şükela:  tümü | bugün
  • süper acayip zevkli bir olay. çocukken çok severdim uçurtma uçurmayı, uçurduktan sonra bir yere bağlayıp top oynamaya gidiyordum, sokakta oynarken veya dolaşırken onu havada görmek şahaneydi.
  • rüzgar şiddetinin artması ya da azalması gibi durumlarda ani müdahale gerektirdiğinden, riskli olay aslında; ama aynı zamanda da heyecan verici.
  • kocaman uçurtmamı uçurmayı başardıktan sonra sokağın başına kadar elimle çekerek ilerleyip, sokak başına gelince ipi bisikletin gidonuna bağlayarak sokağın öbür ucuna kadar rüzgar enerjisi ile gittiğim zamanları içeren hededir. ben kan ter içinde sokak başına kadar uçurtmayı çekerek ilerlerken başka bir arkadaşım da bisikleti sokak başına kadar sürerdi.
    mobilyacılardan aldığımız çıtalar ve kırtasiyeden aldığımız defter kapları ile efsane uçurtmalar yapardık ya la
    (bkz: çocuktum ufacıktım)
    (bkz: ejder kanadinda yürümek)
  • uçurtmanın ipi eğer eşinin serçe parmağına bağlandıysa, en mutlu uçurtma da olabilecek durumdur.

    (bkz: metafor)
  • 7 yşında falanım daha. bizim apartmanların önünden de dere geçerdi arada 50 metre falan mesafe var o boşluğa araç park ediliyordu biz oynuyordun falan. bir akşam babamla çıktım gece uçurtma uçuruyoruz, uçtu ama elimde ip havaya bakıyorum nerde olduğu bile belli değil. arka taraftada çingenelerin mahallesi vardı adamlar bildiğin yolu taşla falan kapatıp kendilerine avlu yapmıştı. babam ben bi tuvalete gidip geliyorum sen bekle dedi babam gitti ilerden karanlıktan yaratık gibi bise koşarak geldi elimden önce uçurtmanın ipini oldu sonra bi kç vurdu gitti. salya sümük ağlıyorum tabi bu kadarını hatırlıyorum sonra ne oldu bilmiyorum *
    hayır yani kodumun yamyamı uçurtma uçurduğumu nerden biliyosun ben bile görmüyorum uçanı