şükela:  tümü | bugün
  • üzerinden espri kasan canileri ortaya çıkarmıştır. aynen çok komiksin heil hitler falan. beyin fukarası.

    edit: yok öyle yazıp kaçmak
    leyla olmuş cani.
  • korkuttu.

    her sey tamam da bu edebiyat niye

    "...korkunc gunlerdi

    ruzgar ise pervasizca esiyordu anasinin amina dogru..."
  • bu fotoğrafa cidden sevinen orospu çocuğudur başka bir şey değil.
  • türkiye'de nedense olumsuz olarak algılanmayan faşizmin güç bulmuş halinin izdüşümü.

    faşizm nefrettir, nefret almanya'yı yemiş bitirmiştir. güzelim 20.yüzyıl berlin'ini yerle bir etmiştir.
  • ölsek de kurtulsak çaresizliği barındıran fotoğraftır.
  • insanligin bittigi nokta. fakat ders alindi mi? hayir. ders alinmadiginin yegane ornegi, almanya, avusturya, norvec, isvec, hollanda, macaristan, italya, polonya, brezilya, amerika, fransa'da asiri sagin, yabanci dusmanliginin hizla yukselmesi ve irkci ve fasizan dusuncelere sahip parti ve olusumlara pasif destegin artmasi. burada pasif destekten kastim, dogrudan irkci/fasizan partilere oy vermeyip, merkez saga oy verip icten ice bu fasizan parti ve olusumlarin desteklenmesidir. bunun turkcesi, olagan bir krizde fasizmin patlayacak olmasidir.

    yukarida ulkeleri saydim, fakat bu ulkelerden bazilari zaten fasizmi dogrudan dile getiren liderleri yonetime getirdi bile. bugun brezilya'da iktidara gelen bolsonaro, acik acik insanlarin oldurulmelerini, bireysel silahin tek cozum oldugunu soyluyor, suclularin katledilmesinden kadinlari ve escinselleri hedef alinmasina kadar onlarca insan vicdani ve aklina uymayacak hasta aciklamalarda bulunuyor. adeta gizli bir el, dunyada ayrismanin koruklenmesi icin destek oluyor. komplo teorilerine hos bakmayan biri olarka ilk defa bu dusuncelerin ileri gelenlerinin fonlandigini ve bunun gelecege bir hazirlik oldugunu dusunuyorum.

    insanlik ders almadi, ders alsaydi, ikinci dunya savasi'nda insanin insana yabancilasip insanliktan cikmasina dair yazilan onca seyi okuyup, bunun onlenmesi icin caba sarfederdi. daha iki gun once amerika'da bir fasist, sinagog'a saldirip 11 kisiyi oldurdu. bunun uzerine trump, bireysel silahlanmanin onemine vurgu yapti. eger ayni saldiriyi yapan beyaz bir amerikali degil musluman biri olsaydi, o vakit cok farkli aciklamalarda bulunulacakti.

    bugun avrupada irkcilik patlamiyorsa, bunun yegane sebebi, ekonominin bati avrupa ulkelerinde kotu gitmemesidir. o ekonomi azicik etkilendiginde yabanci dusmanliginin nasil zirve yapacagini, ve bunun dogal sonucu olarak fasist liderlerin bir bir hem avrupa birligini, hem de batinin iddia ettigi insani degerleri nasil alasagi edecegini gorecegiz.

    bugun medeniyetin onunu ceken batidir, ve bati medeniyeti, savundugu tum degerleri yitirmekle karsi karsiyadir. acikcasi insanlik, her donem farkli medeniyetlerin onunu cektigi bir surecin sonucunda bugun, medeniyette sinifta kalmistir. ne kaynaklarin bollugu, ne teknigin gucu, bayragi alanlarin insanliga sunacagi "iste benim medeniyet projem budur" diyecegi projeyi ideal kilamamistir. insanin insana yabancilastigi, baskasinin yikimindan fayda saglayan bir dis politika, gene insanin insana kirdirilacagi bir ic politikayi getirecektir.

