şükela:  tümü | bugün
  • bugün aksayan,yolunda gitmeyen herşey-ekonomi,siyaset,bilim ve sanat üretememek,toplumsal kutuplaşma,suça eğilim-temelde kitlelerin eğitimsizliğine dayanıyor.ülkemizin en büyük sorunu bilinçli ve üretken yurttaş yetiştirememek.

    bu sorunun birden fazla nedeni var ama devletin en kısa zamanda radikal bir karar alıp türkiye'de ki bütün öğretmenleri değerlendirmeye alması lazım.öğretmenlerin mesleki yeterliğinin,psikolojik durumunun,yorumlama ve algılama gücünün,iletişim becerilerinin, bildiğini aktarabilme becerilerinin ölçülüp yeteri şartı sağlayamayan öğretmenlerin görevlerine son verilmesi lazım.yıllardır okullarda milyonlarca öğrencinin kaderiyle oynadı yetersiz öğretmenler.iyi eğitim verilemeyenler başarısız bir geleceğe sürüklendi,zalimce arkadaşları önünde dövülen çocukların psikolojileri bozuldu hayatlarında unutamayacakları travmalar yaşadılar zaten bir çoğuda şiddete ve suça eğilim gösterdi ilerleyen yıllarda.

    ikinci olarak da ivedilikle tüm üniversiteler öğretmenlik bölümlerine öğrenci alımını bir sonraki karara kadar durdurmalı ve alım yapmaya başladıktan sonra başarı sıralamasını en az yirmi beş bin civarlarında tutmalıdır.on tane türkçe neti yapabilen insanların bu müstesna mesleği yapmaya aday olmaması lazım.

    başka çaresi yok.ya acilen radikal kararlar alacağız,kısa süreliğine acı bedeller ödeyip geleceğimizi pırıl pırıl taşlarla döşeyeceğiz yada bu kokmuş eğitim düzeninin bozuk bir toplum yaratıp bizi uçuruma sürüklemesini izleyeceğiz.
  • abi böyle naif naif fikirleri gördükçe bi yandan gülüyorum bi yandan üzülüyorum. olm bir sik düzelmeyecek bu ülkede ya. iyi eğitim en basitinden düşünen insan demek. düşünen insan demek noluyo lan bu ülkede bi durun amk diyen insan demek. böyle insanı istemiyolar zaten neyin eğitimi neyin sistemi neyin düzeltmesi ya.

    süper yollar. çok affedersiniz sikime kadar.
  • ikili eğitimi zorunlu yapıp, açılacak yeni okullarla sınıf mevcudunu yirmiye düşürmek. öğretmen öğrencilerle tek tek ilgilenemedikten sonra hiçbir şeyi düzeltemeyiz. örneğin dersine girdiğim bir sınıfta iki hiperaktif, bir otizmli, üç suriyeli, on civarında bomboş öğrenci var. kırksekiz kişilik sınıfta başta bu çocuklara olmak üzere hepsine çok yazık oluyor.
  • 10 yaşına kadar dersler 25 dakika 15 yaşından sonra da 30 dakika olarak kalmalı. üniversitede blok dersler, pratik çalışmalar ve farklı fakülteler gibi durumlar olduğu için en baştan zamanla kısıtlamak hata olur diye düşünüyorum.

    ders başlama saati 08:00
    ilk ders beden eğitimi 08:25
    10 dakika teneffüs 08:35
    ikinci ders dünya ve türk kültürü 09:00
    10 dakika teneffüs 09:10
    üçüncü ders beslenme ve sağlık 09:35
    10 dakika teneffüs 09:45
    dördüncü ders felsefe 10:10
    uzun ara 11:00
    beşinci ders matematik 11:25
    10 dakika teneffüs 11:35
    altıncı ders fen 12:00
    uzun ara 14:00
    yedinci ders ingilizce 14:25
    10 dakika teneffüs 14:35
    sekizinci ders ingilizce 15:00
    bitiş.
    matematik ve fen yerine gün gün türkçe ve sosyal, resim ve heykel, müzik ve dans, bilgisayar ve teknoloji gibi ikililer serpiştirilir.

    hatta bu dersliklerin kendi sınıfı olsa ve yeteneklere göre bir çocuk resim ve heykele girmek yerine matematik ve fen dersliklerine girse... gibi düşündüm. komple mahrum bırakmak değil, ağırlık vermek.

    kültür, sağlık, felsefe, beden eğitimi ve ingilizceden asla taviz vermem.

    edit: aralarda çocukları bahçeye salıp mal gibi oradan oraya koşturmaları yerine çeşitli parkurlar ve rehber hocalarla eğlenceli aktiviteler yapmaları da var.
    edit 2: bunun 50 kişilik sınıfla olmayacağı açık. bir sınıf en fazla 16-18-20 kişi gibi olması gerekir. 17-19 değil.