şükela:  tümü | bugün
  • komik bi kavram
  • yıllar sonrasında farkettim ki iç anadolu bölgesinde yaprak sarmasına verilen isimdir. ankaralı bir anneannenin torunu ve annenin kızı olarak, ben de bu isimle büyüdüm. izmirli bir arkadaşımca üniversite zamanlarımda uyarıldım. mantıklı geldi, annemide uyardım. iki kelimeyi de kullanırdı sarmayı tercih eder oldu.
  • bir kere kardeşim onun asıl adı dolma değil sarmadır. şimdi bir mantık penceresinden bakacak olursak sarma sarılmaktan, dolma doldurmaktan gelmektedir. bir biberin içini doldurabilirsiniz çünkü içi vardır. ve onun adı biber dolmasıdır. ama pirinç bulamacını yaprağın üstüne koyup onu sigara gibi sararsınız. bundan mütevellit bu yemeğin adı yaprak dolması değil sarmasıdır. çünkü yaprak doldurulmaz sarılır.

    (evet egeliyim.)
  • çok önemli midir yaprak sarması yerine yaprak dolması demek? sonuçta kastedilen şey aynı değil midir? yöreden yöreye değişir bu gibi kullanımlar. çok takılmayın böyle şeylere kardeşim. kim nasıl istiyorsa öyle söylesin.

    not: evet ben de yaprak dolması diyenlerdenim. çünkü biz memleketimizde böyle gördük. bu saatten sonra insanlar yadırgıyor diye yaprak dolması demekten vazgeçecek de değilim.
  • çekirdeğe çiğdem, bardağa kupa, hatta banliyö trenine metro diyen insanların* sarma olarak andıkları yiyecek. yok bunun gerçek adı felan diyorsanız yakın zamanda yerdeniz üçlemesi'ni okumuşsunuzdur, biraz dil felsefesi okuyun geçer. japonlar da başka bişi diyodur buna şimdi. tamam yaparken sarılıyo anladık da baklava bakarak yapılmıyo diye onun da mı adı yanlış?
  • sol framede görmemle "sözlükçüler yine uydurmuş bir başlık" diye düşündüğüm, yazanları okudukça yeni bir şeyler öğrendiğim, bugüne kadar batıdan doğuya 6-7 il, birkaç ilçede hep yaprak sarması diye geçen güzel yemeğin alternatif, ancak sarma kadar karizmatik olmayan ismi.

    isim önemli midir? tabi ki de hayır. olsa da yesek. zeytinyağlı, ekşili... offf.
  • dolma da denilse, sarma da denilse lezzetinden birşey kaybetmeyecek yiyecektir.

    düşünün; içi kuzu kıymadan ve sezonluk tosya pirincinden, dışı ise asmaların ilk sürgün yapraklarından yapılmış bir tencere sarma mutfakta sizi beklemekte. tencerenin kapağını açınca misler gibi yaprak kokusu sarıyor ortalığı. tabağınıza koyup yanında yoğurtla mideye indirirken adı dolma olmuş, sarma olmuş ne farkeder.

    ilk bulan kişinin mekanı cennet olsun.
  • yaprak, kabak gibi, biber gibi doldurulmadigi icin sarma olarak adlandirilmasi aslinda daha dogru olur.

    ama dolma da olsa sarma da olsa enfestir. vallahi icine bir yaprak katilarak yapilan en guzel sey olabilir.
  • dolma da dense, sarma da dense lezzetinden bir şey kaybetmeyeceği konusunda herkesin hemfikir olduğu yiyecek. itiraz edebilecek varsa buna, beri gelsin, "ooo bu ne cesaret!" diyerek madalyala takalım (kimiz biz?).

    ama...

    e ben çikolatalı, antepfıstıklı pastayı çok seviyorum ve ona pastırmalı yumurta dense de lezzetinden kaybetmeyeceğini biliyorum. yine de "bugün pastırmalı yumurta yedim, mmmmm kahveyle süper gitti" dersem bana "midesiz" derler.

    ben kaleme "dümbelek" demem halinde de onun yazma işlevini yitirmediğini biliyorum. yine de "dümbeleği uzatsana bana kuzum?" dersem yakınımdaki birine, uzaydan gelmiş olabileceğim düşünülür - kelimelere yabancı bulunurum.

    "e narsimelus yaprak dolması ve yaprak sarması o kadar uzak değil" mi?

    ben yan flüde "düdük" denmesi halinde bile herkesin, heeeeerkesin "ayıp, o yan flüt! hatta kısaca flüt!" diye düzelttiği toplumdan bahsediyorum. çok mu uzaklar?

    demek ki neymiş? işlevdi, lezzetti nitelemeye bakmadan, etkilenmeden aynen devam edermiş de...
    yaprak da anadolu'nun bağrında bile sarma olarak anılırsa daha güzel olurmuş.

    şimdi, tekrar başa dönerekten... insanların çoğunluğunun "ben severim" diyeceği yaprak sarmasından daha güçlü yemek nedir? patates kızartması! (nokta).