    getirmemesi icin ne yaptik? hicbir sey, buna karsi direnen aydinlara sirtini donen kitleler, simdi birtakim ekonomik ve politik amaclara sahip olan azinlik bir hakim sinifin parmaginin ucunda. bunun farkinda dahil degil, hani "seytan nedir?" diyorsunuz ya, tanim olarak, seytan iste insanlarin yurekleri arasina kirli amaclarini gerceklestirmek icin duvarlar oren, onlari birbirine kirdirabilecek kadar gozu donmus, tanrisi para olan kapitalizmdir, guce tapmaktir, cikar icin milyonlarin birbirini oldurmesinden fayda saglamaktir.

    medeniyet, universitedeki hocalarin ozgur ortamlarina anlattigi teorilerden degil, o universite hocalarini fonlayan ekonomik gucten gucunu aldigi surece de, gecis donemlerinde, degisim donemlerinde (ki bunlarin sebebi de hakim siniflardir) agzi kapatilan ozgurluktur, yani medeniyetizliktir, yani deneyip basarisiz olan degerlerin tumudur.

    dil, konustugunuz dil geleceginizi belirler. neye karsi oldugu muhim degil, herhangi bir gruba karsi nefret dilini kullandiginizda, ortamin isisini arttirirsinz, toplumsal gerilimin artmasina sebep olursunuz, adim adim her insan, bu yaptigindan sorumludur, bireysel olarak o nefretin yaninda olmaktan sorumludur, insani insana hedef gostermekten sorumludur. vahseti, siddeti, insani kucuk dusurmeyi, sirf din, dil, irk, mezhep sebebiyle insani hedef gostermeyi olagan karsilayan herkes, bu nefretin bir parcasidir.

    insan o kadar ahmak bir varliktir ki, kendi suyunu isitirken tencerenin disinda oldugunu sanar. cani yandiginda, yuvasi yikildiginda, ac kaldiginda, savasta yakinlarini yitirdiginde anlar tencerenin icinde oldugunu ama artik cok gectir. insanlik, bunu 70 kusur sene once yasadi, fakat bugun, en gelismis bati ulkesinde bile "sikeyim <falanca toplumu>" diyebilen insanlar var, bir kitle olarak bu nefreti besleyenler varsa, o vakit gercekten kurulan bir medeniyet mi, yoksa insan, sorumlulugu baskalarina aktarmakta usta, sorumsuz ve zavalli kitlelerden mi olusuyor diye sormaktan kacinmak gibi bir secenegimiz yoktur.

    kitleler, sorumluluk almaz, kitleler dusunmez, kitleler, yaptiklarinin sonuclarini ongormez. kitleler sadece liderlerinin, ya da onlara lider olan dusuncelerin etkisi altinda bir ahmak gibi hareket eder. insanin da asil sorunu, hatasi budur. bu kimi zaman din, kimi zaman etnik koken, kimi zaman yuce ve kutsal herhangi bir sey icin olabilir. cunku tum kotulukler, kendilerini "iyi bir sey" ile saklar, kamufle eder.

    bu resim, kitlelerin benimsedigi kotulugun, halklarin destekledigi kotulugun, "egitimsiz comar" denilen insanlarin destekledigi seytanligin, din ve etnik grup adina desteklenen akil almazligin bir sonucudur. dun olmasi, bugun olmayacagi anlamina gelmiyor, dun insanligin veremedigi insanlik testinden bugun insanligin gececegine dair bir umut da yok ortada. bu bir tartisma yaratir, bu dusunsel bir harekete gebedir, bu sorun, insanligin manevi anlamda varolusunun olum kalim sorunudur.
  • nazilerin yaptığı soykırımın kanıtı olan, insanı düşündüren korkunç bir fotoğraftır.
  • şu resme bakıp nazilere yapılan kötülemelerin 100 de 1 i berlin tecavüzleri veya dresden bombardımanı için rus ve ingiliz-amerikalılara yapılmaz.
    naziler tecavüzler yapıyordu da ruslar gittikleri yerde sadece katyusha mı söylüyordu?
    naziler dünyanın diğer askerlerinden farklı değildi.
    diğer erkeklerden
    diğer güç sahibi olanlardan

    ama ikiyüzlü kokuşmuş 21. yy insanı tüm kötülükleri nazilere yıkıp 2. dünya savaşının tüm sucunu onlara atıyor.

