şükela:  tümü | bugün
  • second life'ın vr versiyonu gibi ama çok daha kullanışlı olanı. istesiniz de yazışma kullanamıyorsunuz, mikrofon zorunlu. bu da çok daha eğlenceli bir ortam oluşmasını sağlamış. ilk başta barlarda köşeden konuşmaları izlerken bir süre sonra ortama ayak uydurup diliniz açılıyor. ingilizce geliştirmek için birebir. üstelik ücretsiz, daha ne olsun? vrsız da oynanabiliyor tabii.
  • bir türlü üyelik alamadığım eğlenceli chat uygulaması/oyunu.
  • oynamak için sanal gerçeklik gözlüğü gerekmeyen oyun. henüz türklerin istilasına uğramamış ve beni şaşırtmıştır.
  • vrchat serverında varoluşsal bir kriz yaşayan adam

    vrchat'i sadece konsept olarak bilirim. hiç oynamışlığım da yoktur. fakat gecenin karanlığında youtube çöplüğünde dolaşırken, vrchat'te varoluşsal bir kriz yaşayan adamın (mikrofonundan erkek sesi geliyor ama oyunda kullandığı avatarı anime kızı havasında bir çizim) tiradına denk gelmemle afallamam bir oldu. nefesim kesildi desem yeridir.

    video bu aşırı alkollü arkadaşımızın bir dinozor ve tilkiye vrchat'in dünyanın diğer ucundaki insanlarla yüzyüzeymişçesine konuşabilmeyi sağlamasından duyduğu kıvancı belirtmesiyle pozitif bir havada başlasa da, sonraları arkadaşımızı deterministik düşüncelerin sarmasıyla yerini kendi tabiriyle "boşluğa" bırakıyor.

    filozofumuz yeni sanal dünyanın emeklemesine, ilk adımlarına şahitlik edecek yaşta olduğu için mutlu olurken; 1000 yıl sonrasını tahmin etmekteki güçlük ve zamanın uçsuz bucaksız olmasıyla tekrar boşluk hissine kapılıyor. belki de dünyanın ilk "vr düşünürü" gerçek düşünceleriyle sanal serverlarda gel gitler yaşıyor.

    şimdi bu suser ne saçmaladı derseniz şöyle özetlenebilir: olay bir adamın sanal gerçeklik sohbet platformu üzerinden alkollü bir şekilde, dinozor ve tilki avatarlı iki kişiye deterministik düşüncelerin ve zamanın sonsuzluğunun getirdiği boşluk ve sahtelik hissini aktarması.

    belki herkeste bende bıraktığı etkiyi bırakmayabilir ama bir insanın bambaşka bir dünyada, uzay boşuğunun arka plan teması olduğu bir vrchat odasında aslında soyu tükenmiş olan bir dinozora gerçek bir varoluşsal kriz sonrası, ben gerçeğim varım demesi beni fazlasıyla dumur etti. en az lucretius'un descartes'ın nietzsche'nin yaşadığı kadar gerçek krizler yaşayan bir adamın bunu sanal serverlarda yarattığı sahte karakterle kilometrelerce ötedeki diğer insanlarla yüzyüzeymişçesine paylaşabilmesi... neyin gerçek neyin sanal veya sahte olduğunu sorgulatıyor bana.

    belki ben de her çağın her hakiki insanı gibi gerçek bir varoluşsal krizdeyimdir ve bunu anonim sözlüğümüzün sanal serverlarına not düşüyorumdur. yani çok da şey etmemek lazım.