 81, kötü çocuk, ur, sancının küçük yeşil tanrısı beğendiğim hikayeler arasında.

    ayrıca kitabın kapak tasarımı tek kelimeyle harika. tam kitaba yakışır nitelikte bir kapak olmuş.
  • bana, "bi' insan, hele de stephen king gibi bir yazar "sarhoş havai fişekleri (drunken fireworks)" gibi bir öyküyü neden yazar ki?" diye sorduran ve şu an okuduğum en kötü stephen king kitabı konumuna yerleşmiş kitaptır.
  • stephen king'in 3 kasım 2015'te yayımlattığı ve içinde 22 tane kısa hikaye barındıran bir kitaptır. kitabın açılış cümleleri ve kitabı tanımlayışı hoştur fakat nedense ben bu kitabı pek sevemedim. stephen king'in o kadar çok kitabını okumuş birisi değilim. fakat kendisinin hep uzun romanların yazarı olduğunu düşünürüm. yani kısa hikayeler yerine, uzun uzadıya yazdığı romanları daha çok beğenmişimdir. sis kitabında da aynısı oldu. kitabın konusu güzeldi, kitap da sardı ama saçma sapan bir finalle *bitti diyebilirim. burada da içinde çok çok güzel hikayeler de var, cidden uzatılsa büyük bir roman bilecek hikayeler de var, fakat "koskoca stephen king bunu niye yazdı?" diyebileceğiniz veya sıkılacağınız hikayeler de var.

    fena sayılmayacak bir kitaptır açıkçası ama çok da iyi değildir. stephen king çıtayı daha önce okuduğum mahşer ve ıt kitaplarında öyle bir yere çıkarttı ki, bu kitabın beni sarmaması çok da şaşırılacak bir şey değil.

    --- spoiler ---

    mile 81, mister yummy, ur ve ölüm ilanları gibi birçok hikayeyi çok beğendiğimi belirtmek isterim. özellikle de yazdığı ölüm ilanlarıyla cidden insanları öldürebilen adamın olduğu hikayeye bayılmıştım. aralarında mutlaka unuttuğum güzel hikayeler olabilir fakat takdir edersiniz ki 22 tane hikayeyi de akılda tutmak zor oluyor.
    --- spoiler ---
  • stephen king'in su gibi akıp giden, 22 kısa öyküden oluşan kitabı. bir süredir roman okumuyordum, kara kule'yi bitirdiğimden bu yana stephen king okumayalı ise neredeyse 1 yıl oldu ve belki de o yüzden bu kadar iştahla okuyorum bu kitabı ama bir oturuşta 138 sayfa okudum. kesinlikle stephen king'in en iyi kısa hikayelerini barındırmıyor hatta birçok kısa hikayesine göre oldukça da zayıf hikayeler var içinde ama yine de hiç sıkıcı değil. başta da dediğim gibi su gibi akıp gidiyor.