    nazilerden daha psikopatca işler yapan ruslar, amerikalılar ve japonlar unutuluyor.

    bu resim ile ilgili diyeceklerim mi?
    savaş demek vahşet demektir ve bal peteğinde bal bulmak şaşırtmadığı gibi
    savaş yıllarında vahşet görmek de şaşırtmaz
  • 1942'de değil 1941'de çekildiğini sandığım fotoğraftır. internette yapılan kısa bir araştırmada olayın letonya'daki liepaja bölgesinde meydana geldiğinin yazıldığına ulaşıyoruz. detaya bakarsanız buradaki olay liepaja katliamı veya genelde skede plajı katliamı olarak anılıyor ve bir günde 2800 civarı yahudinin öldürüldüğü biliniyor. öldürülenler ise çoğunlukla kadınlar ve çocuklar.

    ara ara yazıyorum, gene de tekrarlayacağım son dönemde ekşi'de şöyle bir durum peydah oldu, nazilerin yahudiler aleyhindeki faaliyetleri ile ilgili bir başlık açılınca birkaç tane entry'den hemen sonra "ama bakın şurada da şu var burada da bu var, işte sırplar aynısını yaptı, amerikalılar dresden'i bombaladı, japonlar ı kesti, japonlar çinlileri doğradı, şimdi onlar varken neden hep naziler neden hep yahudiler" vb. ifadeler doluşuyor. bu "ceset yarıştırma" olayı çok enteresan ama bir o kadar da tehlikeli bir durum aslında.

    okullarımızda milyon tane zırva veya kimsenin reelde işine yaramayacak zilyon tane bilgi öğretilirken!, 2.dünya savaşı ciddi anlamda pas geçiliyor. halbuki birinci harp ve bundan 21 sene sonra çıkan ikinci harp çok ciddi bir şekilde ele alınmalı. ikinci harbe girmedik, politik zekayla sıyrıldık bundan diye sanki hiç etkilenmemişiz gibi resmen unutuluyor bu savaş. ama çok yanlış çünkü günümüze etki eden olayların hepsinin temelinde 2. harp var ve bu harbin yadsınamaz bir unsuru da yahudilere yönelik yapılanlar.

    geçenlerde kitapçılardan birinde takılıyorum, etraftaki ergen anırmalarını duymazlığa gelip ve boş beleş takılanlardan da sıyrılıp tarih kısmına seğirttim. böyle güzelce dizmişler kitapları ve yanyana 5 tane kavgam cildi de güzelce! yerini almış tarih kitapları rafında. kitapların hepsi de farklı yayınevlerinden çıkmış ve birkaç minör çeviri farkı dışında metinleri birbirine çok yakın.

    tam bilmeyenlere anlatalım, okuyup unutanlara da hatırlatalım; kavgam kitabı nasyonal sosyalizmin kurucusu adolf hitler'in siyasi manifestosudur. birahane darbesi'ne yani 1922'deki münih devlet örgütünün ele geçirilmesi hareketine kalkışan hitler'in bu darbe teşebbüsünde başarısız olması sonucu birkaç aylık hapis cezasına çarptırıldığında yattığı landsberg hapishanesinde yazdığı notların kendisine körü körüne bağlı taraftarı rudolf hess tarafından "mümkün olduğunca toparlanıp" kitaplaştırılması sonucu ortaya çıkan bir eserdir. ilk önce birinci cildi, ardından da ikinci cildi çıkmıştır ve hitler hapisten çıkıp yeniden partinin başına geçince de tek ciltlik baskısı çıkarılmıştır. önceleri çok satan bir kitap olmamış ancak 1933'te hitler iktidara geçince satış grafiği hızla artmış ve ve en sonunda alman okullarındaki ideolojik derslerde anlatılan ve yeni evli çiftlere bir kopyasının hediye edilmesinin zorunlu olduğu bir kitaba dönüşmüştür. temelde hitler'in dağınık kafasındakileri hızlıca anlattığı bir laf salatası olarak görülebilir ama derinine inildiğinde hitler'in iktidara geçince kurmak istediği dünyayı tasvir ettiği bir siyasi metindir. okunması zor bir kitaptır, hitler kitabı yazarken konu bütünlüğü hak getire demiş ve daldan dala atlamıştır. kitap almanya'da popülerleşirken hitler'de giderek telif hakları nedeniyle zenginleşmiş ve bir süre sonra almanya'nın en zengin yazarı olmuştur. bununla birlikte ilginç bir anekdot da vardır; hitler iktidara geçip şansölye olduğuktan çok sonraları bile vergi sistemiyle sorun yaşamıştır. kitabın gelirleri saklanamayacak seviyeye ulaştığında hitler'in vergi beyannamelerindeki saçmalıkları farkeden münih'teki vergi dairesinde çalışan bir memur hitler'e feci bir vergi borcu+cezası çıkarmış ancak bu durum güç bela kapatılabilmiştir. memura daha sonra ne oldu bilmiyoruz ama hitler führer ilan edildikten sonra kendisi yasa ile vergiden muaf sayıldı ve almanya çökene dek kavgam kitabından milyonlarca mark gelir elde etti.

