şükela:  tümü | bugün
  • --- spoiler ---
    filmi tekrar izlerken gözüme çarpan bir hoşluk. filmde ne zaman johnny cash çalsa joaquin phoenix çıkıyor sahneye. tnt ve sevgilisi kafeye girerken, sean penn nihayet birasına kavuşacakken tnt ona vurduğunda fonda hep ring of fire var. joaquin phoenix'in johnny cash'i canlandırdığı walk the line'ı izledikten sonra takıldım bu detaya. sinemanın hoşlukları işte..
    --- spoiler ---
  • "a simple plan"i seyrettikten sonra insan bu filmin degerini daha da iyi anliyor.. super film.. matrix ve fight club gibi "ay sonundaki $u $ey" diye ba$layan repliklere girmek de mumkun degil.. oliver stone'un titreyen kameralarina da ayrica hastayim..
  • öncelikle filmdeki araba özellikle vurgulamak gerekir ki 64 1/2 mustang'dir. adam o arabaya özen gösterilmesini istemekte sonuna kadar haklı.. millet levyeyi kapmak ne kelime, canını bile verir.
    kızılderili rolünde jon voight var. (ilgiyle takip edilmeli)
    tnt'nin sevgilisini claire danes ve bilet gişesine gelip bilet alamayan bayanı liv tyler oynuyor.
    film için "modern noir" tanımlaması yapılmış ve insanı delirten bir komikliği var. komik ama eğlenceli değil diye açıklanabilir belki.. bu da eğlenmekten ne anlaşıldığına göre değişir tabii. bilemiyorum tam işte. ama güzel ve gayet başarılı, sürükleyici bir film.
    nick nolte çok enteresan bir adam. sean penn ise çok etkileyici.
    97 yılında çekilmiş ve yine modern noir olarak tarif edilen la confidental ile aynı zamanda gösterime girmişti.
  • sean penn abimiz artık film sonunda bizimle birlikte isyan eder : "lanet kasabada yatmadığın kimse var mı?"
  • --- spoiler ---
    filmin sonunda adamımızın kırık dişlerle kan içinde gülerek "arizona" deyişi beni benden alır.
    --- spoiler --- *

    ayrıca bunu izledikten sonra üstü açık kırmızı bir arabaya atlayıp konya ovasında turlama isteği oluştu bende.
  • şahsen iyi bir film noir hakkında, "boşuna ve aynı zamanda iyi ki izlenilmiş film hissi yaratır" diyebilirim. bu iyi bir film noir ve başarısındaki büyük payı sean penn'in oyunculuğuna teslim etmek gerek. psikopat tamirci, mustang'ini "caart!" diye kazırken ya da cehennem sıcağında elindeki kolayı yudumlayamazken onun yerine benim çıldıracağımı zannedip, yerinde olmadığıma şükrettim. çaresizliğin böylesini ancak sapık işkenceler icra edilen filmlerde hissedersiniz ki, ben onlara katiyen bakamam. oysa bobby'nin maruz kaldığı tüm bu psikolojik işkencenin yanında, parmakları kırılarak gördüğü fiziksel işkence devede kulak kalır. kısaca; bobby, dostum, sen bahtsız bedevi'nin vücut bulmuş halisin.
  • weeds'te 1. sezonun sonlarında 2. sezonun başlarında bir karakter. gangsta bir zencidir ve kalp krizinden ölmüştür. davranış olarak eski türk filmlerindeki acemi mafyaları hatırlatıyordu oldukça da komik bir karakterdi.
  • video cd sini hep arkadaşlarıma izlemeleri için verdiğim ve geri gelmediğinde gidip yenisini bulup aldığım , film arşivimin vazgeçilmezlerindendir . oto tamircisini karekterine hayran olmamak elde değildi filmde . kara mizah çok iyi işlenmiş ve filmin sonu da muhteşem .sean penn oyunculuğunun doruklarında bu filmde bence .. jennifer lopez de muhteşem bir seçim .
  • gunes altinda da kara film olabiliyormu$ demek ki..oliver stone guzelligi.
  • ilk ve tek izleyişimde "yeter ulen yeteerrr..." nidaları attığım, koskoca, aslan gibi sean penn abimizin başına gelenleri kendi başıma gelmiş gibi hissederek izlediğim, sinirden güldüğüm, o oto tamircisi'nin te mına koyiim dediğim süper enfes film.