şükela:  tümü | bugün
  • bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama sanki müşteri temsilcisi veya satış elemanı değilse, yani üstününastı konumda bulunmuyorsa, iletişime geçtiğimiz her tip medeni cesaretten yoksun, devamlı kompleksli bir şekilde ters yapmasıdır.

    - ne yani kardeş biz godoş muyuz?

    - anlamadım kardeş, yani sen dinsiz misin tövbe haşa?!

    sürekli terslemeler. birader kafan basmıyor herhalde; sana kaç defa anlatacağız vs... bu ve buna benzer laflar. canımı sıkmasınlar bilmemne. trafikte de böyle mesela. yol boyu herkes yayalara ve birbirine sövüyor. gündelik yaşam sürekli restleşmeyle devam ediyor. herkes sinir küpü. herkes kompleksli. nasıl konuşuyon sen birader... yalnız erkekler de böyle değil. sürekli aşağılamalar; kalk oradan sen; çekil kenara; ben yapacağımı bilirim...

    her şey diken üstünde anlayacağınız.
  • eğitimsiz olmamızdan kaynaklanan durum.
  • buradaki yazışmalarda bile bu yok mu? her konuda herkes birbirine girmeye hazır durumda. daha başlık açılır açılmaz başlıyor birbirine giydirenler. cinsellik ile ilgili bir konu atılıyor ortaya; kadınlar erkeklere erkekler de kadınlara verip veriştiriyor (bkz: türk kadınının seks anlayışı). millet olarak kimsenin kimseye tahammülünün olmadığı bir ortamdayız. yaşım gereği eskileri daha iyi hatırlıyorum ama hiç böyle şeyler yaşanmazdı. herkes hemen birbirine hakaret etmeye başlamazdı. şimdi herkes kendi dünya görüşü ya da ideolojisinde olmadığı; aynı sosyo ekonomik düzeyde bulunmadığı insanlar ile nefret üzerine kurulu bir kavgaya tutuşma derdinde. sosyo psikolojik bir vaka olarak değerlendirilip incelenmesi lazım gelen bir durum.
  • konusmasina gerek yok yan bakmasi yeterlidir.

    (bkz: yan bakmak)
  • günde ortalama 200-300 kelimeyle konuşan bir toplum olmamızdan kaynaklanıyor.
    iş yine gelip eğitimde düğümleniyor yani anlayacağınız.
    günlük yaşantımızda bize en çok lazım olan kelimeler de genelde kavga çıkarmada kullanılan kelimeler.
    akşam haberleri izliyorum. olaylardan geçilmiyor. cinayet, gasp, kavga, kaza, mağduriyetler vs.. haberler bitiyor çoğu zaman acaba unuttukları felaket haberi kalmış mıdır diye düşünüyorum.
    insanların doğayla bağı koptu, beton binalara dolduruldular. haliyle nitelikli eğitim de olmayınca insanlar ister istemez gergin oluyorlar. sözlükte de var bu. zaman zaman ben de ayak uyduruyorum o çomarlara. özelden o kadar mesaj atıyorlar ki yazdığım yazılarla alakalı. adam kafadan ya hakaret ya küfürlü giriş yapıyor, merhaba zaten yok. ondan sonra benden görüş bekliyor. haliyle siklemiyorum. yani konuşacaksın ki o insanla ? verdiğin cevap da onun seviyesinde olacak ya da ağam paşam çekeceksin bu sefer de havalara girecek.
    dolayısıyla, bazı insanlar çok şey oluyorlar. onlar yokmuş gibi yapacaksın. gelip sana sürtünmedikleri sürece ot odun muamelesi yapacaksın. gerekirse hiç konuşmamak daha iyi. konuştuğun anda o cehaletle sıkıntı.
  • cürümünü bilmemesinden ileri gelen durumdur. bir de buna şöyle bir eklenti yapılabilir. aile ve akrabalar arasındaki bu sinir sertleşme harpleri dikkatimi çekmiştir hep. baba ve amcaların çekişmesi, dayı ve annelerin çekişmesi, iki tarafın birbirine çıkarcı ve terbiyesiz yaklaşımı ve birbirini ezme çabası içinde büyüyen çocukları hep olumsuz etkilemiştir. mesela dışarda kendi ortamında süt kuzusu olan bir abi, amca ya da baba evde ailesine ve akrabalarına zulüm olur. bayramı günlerini herkese zehir eder. ulan yiyorsa git piyasada davran bakalım bu davrandığın hadsizlikle. şirkette yap mesela ya da memursan iş yerinde, git bir taksici ya da cürümünü bilmediğin bir insana sataş bakalım. ama ezebileceeği ve ona o hadsizlikle cevap verme terbiyesizliğini göstermeyecek olan insanların burnundan getir. valla birşeyler eksik bu toplumda ama bilmiyorum, eğitimsizlikten mi karaktersizlikten mi..
  • eğitimsizlikle alakası olmayan hareket.

    tamamen cahillikle alakalı bir olay. cahil olmayan bilinçli bir adamla zorlasanız da kavga edemezsiniz.
  • bunun tek sebebi kitap okumayarak dar bir dünyaya hapsolup kalmamız. millet olarak.
  • s*kile s*kile s*kmeyi öğrenmesinden dolayıdır.

    misal ilk defa mobilya alıyorsunuz ve mobilyalarınızı siz naif takıldığınızdan olsa gerek y*rrak gibi monte ediyorlar, tamir istiyorsunuz 2 ay geçiştiriyorlar. ama çileden çıkıp doğrudan fabrikayı aradığınız anın 20 dakika sonrası montaj ekibi "abi sabah sabah fabrikadan aradılar hemen tamire gelelim" diye telefon açıyor.

    bu sadece bir örnek. naifliğe, yumuşak karınlılığa bu ülkede yer yok.
  • hep panikten. sakin olalım arkadaşlar.