    kitabın şu andaki resmi yayın hakları bavyera hükümetinde. kitap almanya'da sanırım 2016 yılından sonra çağdaş tarih enstitüsü tarafından yeniden basıldı ama trajikomik bir durum oluştu. kitabın yeniden almanya'da basılmasına karşı çıkanlar kitabın neonazi hareketini azdıracağını savunurken karşı fikir kitabın tarihsel öneminin anlaşılması için yeniden basılması gerektiğini savunuyordu. neticede kitap çıkarıldı ama kitabın içinde yanlış olduğu düşünülen fikirler çok aşırı detaylı dipnotlarla açıklanacak şekilde basılmıştı ve kitap orjinal metnin neredeyse 3 katı kadar bir büyüklüğe ulaştı.

    işte almanya'da bu kadar tartışma yaratan bir kitap ülkemizde çok rahatça basılıyor ve ondan daha rahat bir şekilde satılıyor. bu kitap bir tarih kitabı değil, ideolojik bir kitap ve maalesef bu kitabı alıp okuyan bazı insanları görüyorum. okunması kolay değil, herkes bitiremez ancak kitabın içindeki metinleri kıyaslamalı okumazsanız bir süre sonra kafayı sapıtıp saçma sapan şeyler düşünürken bulabilirsiniz kendinizi. bununla birlikte bizde satılan kopyaların kesinlikle açıklayıcı dipnotları filan yok ve hitler'in fikirleri son derece saf bir şekilde kitabı okuyanlara sunuluyor.

    burada nazi katliamları vs. diğer katliamlar şeklinde yazanların bazısının bu kitabı alıp okuduğunu kolayca anlayabiliyorum yazdıklarından. zaten dinci-gerici ideolojiler için yahudi düşmanlığı nasyonal sosyalizmle ortak alanları ve bu açıdan bakarsanız çok ekmek çıkartıyorlar kendilerine. bunların yanısıra ayrıca maalesef ülkemizde son dönemde yükselen komplo teoriciliği ve her şeyin altında amerika-israil komplosu arama hastalığının, tam olmasa da kendini dipten dibe hissettiren bazı antisemitik fikirleri maalesef insanların aklında yeşerttiğini gösteriyor. bunun yanısıra şurada da (bkz: #82755430) yazdığım gibi son 15-20 senede bu holokost mevzusu maalesef çok acayip bir şekilde dünyanın önüne sinema filmleri ile sürülüp sürülüp durdu. holokost konusunu ciddi anlamda okuyan ve olayın mantıksal-tarihsel vehametini çok iyi anladığını düşünen biri olarak bunun çok aşırıya kaçtığını hissediyorum çünkü bu konu her ne kadar filmler aracılıığı ile sadece yahudiler ekseninde döndürülse de aslında ari ırk'tan olmadığı düşünülen tüm farklı insanların ortadan kaldırılmasını içeren bir kavram. bu farklı insanlar içinde çok farklı sınıf, siyasi düşünce ve etnik kökenden insan var, mesela; çingeneler, müslümanlar, sakatlar, slavlar, ateistler, yehova şahitleri, eşcinseller, lezbiyenler, komünistler ve hatta çoğunuzun tahmin bile edemeyeceği "tembeller" sınıfı bile var. yani bu anlamda bakarsanız 1933-1945 arası avrupa'da yaşayan biri olsanız nasyonal sosyalizm taraftarı olmanız ve/veya hitler'e oy vermeniz sizi bu boktan kurtarmıyor, kendinizin ari ırktan olduğunuzu ispat etmeniz lazım. bunun birkaç farklı yolu var, mesela rüşvet verip (feci büyük paralar) resmi kayıtlarla oynayabilirsiniz veya standart muayenelere girip çükünüzü, kafatasınızı ölçerler, burnunuza bakarlar filan.

