şükela:  tümü | bugün
  • komik garsonlar çalıştıran mekan
    garson1
    -peçete alabilir miyim?
    -buyrun bu size bu da arkadaşınıza...
    bayramda hediye mendil verme hesaaaabıııı
    -?!? biz de kalkıyoduk zaten

    garson2
    -mumu yakabilir miyiz?
    -hava aydınlık zaten
    -romantik bi ortam arzu ediyoruz.
    -ha peki
    güçlü nefes sayesinde mum söner garson gelir
    -romantizm bitmiş yeniliyim mi?
    -...
  • transfobik mekan. elciye zeval olmaz. buyrun...

    +++

    underground tüccarı hanzolara ithafen

    geçenlerde biraz kitap okumak kafamı dinlemek için beatles'a gittim. ve oranın muhtemelen sahibi ya da işletmecisi olduğunu tahmin ettiğim, 30 yaşlarında kirli sakallı uzun boylu biri yanıma gelerek bana servis yapamayacağını söyledi. nedenini sorduğumda ise görüntünüzden dolayı dedi. yani asıl sebep transseksüel kimliğimdi. burası nasıl bir ülke? bu insan kim oluyor da bu cürreti kendinde buluyor? bu underground dükkancılar kendilerine "beatles bar" adını koymalarına karşın daha hayatta en basit şeyleri, ilkeleri bile içselleştirememiş zavallı insanlardır. size fahiş fiyatlarla saklı mutluluklar / sözde özgürlük satmalarına izin vermeyin.. bu faşistler yüzünden barların gecelerin karanlığında hayatı aradığınızı unutmayın. lütfen adalet için bu mesajı yaygınlaştırınız. bu defa kötüler kazanmasın. sevgiler

    +++
  • trans bir bireye sırf görüntüsü dolayısıyla hizmet etmeyen bir garsona ve bu garsonun tavrını savunan işletmeciye sahip bir mekan. beatles etiketini kullanarak the beatles mirasına tecavüze etmektedirler.

    http://www.youtube.com/watch?v=pjnriukyhwq
  • haftasonları çalıştığım cafedir.

    edit: yok öyle bişi.
  • ilk kez üç sene önce gitmiştim. çaldıkları müzik muazzam (bu çok göreceli elbette). sonra görevli ile az çok muhabbet ettik, istediğim cd olup olmadığını sorunca led zeppelin i cdsini işaret ettim, albüm çalındı. bir kere daha mest oldum (tabii saatten dolayı sadece ben vardım, yoksa istek şarkıalbüm falan hoş değil). neyse. bugün tekrar geldim. rainbow'dan man on the silver mountain çalıyorlar.yine mest oldum. diğer yandan, göz atacak bir şey yok, öyle olunca hanımları kesiyor gibi görünmemek iğin telefonla uğraşıyorum şimdi. neyse. şarjım bitiy
  • liselilerin okul dışındaki kantini resmen bu mekan. 2 bira içince vidaları gevşeyen küçük kızlar ve erkekler dolu. çalışanları da bu durum karşısında hiç bir uyarıda bulunmuyor, sahibi desen o da hep bir havalarda zaten küçük kızları sevdiği bilinir. daha fazla dayanamadığım için hemen ödeme yapıp gitmek istedim ama bozuk paramın olmaması benim suçum oldu. ha bir de kredi kartı taşımak ya da kullanmak zorundaymışım gibi davranıldı o kasiyerimsi tarafından. her şey bitti bozuk para bulundu "tamam artık özgürüm" diyecekken aynştayn kasiyer yapamadığı hesaptan eksik verdiği parayı isteyince ben, parayı resmen yüzüme atmalar atarlanmalar falan. ıyyy böyle iğrenç, böyle rezil bir mekan nasıl olunurun güzel örneği. gitmeyin.
  • istiklal caddesinde ağa camiinin sokağında (naregatsi) bulunan the beatles, the doors, pink floyd gibi grupları sıklıkla çalan ..
    kahvenizi yudumlarken leonard cohen dinleyebilme imkanınız bulunan zaman zaman canlı müzik olan
    keşke bira da olsa dediğimiz rahat cafe
  • tuvalet nerde dersin garsona ve o da uzaktaki kapiyi gösterir ordan cik 10 metre yuru elma agaclarinin yanindaki kapidan gir orasi filan der ve sen ilk kapıyı acar acmaz tuvaletle karsılasıp dumur olursun buraya gidenler genelde yasar bunu
  • üst katında "goodbye blue sky" diyen bir buzdolabına sahip olan hoş bir uğrak yeri.
  • "biz sizin barlarınıza geliyor muyuz" demiş bir de işletmecisi pişkin pişkin... http://www.youtube.com/…hwq&feature=player_embedded

    gidilecek başka mekan mı yok allasen, prim vermeyin şöyle insanlara.
    ağzıyla kuş tutsa boş artık o mekan ben dahil birçok insan için.