    neyse kısa keseyim anlatmaya çalıştığım şu holokost denince sadece yahudilere yapılanları düşünmemek lazım. diğer uluslara, insan topluluklarına, dini cemaatlere yapılanlar da var bu işin içinde. ama dediğim gibi sinema sayesinde hababam yahudiler öne çıkarılınca ve bunun yanısıra yahudilerin israil'de filistinlilere yönelik fiilen yaptıklarına kimse ses çıkartmayınca ortada ağır bir çifte standardın olduğunu düşünen çok sayıda insan çıktı. bu durumda hitler'in hastalıklı fikirleri ve taraftarlarının canice uygulamaları bir anda sanki haklılık payı olan olaylarmış gibi çoğu kişinin ilgisini çekti. bu noktadan sonra zaten halihazırda ortada yalan yanlış tonla bilgi dönen bir konu hakkında insanlar buraya gelip sanki nazi katliamları haklılık payı içeriyormuşçasına birşeyler yazıp çizmeye başladı. ben birebirde kimsenin (birkaç ağır klinik vaka tip dışında) bu katliamlara onay vereceğini sanmıyorum ama topluluğa yazılan kimi mesajlar son dönemdeki meşhur trendimiz olan "ben olaylara resmi tarih dışında bakıyorum, çok geniş perspektife hakimim, lafı koydum mu yamulturum." minvalinde kaleme alındığından ve sanki nazileri kısmen de olsa masumlaştıryormuş gibi durduğundan şimdi olmasa bile bir veya birkaç nesil sonra türkiye'de görmek istemediğimiz bir garip antisemitik anlayış çıkmasından korkar ve çekinir hale geldim.

    yani bu nasyonal sosyalizm ve holokost konusu ciddi olarak ülkemizde ihmal edilen ama eğer bir benimsenirse ki allah korusun inşallah olmaz, çok acayip sorunlara yol açma potansiyeli olan bir konu. bakın türkiye'nin özellikle güney ve güneydoğu bölgesinin demografik yapısı suriyelilerin rahatça! ülkeye alınması hatasından sonra çok ciddi bir şekilde bozuldu. birkaç yıl sonra nasyonal sosyalizmin antisemitik tarafından beslenen ve bu ırkçılık olayını bu coğrafyaya göre evrimleştirip halka sunacak yarım akıllı birilerinin çıkıp, hitler'in almanya'da yahudilere yaptığı gibi bu suriye tayfası üzerinden abuk sabuk bir siyasi hareket başlatmayacağının bir garantisi yok. çok ciddi konular bunlar, öyle şakaya gelmez. hitler almanya'da hafife alınan, şarlo bıyıklı bir provokatör olarak tanındı ama 1945'e gelindiğinden dünyanın altını üstüne getiren bir siyasi figür durumundaydı. çok cahil insanımız var ve böyle bir şeyin olma ihtimali bile ortaya çıkacak sonuçları düşündükçe korkunç derecede tedirginlik verici.

    uzun oldu ama bir noktayı daha anlatmak isterim. şimdi bazı arkadaşlar yazmış, işte bu fotoğraftaki katliam alman einsatzgruppen denilen özel polis birliklerinin işi, işte efendime söyleyeyim wehrmacht yani dönemin alman silahlı kuvvetleri bu işe girmemiş, sadece ss'ler yahudileri katletmiş, tüm ırkçı katliamlar ss'ler tarafından yapılmış vs.vs.

    olaya böyle bakarsanız işi sadece bir kısım almana yıkar geri kalanları temize çıkartırsınız. hayır, bu çok yanlış bir bakış açısı. hitler iktidara yürürken alman halkı ona %100 destek vermedi evet ancak bu yürüyüş sırasında hitler'in demokratik yollarla defalarca engelleme şansı alman halkı ve siyasi liderlerinin eline geçti ama dişe dokunur birşey yapmadılar. tarih boyunca yüzlerce değerli insan çıkartan ve eğitimi yüksek bir halk olan almanların hangi akla hizmet bu adamı ve onun eşkıya düzenini başa geçirdiği zaten kendi başına sosyolojik bir araştırma konusu oldu yıllardır. ancak hitler başa geçtikten çok sonra bile halk sürekli nazi partisi organlarınca tepkilerinden çekinilen bir unsur olarak görüldü ve ona göre davranıldı. almanlar, komşuları olan "ari ırk harici" kimseler türlü zulümler görürken ve bu şiddetin dozajı giderek artarken kitlesel olarak kesinlikle buna ses etmedi. "silahların gölgesinde kim ne yapabilir?" dediğinizi duyar gibiyim ancak o durumda bile bireysel itaatsizlik yapma cesaretini gösterebilenler varsa bir şekilde yapılanlara tepki gösterebilirlerdi. bu açıdan bakarsanız alman halkı suça göz yummuştur ve yapılanları sessiz kalarak bir anlamda onaylamıştır. dolayısıyla tüm bu boktan işin sorumluluğu hepsinin üzerindedir.

    ikincisi einsatzgruppen'lar küçültülmüş tümen formasyonundaki birliklerdi ve askeri bir hiyerarşileri vardı. çoğunluğu ss üyesiydi ve geldikleri asıl kurum gestapo idi. gestapo bizde her ne kadar deri paltolu ve fötr şapkalı gizli alman polisi olarak bilinse de aslında daha çok evrak düzenleme ile uğraşan ve neredeyse tüm eforunu toplumu fişlemeye ayıran ancak yeri geldiğinde de özellikle nasyonal sosyalist fikre aykırı hareketleri sorgulayan, yeraltı örgütlerini ortaya çıkaran ve bazı olaylar için konu mahkemeye yansımadan cezayı kesen bir kurum. einsatzgruppen görevleri kağıt kürekten bunalan ve saha görevi görüp savaş gazisi! olsunlar diye tüm gestapo üyelerinin en az bir defa katılması zorunlu bir yükümlülük olarak ortaya çıksa da ve genelde bu fikre sadık kalınsa da aslında einsatzgruppen'ların yapısı hem gestapo'dan hem ss'den hem wehrmacht'tan hem de yerel işbirlikçilerden oluşmakta.

    wehrmacht dedim bazıları hoplamasın hemen. alman silahlı kuvvetlerini yönetenler, yani subay sınıfı, şeklen ırksal katliamları onaylamıyor, nazilerin ırksal fikirlerini tasvip etmiyor ve bu uygulamalara katılmayı reddediyor gibi dursa da hitler'e karşı ettikleri yemine sığınıp yüzlerce yıllık askeri teamüllerini kenara attılar ve hitler'in emirlerini kuzu kuzu uyguladılar. arada kafalarını çıkarttıkları zamanlar elbette oldu ama (mesela komiser emrine (bkz: #72608729) karşı çıkmak gibi) farklı metodlar (ödüllendirme, ceza tehdidi ve hatta idam) kullanan hitler tarafından sesleri sürekli kesildi. bununla birlikte bazı ırksal katliamlarda da nazilere destek oldukları yönünde kanıtlar ortaya çıktı zaten.

    neticede ortada büyük bir insan kıyımı var. bunu inkar etmek elbette mümkün değil. o katliam bu katliam diye ceset sayısı yarıştırmak da bir çözüm değil. oturup bu işin gençlere doğru düzgün anlatılması gerekiyor. elbette birilerini beklemeyin gelsin anlatsın diye, konuyla ilgili çok güzel kitaplar var açın okuyun bilgilenin. birileri yazmış netflix'de belgesel varmış şuymuş buymuş, geçin o belgeselleri. çerezlik onlar, yüzeysel anlatıyorlar herşeyi. işin derinine indikçe nasyonal sosyalizmin aslında ne denli berbat birşey olduğunu, ırksal siyasetin sonuçlarının nerelere gideceğini kendiniz görün.

hesabın var mı? giriş yap